Manifestoyu 31 Ocak Perşembe günü Ankara'da yapacağız

AK Parti sözcüsü Ömer Çelik MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, "Manifestoyu 31 Ocak Perşembe günü Ankara'da yapacağız" ifadelerini kullandı.

Manifestoyu 31 Ocak Perşembe günü Ankara'da yapacağız

AK Parti sözcüsü Ömer Çelik MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, "Manifestoyu 31 Ocak Perşembe günü Ankara'da yapacağız" ifadelerini kullandı.

09 Ocak 2019 Çarşamba 11:47
Manifestoyu 31 Ocak Perşembe günü Ankara'da yapacağız

Çelik, Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip  Erdoğan başkanlığında AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı  devam ederken parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme  ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

MKYK'de yerel  seçime ilişkin takvim ve hazırlıklar çerçevesinde  çalışmaların gözden geçirildiğini belirten Çelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu  ile partisinin Dış İlişkiler ve Ekonomi İşler başkanlıklarının sunum yaptığını,  TBMM'deki çalışmaların değerlendirildiğini bildirdi.

Çelik, yerel seçimlerde Cumhur İttifakı'nın başarılı olması için  teşkilatlarının 81 ilde faaliyetlerini güçlü bir şekilde yürüttüklerini  vurgulayarak, "Yakın zamanda da çeşitli illerde Genel Başkan Yardımcılarımız,  MKYK üyelerimiz o illere giderek, adayları açıklayacaklar. Böylece her ilde  adayların açıklanmasıyla ilgili kapsamlı bir faaliyet gerçekleştirmiş olacağız."  diye konuştu.

"AK Parti ile MHP'nin ortak miting yapıp yapmayacağı ve ilçe belediye  başkan adaylarının açıklanacağı tarihin" sorulması üzerine Ömer Çelik, şunları  kaydetti:

Bu hafta sonu pek çok Genel Başkan Yardımcısı ve MKYK üyesi  arkadaşımız farklı farklı illere giderek, bazısı bir ile bazısı iki ile giderek,  o ilde adayları açıklayacaklar. Kapsamlı bir şekilde o ilde bunun bir gündem  olmasını istiyoruz hem adaylarımızı açıklıyoruz."

Manifesto 31 Ocak'ta

AK Parti Sözcüsü Çelik, "Manifestoyu açıklayacağımız geniş katılımlı  tanıtım toplantısını 31 Ocak Perşembe günü Ankara'da yapacağız." bilgisini  paylaştı.

AK Parti ile MHP'nin ortak miting yapmasının söz konusu olup  olmadığının sorulması üzerine Çelik, "Ortak miting konusuna olumlu bakıyoruz tabi  bu Genel Başkanların takdirindedir, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımız  ile Sayın Bahçeli'nin uygun görmeleri halinde bu gerçekleşecektir. Bunun Cumhur  İttifakı mesajlarının daha güçlü bir şekilde mitinglerde verebilmesi açısından  son derece pozitif bir etki yaratacağını düşünüyoruz." şeklinde konuştu.

Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun partisinin TBMM grup  toplantısındaki "Ziraat Bankasının futbol klüplerine yönelik yapılandırma  kararına yönelik kararı" hakkındaki konuşmaların sorulması üzerine, şu  değerlendirmede bulundu:

 "Siyaset alanında CHP'nin kavga edeceği alanlar tükenmişti yine ne  bulacaklar diyordum en son futbolu buldular. Bu bakımdan kendilerine ait bir  rekordur. Futbol ile kavga eden bir siyasi parti olarak tarihe geçecekler.  Halbuki futbol ile kavga etmek hayatla kavga etmektir. Bu yapılan düzenleme  esasında şöyle bir argüman getiriyorlar diyorlar ki 'Ziraat Bankası çiftçi için  kurulmuş bir banka, bunun bir yapılandırma içerisine gitmesi çiftçiye  verilecekler konusunda eksiklik yaratır.'
Ziraat Bankası, sadece çiftçiye hizmet veren bir banka olma özelliğini  her zaman aşmıştır, çok büyük bir banka haline gelmiştir, küresel bir oyuncu  haline gelmiştir. Tabii ki o bankanın genetiğinde çalışanlarının önceliğinde her  zaman için çiftçi vardır ama çok daha büyük bir şekilde, yani sanayiciye diğer  bankacılık alanlarına ilgi gösteren bu konuda iddialı olan bir bankadır.  Çiftçimize verilecekler konusunda, çiftçiye dönük olarak yapılacaklar konusunda  bu bahsettiğimiz konular CHP'lilerin iddia ettiği gibi herhangi bir eksiklik ya  da olumsuzluk oluşturmayacaktır. Ziraat Bankası futbol kulüplerinin borçlarını  silmiyor, yeniden yapılandırıyor. Bu da tabii ki bir takım gelirlere otomatik  olarak el koyma suretiyle oluyor. Bu alanda uzun zamandır bir reform beklentisi  vardı."

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne 'Kürtlere dokunmayın' diyen kim varsa,  kendileri aynaya baksınlar, Kürtlere yaptıkları zulmü hatırlasınlar." diyen  Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Birisi, 'Kürtlere dokunmayın' diyorsa, bunu söyleyenlerin terör  örgütleriyle ilgili pozitif hesapları, Kürtlerle ilgili de hayırlı olmayan  hesapları vardır. Gerek Türkiye içerisinde Kürt vatandaşlarımızın, gerek bölgede  Kürt kardeşlerimizin dostu zor günde hamisi olacak bir devletten bahsedeceksek o  Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'nin içerisindeki geçmişte yapılan birtakım  sıkıntılı uygulamalar iktidarlarımız döneminde sona ermiştir. Türkiye  Cumhuriyeti'nin içindeki Kürt kardeşlerimizle ilgili bize mesaj vermeye  çalışanların zaten buna haddi yoktur. Bu bizim kendi meselemizdir. Türkiye'nin içerisinde onların bahsettiği gibi bir mesele de yoktur."

Demokratikleşme süreci

Türkiye'nin demokratikleşme sürecini yüksek bir performansla  sürdürerek, bu sorunları geride bıraktığına işaret eden Çelik, bundan sonra da  yoluna güçlü bir şekilde devam edeceğini vurguladı.

Çelik, bölgedeki gelişmeşmeleri değerlendirirken, "Kürtlere  dokunmayın, sahip çıkın" diyenlerin esas meselesinin Kürtler değil, terör  örgütleriyle birtakım siyasi projeler gerçekleştirmek olduğunun altını çizdi.

Kim, Türkiye Cumhuriyeti'ne "Kürtlere dokunmayın" diyorsa, bu konuda  tercümenin iyi yapılması gerektiğine dikkati çeken Çelik, şöyle devam etti:

"Onlara karşı sadece onları kullanmak, onların bir takım talepleri  üzerinden kendi yabancı projelerini hayata geçirmek için bunları söylüyorlardır.  Kimin haddine düşmüş Türkiye Cumhuriyeti'ne 'Kürtlere dokunmayın' demek. Bunu  söyleyenler, kendilerinin Kürtlerle olan geçmişine baksınlar. Türkiye Cumhuriyeti  Devleti bölgedeki Kürtlerin de Arapların da Türkmenlerin de dostudur. Tarih,  coğrafya ve son 20 yılda yaşadığımız olaylar göstermiştir ki çoğu zaman bu  halkların tek dostu Türkiye'dir. Bunun net bir şekilde görülmesi lazım.  Dolayısıyla İsrail'den yola çıkarken bu terör örgütlerine pozitif mesaj vermek  ama Türkiye'nin güvenlik kaygılarını hiçe sayan bir şekilde birtakım kavramlar  kullanmak doğru değildir. Bu doğru bir işe hizmet etmez."

"Terör örgütleri arasında hiyerarşi kurulmaması gerekir"

Suriye'deki herkese hayırlı ve iyi bir gelecek olması için buranın  terör örgütlerinden arındırılması gerektiğine işaret eden Çelik, "Terör örgütleri  arasında da herhangi bir ayrım yapılmaması, herhangi bir hiyerarşi kurulmaması  gerekir. DEAŞ neyse PKK odur, PKK neyse YPG/PYD odur, mesele bu kadar basittir.  'Bu terör örgütlerini biz buradan temizlerken, bir terör örgütünü diğerine karşı  kullanalım, burada siyasi proje yapalım' deniyorsa çok net bir şekilde  söylüyoruz; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenlik meseleleri herhangi bir  şekilde zamana oynamaya, süreci uzatmaya ya da pazarlığa tabi değildir. Bir gece  ansızın oraya gidebiliriz ve buradaki ülkemize karşı tehdit olan unsurları  temizleriz." şeklinde konuştu.

Çelik, bunu yaparken de Türkiye'nin müttefikleriyle koordinasyon  içinde yapacağını ve müttefiklerini yanında görmek istediğini belirterek,  Türkiye'nin müttefiklik ilişkisi içerisinde dünyanın pek çok şehrinde bu  operasyonlara katıldığını, teröre karşı mücadele konusunda en önemli ülkelerden  biri olduğunu vurguladı.

DEAŞ'la mücadele

Türkiye'nin DEAŞ ile mücadelede kara unsurlarını ilk olarak cepheye  süren başarılı bir ülke olduğunu dile getiren Çelik, şu değerlendirmede bulundu:

"Türkiye olmasaydı, bu başarılı mücadelelerin verilmesi söz konusu  değildi. Bu mesele Türkiye'nin güvenliği meselesi, herhangi bir şekilde kavram  oyunlarına, kelime oyunlarına, cümlelerin tersten ya da düzden kurulmasına müsait  bir mesele değildir. Bizim mahallede dosta 'dost', düşmana 'düşman', teröriste  'terörist' derler. PYD,YPG, PKK teröristtir, DEAŞ teröristtir. Bunlar için de  gereğinin yapılmasından başka bir çare yoktur. Şimdiye kadar DEAŞ'a karşı bunları  silahlandıranlar da sadece bunların o bölge halkına ve Suriye'deki çözüme zarar  vermelerine katkıları olmuştur."

AK Parti Sözcüsü Çelik, müzakerelerin ve diplomatik süreçlerin devam  edeceğini aktararak, ortak kavramlar, mekanizmalar bulmaya, ortak pratikler  üretmeye gayret edileceğini bildirdi.

NATO müttefikliğini önemsediklerine dikkati çeken Çelik,  "Müttefiklerimizin de müttefiklik ilişkisine saygı göstermesini, Türkiye  Cumhuriyeti'nin dostluğunu herhangi bir kimseye tercih etmemelerini bekliyoruz."  dedi.

CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nun randevu talebi

Çelik, bir gazetecinin, CHP'nin İstanbul Büyükşehir belediye başkan  adayı Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşme talebine  ilişkin sorusuna, "Sayın Cumhurbaşkanımız bu randevuya olumlu bir görüş bildirdi.  Tabii ki bu görüşme olacak. Bir randevu talep edilmiştir ve kendisine, Sayın  İmamoğlu'na bir randevu verilecektir. Muhtemelen bu hafta içerisinde olabilir,  yani Cumhurbaşkanımızın programında yer ayarlamaya çalışıyorlar arkadaşlarımız.  Bu hafta çarşamba, perşembe bu mümkün olabilir, tabiki olumlu bir şekilde buna  Cumhurbaşkanımız cevap vermiştir, kendisi de Külliye'de ağırlanacaktır." yanıtını  verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Fazıl Say'ın 18 Ocak'ta düzenleyeceği Truva  sonatı davetine katılım sağlayıp sağlamayacağının sorulduğu Çelik,  "Cumhurbaşkanımız bu davete, konsere katılmak istiyorlar, bunu arzu ediyorlar.  Problem şu ki arzu etmelerine rağmen şu anda niye kesin konuşamıyorum, çünkü özel  kaleminin ekibi randevular, tarih ayarlamaları konusunda çalışıyorlar." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dış temasları ve içeride de seçim süreciyle  ilgili yoğun bir programı olduğunu hatırlatan Çelik, Erdoğan'ın kültürel  faaliyetlere daha fazla katılmak istediğini ancak program yoğunluğundan dolayı  bunun mümkün olmadığını ifade etti.

Ömer Çelik, "Bu konsere katılmak konusunda da olumlu yönde bir  arzuları var. Katılmayı arzu ediyorlar. Umarız o tarihle ilgili olarak çok önemli  bir gündem önümüze gelmez. Böyle bir şey söz konusu olmadığı zaman katılacaklar."  diye konuştu.

Son Güncelleme: 09.01.2019 11:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum yazarak Haberin Kapısı Kurallarını kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz demektir. Yazılan yorumlardan Haberin kapısı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.