Neden İslâmî bir cemaatte olmalıyız? 
     İslâmî cemaat ne demektir?
     İslâmî cemâat demek, referansını İslâm’dan alan cemâat demektir. Kaynağı ve ölçüsü İslâm dini olan, İslâm dinin tarifine göre iman eden, İslâm dinine göre amel eden/uygulayan, Hz. Peygamber’de  (s.a.s.) zirveye ulaşan İslâm ahlâkı ile ahlâklanan,  beşerî münasebetleri İslam Fıkhına göre düzenleyen ve her şeye İslâm dini gözlüğü ile bakan cemâat demektir.
     Özetle İslâmî cemaat, inancı, ahlakı ve ahkâmı İslâm’a göre olan demektir. Referansını İslâ İnsanın korunmaya ihtiyacı vardır. Müslümanı şeytan ve adamlarına karşı koruyacak kaleye ihtiyacı vardır. İmanını küfür ve şirkten; kalbini günahlardan koruyacak, belki imanını kemale erdirecek kale gibi bir yapıya ihtiyacı vardır. İşte bu kale İslâmî bir cemaattir. 
Mutlak örneğimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), önce cemaatini kurdu, temelini Erkam’ın (r.a.) evinde attı. Ashabını talim ve terbiyeden geçirdi. On üç sene sonra hicret neticesinde Medine’de devletini kurdu. Hz. Peygamber bir bakıma cemaatten devlete hicret etmiş oldu. 
     Askerî, Süleym b. Kays el’l-Âmirî’den, İbnü’l-Kevâ‘nın, Hz. Ali’ye (r.a.) şunları sorduğunu tahric etmiştir: Sünnet nedir, bidat nedir, cemaat nedir, fırka nedir? Hz. Ali (r.a.) şöyle cevap vermiştir:
     “Meseleyi kavramışsın, cevabını da anla. Sünnet, -vallahi- Muhammed’in (s.a.s.) sünnetidir. Bid’at, ondan (sünnetten) ayrışan-uzaklaşan şeydir. Cemaat, -vallahi- hak ehlinin birleşmeleridir az da olsalar. Fırka, batıl ehlinin birleşmeleridir çok da olsalar.” (Kandehlevî, Yusuf, Hayâtü’s-Sahâbe, II, 3-4.)
     Cemaatin Tarifi:
     Akîdesi Usûliddîn denilen Ehl-i Sünnet Akâidi olan, ameli İslâm Fıkhına uygun, gayesi içe dönük, İslâm’ın Müslümanların bütününde uygulanması, dış‏a dönük İslâm’ın bütün insanlara tebliğ edilmesi, şurasında insaflı, muttakî, İslâm dava ‏şuuruna sahip lehde ve aleyhde olanı bilen âlimleri ve her sahada derinlikli, seviyeli ilim adamları bulunan, insan haklarına riayeti şiar edinen; diğer İslâmî cemaatlerle sürtüşmeyen ve onlara düşman olmayan, en alt seviyede de olsa îtikâdî ve amelî helalleri ve haramları bilen, İslâm ahlâkı ile ahlâklanmaya dikkat eden, lideri Hz. Peygamber’in (s.a.s.) özellikle liderliğini örnek alan, cemaat fertleri de Ashâb-ı Kirâm’ı‎n Hz. Peygamber'i izlediği gibi izlemeye çal‎‏ışan fertlerden oluş‏an Müslümanlar topluluğuna denir.
     Cemâat Tarifinin Tahlili
     1. Cemâatin temel itikadı, Ehl-i Sünnet Akâididir
     2. Cemâat, bütün uygulamalarını İslâm Fıkhına uygun olarak uygular.
     3. Cemâatin nihâî gayesi olan Allah Teâlâ’nın rızasına ermek için İslâm’ı Müslümanlara tatbik eder, diğer insanlara tebliğ eder.  
     4. Şurasında iki kısım âlimleri bulunur: Müctehid veya müctehid olmaya çalışan İslâm âlimleri, İslâm’ı ana hatlarıyla bilip kendi sahasında uzman her sahada derinlikli ve üst seviyeli ilim adamları
     5. İnsan haklarına riayeti şiar edinir; İslâmî cemaatlerle asla sürtüşmeye girmez, İslâm kardeşliğinin gereği iyi geçinmeye çalışır, hatta daima dirsek temasında olur, Evs ve Hazrec kabilelerinin Hz. Peygamber’in (s.a.s.) liderliğinde birleştiği gibi yine Hz. Peygamber’in mutlak liderliğinde dayanışma içinde olur.
     6. Cemâat fertleri mutlaka iman ve amel ile ilgili helal ve haramları bilir
     7. Cemâat fertlerinin en göze çarpan özelliği İslâm ahlâkı ile ahlâklanmış olmaları
     8. Cemâatin lideri, liderlikte ve her konuda mutlak lider olan Hz. Peygamber’i örnek alır
     9. Cemâat fertleri, Ashab-ı Kiram’ı oluşturan sahabenin, cemâati oluşturan ve İslâm’ı temsil etmeye çalışan birer değerli fert olmalarını örnek alırlar. 
     Bu tariflere göre bugün böyle bir cemaat var mıdır? Bu tarifler içinde en az olmazsa olmaz olan şartlar nelerdir?
     Bu tarife göre, böyle olduğunu iddia eden cemaatler vardır. Ama elbette iddia ispat ister. İspat, doğru niyet, sahih bilgi ve müstakim yolu gösteren fiil ve eserdir. En başta gelen ve en temel şart, olmazsa olmaz olan, itikad olarak Ehl-i Sünnet akîdesinde olması, hiçbir İslâmî cemaat ile sürtüşmemesi, hiçbir İslâmî bir cemaate düşman olmaması, İslam düşmanlarının oyununa gelmemesi ve İslâm düşmanlarının ne hükmen ne hakikaten yanında olmamasıdır. 
      Bugün İslam’ın anlaşılmasını ve yaşanılmasını, tebliğinin yapılmasını, toplumun İslam’a göre şekillenmesini, bütün hayatta toplum olarak İslam’ın tatbikini isteyen bütün cemaatlerin önce istilada olduklarının idrakinde olarak istiladan kurtulmaya ve kurtarmaya çalışmaları gerekir.
      Bugün hem Türkiye’de hem diğer İslam ülkelerinde cemaatler vardır. Her birisi ile alaka nasıl kurulacak, birlik nasıl oluşturulacak, İslam devletine nasıl geçilecek, cemaat reislerinde olan nefis engeli, alt taraflardaki cehalet engeli nasıl aşılacak? Her bir cemaat parelel devlet yapılanmalarına yönelecek olursalar çözüm nedir, çözüm bulunsa bile fiilî çözüm nasıl uygulanacak?
      İslâmî cemâatin hedefi, Allah Teâlâ’nın rızasıdır. İslâmî cemâatin stratejisi, Rasûlullah Efendimizin stratejisi olan tebliğ, terbiye ve tatbiktir. İslâmî cemâatin prensibi, Hz. Peygamber’i (s.a.s.) örnek alıp izlemek demek olan Sünnet’tir. İslâmî cemâatin mutlak lideri Hz. Peygamber Efendimizdir, mukayyed lideri de Hz. Peygamber aleyhisselâm’ı izlediği müddetçe izlenen liderdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum yazarak Haberin Kapısı Kurallarını kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz demektir. Yazılan yorumlardan Haberin kapısı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.