Türkiye'nin Tuz Yatakları

Türkiye'de tuz üretiminin %28'i İzmir-Çamaltı'nda deniz suyundan, %64'ü Tuz Gölü, Seyfe Gölü ve Palas Gölü'nden, kalanı da kaya tuzu yataklarından yapılmaktadır. Türkiye'de önemli kaya tuzu yatakları Çankırı, Nevşehir-Gülşehir ve Yozgat-Sekili'de bulunmaktadır.

EKONOMİ 15.05.2021, 21:37 16.05.2021, 21:37 Ramazan Peri
178
Türkiye'nin Tuz Yatakları

İnsanlarla hayvanların doğrudan doğruya faydalandıkları gıda maddelerinin başında gelen tuz dünya kurulalı beri her yerde aranan bir metadır; bulunmadığı bölgelere dışarıdan getirtilir. Çok eskiden İÇ AFRİKA memleketleri yerlileri tuz ihtiyaçlarını ancak altın tozu, kalay gibi yüksek değerde mallarını vererek mübadele yoluyla giderirlerdi. Tuz bilindiği gibi insan ve hayvanların yiyeceklerinde kullanıldıktan başka konserve, asit kloridrik, kloratlarm imali gibi kimya sanayii ile tekstil sanayiinde, su tasfiye işleri, metalürji ve benzeri daha birçok çeşitli işlerde geniş çapta kullanılmaktadır.

İnsanların iklim şartlarına göre yıllık tuz ihtiyacı 3-12 kilo arasında değişmektedir. İlerde göreceğimiz gibi yurt içi satışlarımız 4.000 tonu mutfak ve sofra tuzu olmak üzere 404.000 tondur. Son yıllarda bizde de konserve, tekstil, kimya sanayii ile su tasfi- yelrinde kullanılan tuz sarfiyatı bir hayli artmışsa da bu hususta kat'î bilgi edinilemedi- ğinden yurdumuzda adam başına harcanan tuz miktarı hesaplanamamıştır.

Türkiye'nin Tuz Yatakları

Tuz, bizde ister kaya tuzu yataklarından isterse tuzlu su menbaı göl ya da deniz suyu tuzlarından çıkarılmış olsun hiç bir ciddî tasfiye muamelesine tabi tutulmadan "Tu- venan" olarak piyasaya sevk edilir. Başka müstahsil meleketlerde gıda için kullanılan tuz, terkibinde az çok bulunan potas tuzu ile kalsium sülfattan tasfiye için, rafine edilmedikçe satışa çıkarılmaz.

Tuz, inhisar maddesi olarak Devletin mühim gelir kaynaklarından birini teşkil eder. Bu gelirimiz benzeri başka gelir kaynaklarımız arasında Osmanlı Devleti İdaresince içerden - dışardan verilen borçlara karşılık gösterilmişti. Sonraları 1877 yılında rüsum'u sitte idaresi kurulmuş ve bu idareye tuz/ tütün, ispirto, pul İstanbul - Bursa ipek öşrü, İstanbul ve mülhakatı balık resmi tahsilatı devredilmişti. 1881 de bu idare yerine Düyu'u Umumiyenin kurulması kararlaştırılmış, bu ikincisi süsum'u sitte kaynaklarından başka daha geniş imkânlar elde etmişti. Maliye işlerimizin başına yerleşen ve Devlet içinde Devlet durumuna giren bu idare 1883 yılında yaygın bir teşkilâtla işe girişmişti. Aradan 40 yıl geçip İnhisarlar idaresi teessüs ettiğinde tuz, tUtün ve ispirtolu içkiler arasm- bu idare de kaldı. Burada şunu açıklamak isteriz ki tuz, Duyun'u umumiye idaresinden bugüne kadar daima üvey evlât muamelesi göregelmiştir. Bunda tuzlarımızın İç Anado- luda dağınık bir halde bulunuşlarının tesiri olmuştur sanıyoruz. Bu ihmalden deniz tuzları gözönünde oluşları, kolay yerlerde bulunmalarının neticesi kısmen kurtulmuşlarsa da tuzlu su menba tuzlarımız birer tarafta adeta unutulmuş olduklarından en iptidaî şartlarla işletilmişlerdir.

Kaya tuzu yataklarımızdan istihsal edilen tuz, Anadolu'da tutulduğundan yeraltı işletme zorluklarına rağmen bu ocakların kapatılması hiç bir zaman düşünülmemiştir. Köylümüz kaya tuzunu deniz, göl ve tuzlu su menbalarından elde edilen tuzlara kıya- sen "Kuvvetli" telâkki ettiğinden daima tercihan satın alagelmiştir.

Anadolu halkının bu tercihi eski idarelerin de gözünden kaçmadığından fiatça diğer tuzlardan üstünlükle piyasaya arzedilirdi.

TÜRKİYE TUZ YATAKLARI

Nitekim rüsum'u sittenin 1877 deki bir tamiminde:

".... Deniz ve göl ve kaya tuzunun beher kiyyesinin yirmişer ve kaya tuzunun otuzar paraya satılması şerefvarid olup mucibince ifayi muktezası fi sefer sene 1284 T. li tahriratta ..." denilmektedir. Bu fiat farkı düyunu umumiyenm devammca sürüp gitmiş ve ancak Tekel'den sonra kaldırılmıştır.

İSTİHSAL:

Dünya tuz istihsali 42,5 milyon tonu aşkındır. Dünyada mevcut 95 kadar müstahsil memleket arasında yurdumuz, Amerika Birleşik Devletleri (3,5 milyonu kaya 16,4 milyonu diğer menbalardan), Çin (2,85 milyon), Hindistan (2,4 milyon), Almanya (2 milyon), Brezilya (800 bin) dan sonra 490 bin tonla altıncı gelmektedir.

Yabancı memlektler yıllık istihsallerini, işlettikleri yatakların, kapasitelerine göre ayarlamakta iseler de biz iç piyasa sürümü ile dış satış imkânlarımıza göre düzenlemek

zorunda kalmışız. Nitekim Çamaltı ile Koçhi- sar tuzlalarımızın yıllık istihsalleri bunların normal verimlerine göre tertiplenememekte- dir. Hele yıllardanberi altı büyük kaya tuzu madenimizden topyekûn çıkarılan 30-35000 T. tuz bu yatakların yıllık verimlerini temsilden çok uzaktır.

Yurdumuz her çeşit tuz varlığı bakımından "Tükenmez" denilebilecek kadar Zengin durumda olmakla beraber dış piyasaya satışımızı çoğaltma ya da yurt içi istihlâkimizi artırmak için "NaCl" ile ilgili sanayii geliştirme konusunda hiç bir çalışma yapılmamış ve yapılmamaktadır. Dış memlektlere olan satışımız aksine (1937 de 132.000 T. iken 1959 da bu miktar 51000 T. na) düşmüştür. Bunda f- atlarımızm durumu veya tuzumuzun efsafm- dan ziyade en iyi müşterilerimizin (Japonya- nın) kendi istihsâl imkânlarını geliştirmiş bu- lunmalrmm âmil olduğunu sanıyoruz.,

Yurdumuz istihsal ve satışları hakkında toplu bir fikir vermek için 1937 - 1959 durumunu belirten rakamları cedvel halinde koyuyoruz.

TUZ İSTİHSAL VE SATIŞI

Türkiyenin Tuz İhthsali

Cetvel incelendikte:

a. Tuz konusunun Tekel bünyesinde üveyi evlât telâkki edilmesine rağmen son on yıl içinde Deniz ve Göl tuzu istihsalinde umumî olarak hamle denilebilecek bir artış olduğu,

b. Kaya ve tuzlusu menbaı tuz istihsallerinin mahallî satışlara bağlı olmasından ötürü sabit kaldığı, Görülür.

İZMİR ÇAMALTI:

Deniz tuzlasında ame- najman projesinin tamamen tatbiki halinde yıllık istihsalin 400 bin tona ulaşacağı söylenmektedir. Dış piyasa satışlarının tamamı Ça- maltı'ndan karşılanmaktadır.

Yurdumuz maden iktisadiyatında büyük çapta değeri bulunduğuna inandığımız her çeşit tuzlarımızın yakın bir gelecekte başlı başına bir konu olarak ele alınıp incelenmelerini, yıllık istihsalâtımızm da bir milyon tona ulaştırılmasını temenni ediyoruz.

Çeşitli "tuz - NaCl" menbaîarımız:

Deniz tuzları:

Çanakkale'den başlayarak Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunan irili ufaklı deniz tuzlalan'nm hemen hepsi kapatılmış ve deniz tuzu istihsal gücü İzmir - Çamaltı'nda toplanmıştır.

Tuzlu su menbaı tuzlaları:

Anadolu- da bu tip istihsal yerlerine "Memleha" ya da kısaca "Tuzla" denir; ikinci tâbir Kaya tuzu yatakları için de kullanılmaktadır.

Tuzlu su menbaı tuzlaları Anadolu'nun Çankırı Vilâyeti ile Kırşehir arasında çekilecek hattın doğusunda kalan bölümünde bulunmaktadır. Bu yaygınlık bir yandan Çorum, Sivas, Erzincan, Erzurum, Van dolayları ile ilgili genişçe bir şerit halinde ve öte yandan da Siirt - Beytüşşebab - Hâkâri arasındaki bölgeye kadar uzanır.

Tuzlalar (Göl, kaya ya da tuzlu su men- baı olsun) yakm civarı çorak bir çöl manzarası arzeder. Bölgenin tuzlukil, killi tuz, jips- likil ve jips teşekkülât ile kaplı olmasından ötürü yeraltı, yer üstü suları tuzlu dur. Yerli halk buna "Şorlu su" adını vermektedir. Şor- lu suların tebahhurundan yer yer tuz toplulukları meydana gelir. Bu tarz ve ufak çapta tuz biriktirilen yerlere de (ufak tuzla manasına) "Şorik" denilmektedir.

Anadolu'daki tuzlu su menba tuzlaları hemen çoğunlukla 2500 - 3300 metrelik yük sek dağlarla çevrili derin vadilerde ya da yine bu dağ yamaçları dibindeki genişçe vadi - ovalarda bulunmaktadır. Erzurum'un Aşkale, Muslih, Erzincan, Kemah'ın kömür, Sivas'ın tuzlalarının çoğu bu ikinci cümledendir. Birinci tipin en karakteristiği Erzurum'un Ka- ragöl dağları dibindeki Karagöl tuzlası ile Sivas'ın Hamo tuzlasıdır.

Tuzlalar çoğunlukla Oligosen, nadiren de, Miosen yaşlı arazide bulunmaktadır. Bilhassa Oligosen çöl iklim şartları tuzlu lagünlerde göllerde mühim miktar ve yer yer tuz topluluklarına yol açmış, binnetice tuzlaların meydana gelmelerinde elverişli rol oynamıştır.

Yalnız Sivas'da Oligosen arazide dağınık, yaygın olan tuz bir yerde kaya tuzu yatağı teşkil edecek kadar toplu yığın veya tabakalar teşkil etmemiştir. (Manastıraltmda varsa da teşekkül "yatak" denilemiyecek kadar ufaktır. Buna mukabil Erzurum - Oltu, Çankırı, Çorum, Kırşehir'deki şartlar bu bakımdan daha müsait çıktığından o bölgelerdeki kaya tuzu tali konsontrasyon yatakları tuzlu su menbalarından verimli olmuştur. Menba- lar bazen Miosen marnlarını Oligosen jipsleri ile temas ettiren bir fay sahasında bulunmaktadır.

Türkiye'nin Tuz Yatakları

Yukarıda belirttiğimiz gibi Oligosen arazide tuzun dağınık, yaygın ve konsantrasyonun mütehavvil oluşunun en bariz delili men- balardaki tuzluluk dereceleri arasında görülen büyük değişikliktir.

Nitekim Erzurum'da:

  • Çökender Tuzlası suyu 21-23 bome dere-' celidir.
  • Muhlis Tuzlası suyu 23 bome derecelidir.
  • Karagöl Tuzlası suyu 15-22 bome derecelidir.
  • Erzincan - Kemah'da Kömür Tuzlası suyu 22 bome derecedir.

Buna karşılık aynı bölgede derecesi 9-10 olan tuzlu sular da mevcuttur. Bu menbala- rm su verimi de değişiktir. Erzurum - Muhlis gibi 70 Lt./Dak. olanı bulunduğu gibi yakm civarında bulunan Çökender tuzlası suyu 15 Lt./Dak. ve Karagöl'ün ise 9 Lt./Dak.dır. Suların bazıları "Göze", bazıları "Kuyu" dan çıkmaktadır. Çoğunluğu "Göze" teşkil eder.

TÜRKİYE TUZ YATAKLARI

Bilindiği gibi herhangi bir bölgedeki memlehada tuzlu sudaki tuzun tebahhur neticesi çökmesi için sıcaklık kâfi değildir. Sıcaklıkla birlikte gereken kuvvette devamlı olarak esen rüzgâra da ihtiyaç vardır. Orta Anadolu iklimi berridir. Mevsim yağmurları seyrek, tebahhurat çabuk ve düzenlidir. Yazın geceler serin gündüzleri çok sıcaktır. Tuzla çalışma mevsimi muhitin iklim şartları göz- önünde bulundurularak ayarlanır. Bilfarz Sivas'ta beşi ufak 14 ü büyük 19 tuzla mevcuttur. Bunlardan Cerit (1865 M.) ile Hamo (1850 M.) tuzlaları (900 - 1270 M. irtifamdaki) diğer tuzlalardan değişik iklim şartlarına tâbi olduklarından iş mevsimleri geç başlar ve hepsinden erken sona erer. Nitekim Erzurum'un (2020 M.) Tatos ve (2150 M. irti- famda) Bar, Erzincan'ın (2200 M.) Kör tuzlaları da aynı durumdadır. Bu tip tuzlaların topluca bulunduğu Sivas, Erzincan ve Erzurum'da faaliyet devresi Nisan ortaları ile Ekim sonu arasında azamî 6, 5 - 7 ay sürer. Yüksek bölge tuzlalarında ise bu devre Hazirandan başlar Ekime kadar devam eder.

Yerine göre kaynak ya da kuyudan elde edilen suyun BOME derecesi düşükse ABDAN denilen biriktirme havuzlarına sevk edilir. Burada 20-22 dereceye kadar bekletilir ve tebahhur neticesi bu kesafete ulaşan tuzlusu, mevsiminde, göllere aktarılmak suretiyle tuzun çökertilmesi sağlanır. Göller çakıl ve iyi cins kil ile, Abdan taban ve yanları ise kil, kil çamurlu, taşla yapılır. Göller 3x4 Metre, veya 4x5 Mtr. sahasında, 15 Cm. kadar derinlikte olup tabanları iri çakılla döşelidir. Abdanlar, mevcut göl adedine göre, eb'ad ve miktarı değişiktir. Derinlikleri 2 M.yi aşmazsa da büyüklükleri 50 M3 ile 600 M3 drrr

Tuzlu menba suyu 22-23 bome olarak menbadan geliyorsa ABDAN'da teraküm ettirilmeden doğruca göle verilir. 22 bome kesafetteki tuzlu su göle, 7 santim kalınlığında, doldurulur mevsim ve iklim şartlarına göre 2-3 günde göl sathında "çiçekienme" başlar. 5-6 günde de tuzun dibe çöküşü tamamlanır ve tuz gölün bir köşesine ufak bir yığın halinde toplanır.

Eskiden tuzlaların 3-5 ton istihsal kapasitesinde bulunanları da faaliyette bulundurulur, çıkardıkları tuz mahallî ihtiyaca has- redilirdi.

Bilâhare bunlar tasfiye edilmiş, merkezî durumda bulunan, su miktarı, evsafı ve bilhassa göllerinin durumu bakımından büyük çapta istihsal yapabilecek kabiliyette olanları muhafaza edilmiştir.

GÖL TUZLARI:

Göl tuzları münhasıran Orta Anadolu yaylasında Konya - KOÇHlSAR ve Karapınar, Kayseri - Palas, Kırşehir - Seyfe'de kurulmuş, yıllar boyunca işletilmişti. Son senelerde Karapınar, Palas, Seyfe göllerindeki tuzlu suyun "NaCl %" muhtevasının azalmasından ötürü buralarda işletme faaliyeti durdurulmuş, göl tuzu istihsal gücünün tamamı Koçhisar tuzlasında teksif edilmiştir.

Göl tuzlarının teşekkülüne ait herkesçe bilinen tabiî olayı burada bir daha topluca gözden geçirelim.

Tuz gölleri Tektonik menşeli "depres- sion" ile meydana gelmiş dışarı akıntısı bulunmayan, Allüvyon teressübat ile dolu kapalı küvetlerden müteşekkildir. Bu küvetlerin yakın civar ve çevreleri jips'li - tuzlu for- masyon'la kaplıdır. Etraftan, değişik. Tuzları yıkayarak, göle gelen sular tuzlu, "detritique" bir yığın bırakır. Orta Anadolu berri ikliminin tesiriyle mevsiminde yükselen sühunet ve kuraklık neticesinde husule gelen kesif tebahhurat gölde toplanan suyun tuzluluk - NaCl derecesini tedricen çoğaltır. Bu durumda gölde tebahhur eden su miktarı - derelerin getirdiğine kıyasen - çoğaldıkça göldeki .u sathı da o nisbette azalır, sonunda büsbütün tükenir ve tuzlu sudaki tuz küvetin dibine çöker. Gölleri besleyen akar suların sabit bir "debit" si yoktur. Kışın ve yağmurlu mevsimlerde debit çoğalır, su göl sathının tamamını kaplar. Göllerin derinlikleri umumiyetle azdır. Baharda suların çoğaldığında en derin yerleri 3 Mtr.yi geçmez. Adeta düz bir küvet - gibidirler.

Seyfe Gölü:

Kırşehir'in 17 Kim. doğu kuzeyinde 1080 Mtr. irtifamdadır. Göl 1200 Kim2 yer kaplayan Seyfe Çölünün ancak 3 % yani 3400 hektarlık ufak bir bölümünü tutar. (Çevresi 26 Kim. uzunluğu 10, genişliği 5 Kim. dir). Kışın gölü besleyen akar sular yazm tükenir, göl tamamen kurur. Tektonik menşeli bir depresyon içinde bulunan gölün Neojen göl bakiyesi olması ihtimal harici görülmemektedir. (E. LAHN. 1948).

Palas Gölü:

Kayseri ile Gemerek kasabası arasında, 1106 Mtr. irtifamdadır. Seyfe gölü boyunda etrafı tepelerle çevrili dışarı akıntısı olmayan bir depresyon gölüdür.

Türkiye'nin Tuz Yatakları

KOÇHİSAR:

Umumî durumu:

Göl Koçhisar kasabasının 11 Km. batısmdadır. Gölün doğu kuzeyinde Kaldırım, kuzeyinde Başhan ve batı kıyılarında ise Yavşan tuzlaları bulunmaktadır; istihsal buralardan yapılırdı. (Kaldırım, Başhan tuzlasına 27, Yavşan tuzlasına 44 Kim. dir). İstihsal, şimdiki halde YAVŞAN tuzlasında teksif olunmuştur.

Göl Hasandağ'm (3250 M.) batısında, Ekecik (2150 M.) ve Koçaşdağının (1560 M.) Güney batısında, Kaledağm (1350 M.) doğu- • sunda, Büyükkaracadağ (1960 M.) ve Bozdağ

(1550 M.yiarm kuzeyinde kalan - Konya'dan Kızılırmak vadisine kadar uzanan 990-1060 M. yüksekliğindeki büyük çölün kuzey doğusunda en alçak yerde 899 M. irtifaı olan bir kuvvettir. Bu büyük çöl, Konya doğusundaki, Hotamış ya da İsmail ovasından bozdağları silsilesiyle ayrılır. (Çöl 12.000 İm. 2 lik yer tutar). Göl takriben çölün onda biri büyüklüktedir.

Koçhisar gölünün doğu-kuzey kıyılarım 1300 - 1400 M. yüksekliğindeki Boztepe, Çam- lıtepe, Koçhisardagı, Paşadağ, gibi yarı zincirleme dağlar çevirir. Batısı çorak YAVŞAN çölü, güneyi de (45 Kim. uzunluk, 9 Kim. genişliğindeki) bir bataklık ile sınırlanmıştır.

Gölün içinde (Çokbatan - Çotkânlı karakolları arasında) iki üç adacık mevcuttur. Gölün en dar yeri Kaldırım tuzlası önü (6 Kim.) ve en geniş yeri de batıda Tuzhanı önünde (36 Kim.), en uzun yeri 81 Kim. dir. Çevresi 256 Kim. sahası ise 1500 Km2 kadardır. Gölün dışarı akıntısı yoktur. Koçhisar ve Dondurma derleri gölü besler; bu ikisinden mada bütün dereler yazın tamamen kurur.

Koçhisar tuzlu gölünün batı kıyılarına 8 Km. uzaklıkta 4800 Hek. yer tutan Tersishan gölü, yakın civardaki göllerin en büyüğüdür. Köpek gölü ile Küçük göl, çevrenin ufak çapta göllerindendir.

Koçhisar'da yağmur suları tabandaki tuzun bir kısmını eritir. Göl sularının, yaz-kış, tuzluluk dereceleri arasında büyük fark yoktur. 

Kışın yağan yağmur ve etraftan gelen ufak dere suları ile göl sathı, batı ve güney cihetlerine doğru, genişlemektedir. Gölün tuz tutan ve tutmayan bölümlerini belirten bir harita henüz yapılamamıştır. Yazın gölün güneyi ile merkezde Koçhisar koyundaki bazı kısımları hariç tamamı kurur, tuz tutar. Tuzun sathı gayet düz ve mücellâdır.

Gölde dibe çöken tuzun kalınlığı her yerde bir değildir. YAVŞAN'da yapılan bir tetkikte ; kıyıdan 1 Kim. mesafede 8 Cm, 2 Kim. de 12 Cm., 3 Kim. de 15 Cm. ve 5 Kim. mesafede ise 20 Cm. kalınlık bulunmuştur. Orta kısımlarda kalınlığın 30-50 Cm.i aştığı umulmaktadır. Tuz kalınlığı üç-dört tabakadan müteşekkil ise de bunların arasında kimyevî terkip bakımından fark bulunamamıştır.

(Koçhisar gölü Amerika'daki meşhur tuz gölünün, saha itibariyle, altıda biridir).

Deniz ve göl tuzları arasında kimyevî terkip bakımından mevcut farkı belirtmek düşüncesiyle aşağıdaki tablo konulmuştur.

Göl tuzunda "erimeyen" 1er deniz tuzundan fazladır. Bu, göl tuzlu suyunun gereği gibi "duru" olmamasından ileri gelmektedir.

Kalsiyum sülfat farkı ise göle gelen suların binnisbe fazla jips'li olmalarından doğduğu umulur.

KAYA TUZLARI:

Kaya tuzlarının coğrafî dağılışları :

Kaya tuzu yataklarımız coğrafî dağılışları bakımından;

Kuzeydoğu Anadolu,

Orta Anadolu, bölgelrinde toplanmış bulunmaktadırlar.

Kuzeydoğu Anadolu Yatakları:

Biri Kars'ın cenubunda "Kağızman" diğeri yine bu şehrin cenup doğusunda "Tuzluca -. Kulp" birdiğeri Erzurum'un şimal doğusunda "Oltu" ve sonuncusu bu şehrin şimal - şimal doğusundaki "Sağırkaya" olmak üzere dört ayrı yataktan ibarettir. Bunlardan Sa- ğırkaya, yıllar boyu işletilmesine rağmen son senelerde, istihsalin Oltu'da teksifi neticesi, imalâtı durdurulmuştur. Bölgenin en büyük yatağı Tuzluca ve Kağızman yataklarıdır. Bu zuhurat da, tarihi İraniler zamanına dayanan, eski imalât hayli önemli yer tutar. Sağırkaya ve Oltu teşekkülleri, evvelki ikisine kıyasen, binnisbe ufak yataktır ve yaygın değildirler. Bölge yataklarının en mürtefii 1750 M. de bulunan Sağırkaya ve 1200 M. deki Oltu teşekkülüdür.

Orta Anadolu Yatakları:

Bu bölge yataklarının daha çok Çankırı ile, Orta Anadolu'nun merkezine rastlayan, Kırşehir Vilâyetleri arasında çizilecek şimal - cenup istikametindeki hattın üzerinde veya bu şeridin yakın civarına dağılmış oldukları görülür. Bunlar "Çankırı" yatağı ile bunun doğu cenubuna rastlayan "Cayan" Kırşehir şimal-şimal batısındaki "Sekili" ve yine Kırşehir'in hemen cenubundaki "Tepesidelik" ile daha cenuptaki "Hacıbektaş - Tuzköy - Gülşe- hir" kaya tuzu yataklarından ibarettirler. Bölge yatakları 800-1000 M. irtifada bulunmaktadır.

Cayan ötedenberi, istihsalin Çankırı'dan sağlanması yüzünden, metruktür. Bu bölge yataklarının en büyüğü Hacıbektaş olup Çankırı ve Sekili onu takiben gelir; Tepesidelik ise ufak ve mahallî bir zuhurdur.

Yukarıda anlatılan belirli iki bölge dışında Orta Anadolu'nun doğu kısmında Sivas - Erzincan arasındaki "Manastıraltı" gibi, daha başka ufak kaya tuzu zuhurları varsa da bunlar mahallî ve işletilmeyen yataklar olduklarından üzerlerinde durulmamıştır.

Jeoloji, yataklaşma özellikleri:

Kaya tuzu yataklarımız ayrı ayrı veya topyekûn ele alınarak etraflıca etüd edilmemiş, sadece muhtelif vesilelerle bu mıntıkalarda yapılan çalışmalar sırasında umumî mahiyette gözden geçirilmişlerdir. Bu çalışmaların neticelerinden edinilen intibaa dayanılarak Anadolu'daki jipsli ve tuzlu formasyonun (Oligosen-Miosen) e ait oldukları söylenebilir.

Türkiye'nin Tuz Yatakları

Kaya tuzu yataklarımız bilindiği gibi sıcak muhitte tuzlu su havuzlarmdaki suların tebahhuratı neticesinde meydana gelmiş "kimyevî teressübat" teşekkülleridir.

Muayyen bir (Cycle de Sedimentation)a tâbi olmakla beraber muhitteki sıcaklık-te- bahhurat derecesiyle teressüp şartlarının zaman zaman değişmesine uygun ve çok defa "Periodique" bir şekilde husule gelen bu te- ressüp yatakları umumiyetle Jips ve benzeri emlahı havi sarı yeşilimtrak killerin arasında bulunurlar.

Formasyonun diğer seviyelerini, yerin te- ressüp şartlarına ve teşekkülün hususiyetlerine göre değişen, Konglomera-breş, gre, Jips'li -tuzlu killer, hatta bazen de marnlar teşkil eder. Bilinen ve işletilen büyük kaya tuzu yataklarımız daha çok adese, mahallî yığılmalar ve bazen de (Salt Dome) lar teşkil ederek binnisbe sakin bir yaklaşma bünyesi ar- zederler. Tuz yataklarının üstü, kalınlığı bir kaç metreyi aşmayan "anhydrit, gypse, Car- bonate de chaux" dan müteşekkil ve ingiliz- lerin "Cap Rock" dedikleri bir nevi örtü tabakası ile kaplıdır. Yer yüzü -arazisi bunun üzerine gelir.

Bunların arasında başka memleketlerin bazı yataklarında olduğu gibi (Pli diapir) şeklinde bulunanlarına henüz rastlanmamıştır. (Tuz yataklarımızın teşekkül hususiyetleri ve ana hatları ile Jeolojik durumları birbirinin aynıdır. Teşekkül yaşları çoğunlukla oli- gosen'dir. Bilfarz Hacıbektaş'da subakvatik olan yakın civar tüflerinin yerine Oltu'da andezit tüfleri kaim olmuştur. (Elimizde detay etüd bulunmadığından jeolojik tafsilâta girilememiştir).

Kaya tuzu yataklarımız, aralarında bir kaç santim kalınlığında anhydrit, tuzlu Jips- likil ara katgıları bulunan ve kalınlıkları bir kaç santim ile 1 M. arasında değişen (banc) halindeki tabaka topluluğundan müteşekkildir. Yatağa şâmil tuz kalınlığı 10-15 m. ve bazılarında 50 hatta 77 M. kadardır. Halen işletilmekte bulunan bazı yataklarımızın vüs'ati hakkında bir fikir verebilmek için bunların imalâtının geliştiği sahalar aşağıda belirtilmiştir.

Kağızman, Tuzlucadaki gelişme eb'adına açık işletme ile yeraltı işletme sahaları diğerlerinde ise yeraltı idhal edilmiştir. Ayrıca tavanda,kemer şeklinde bırakılan, 4-7 m. kalınlığındaki tuz killi tuz irtifaa katılmamıştır. Kayatuzu yataklarımızın bugün elde bulunan "işletme sahası tabanından" ne kadar derine indikleri, Hacıbektaş hariç, henüz, kontrol edilmemiştir.

1945 senesinde İnhisarlar idaresi Hacıbektaş tuz yatağında 13 sondaj yaptırmak suretiyle bazı aramalara girişmiştir. 3 tanesi ufkî olan bu sondajların şakulî olanlarından sekizi 25, 45, 73, 75 ve 77 M. tuzda devam etmiş ve tuz içinde durdurulmuştur. Diğer ikisi 35, 45 M. sürülmüş bazı sebeplerle durdurulduğundan tuzu kesememiştir. Sondajların ufkî olan ikisi yüzer metre sürüldükleri halde, ara kat- ğısız, temiz tuz devam etmiş bilâhare tuz içinde durdurulmuşlardır. Sondajlarda rastlanan tuzlu kil ara katğılarımn kalınlığı 0,02, 0,50 M. 3,50 M. dir.

Bu sondaj neticeleri ve mevcut imalât Hacıbektaş yatağının, sadece bugün bilinen kismımn görünür, GÖ+muhtemel ve muhtemel olmak üzere on milyon tonu aşkın cevher varlığı ihtiva eden büyüklükte olduğunu belirtmeğe kâfi delildir. Tuzluca, Kağızman, Çankırı ve Sekili gibi büyük tuz yataklarımızda da az çok sondaj aramaları yapılmıştır. Yatakların vüs'atleri hakkında fikir edinilse, memleket maden iktisadiyatı bakımından, faydalı olur kanaatmdayız. (Umumî Jeolojik durum ve bir yatağın özel vaziyeti hakkında fikir vermek için Hacıbektaş tuzlasına ait 1/100000 ve 1/2000 lik haritalar konulmuştur. 1/100000 ligin hazırlanmasında M. T. A. dan f aydalamldı.Bıı yataklardan her biri için yakın civara ait 1/5000 ve yatağa ait 1/1000 lik detay jeolojik çalışmalar, buna uygun maktalar yapılmadıkça, yatakların çeşitli yerleriyle değişik seviyelerinden ortalama numuneler al- dırtılarak kitleye şâmil vasatî evsaf tesbit edilip katî varlıklar hesaplanmadıkça hiçbiri hakkında, tahmini aşan, mütalâa yürütmek imkânı yoktur.

Yukarıda bahis konusu edilen Banc'larm bazıları bembeyaz saf tuzdan müteşekkildir. Bazıları ise, ihtiva ettikleri mevadı uzviye veya mevadı madeniye yüzünden gri ve hatta siyaha yakın koyu renklidirler. Tuz banc'la- rı çoğunlukla hafif yatımlı iseler de bazen kılıcına olanlarına da rastlanmaktadır.

Evsaf özellikleri: Satışa afzedilen kaya tuzlarımız umumiyetle şeker beyazı, gri-beyaz ve gri renklidirler. İhtiva ettikleri uzvî veya madenî gayri safiyetler göre renklerinin siyaha yakın koyu griye kadar değiştiği vâkidir. Bazı nadir ahvalde pembe ve hafif çağla bademi yeşiline çalan renklilerine de (Hacıbektaş'ta) rastlanmaktadır. Miktarca az da olsa bazı yataklarda, irilikleri bir kaç desimetre küpe kadar değişen, çok güzel tuz_ billurları^ .mevcuttur. (Hacıbektaş, Çankırı ve Kağızman'da).

Tuz Yatakları

Beyaz tuzların friable olanlarına "Şeker"i andırdıklarından şeker tuzu denir. Kompakt olanları ise mermer görünüşlüdürler. Tuzun friable veya kompakt oluşu her banc'da ve yer yer değişmektedir. Oltu tuzlasında esmer, killi ve friable bir nevi tuz vardır; halk bu tip tuza "KEVEK" tuzu tâbir etmekte ve rağbet etmemektedir. İşletilen kayatuzu yataklarımızdan çıkarılan tuzların evsafı hakkında bir fikir vermiş olmak için analiz neticeleri topluca belirtilmiştir. 

Tuz Yatakları

Her yataktan çıkarılan miktar rezerv ile mütenasip değildir. Yıllık istihsalin azlığı dolayısiyle de gerek yatakların teşekkül özelliklerinin ortaya konulması ve gerekse yeni rezervlerin bulunmasını sağlama gayesiyle etüd veya aramalar yaptırılmamaktadır. Bu itibarla yatakların yaygınlığı birbirine yakın bulunanların yekdiğerleriyle irtibat ve münasebetlerine dair elimizde bilgi de yoktur. Bütün bunların neticei tabiiyesi olarak mevcut kaya tuzu yataklarından gereği gibi faydalamlamamaktadır. İşletme sistemi hemen hepsinde aynidir. Tavan irtifaı çoğunlukla 5 m. (Tepesidelik, Oltu'da) bazen de 15 m.yi aşkın olmaktadır. Tuzun pis bölümlerinden bırakılan ayak aralıkları 5-20 m. arasında, yerine ve yatağına göre, değişir. Geniş ve yüksek mağaraların tavanını, üstte terk edilen 5 m. kalınlığındaki tuz muhafaza etmektedir. Tuz bahsini kapatmadan önce ehemmiyetli telâkki ettiğimiz bir noktayı açıklamakta fayda mülâhaza ediyoruz. Memleketimiz kaya tuzu yataklarında şimdiye kadar KC1 terkibindeki "Silvin"in mevcudiyeti henüz tesbit edilememiştir. Pratik neticelerden istidlal olunduğuna göre jips yatakları kaya tuzu teşekküllerine kıyasen pek çoktur. Potasyum, magnezyum tuzlarına ise — teşekküllerinin tebahhur olayının azamiye ulaşmasına bağlı bulunmasından dolayı — hepsinden daha nadir rastlanmaktadır. Bu keyfiyetin "Cyele de sedimentation" un natamam oluşu veya "periodique" ademi tekerrürden mi ileri geldiği yoksa havzanın terkip ve binnetice tekevvün hususiyetinden mi doğduğu bugün için aydmlatılamamıştır. Bu itibarla memlektimiz kayatuzu yataklarının ayrıca "Silvin'in" mevcudiyetinin tesbiti bakımından esaslı ve programlı bir etüde tâbi kılınmaları şayanı temennidir. 

Ömer H. BARUTOĞLU

Yorumlar (0)
26
az bulutlu
Namaz Vakti 25 Haziran 2021
İmsak 03:25
Güneş 05:26
Öğle 13:12
İkindi 17:12
Akşam 20:47
Yatsı 22:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
Günün Karikatürü Tümü