'Kanser ilacı yumurtlayan' tavuklar yetiştirildi!

Bilim adamları, kanser tedavisinde kullanılan etken maddeleri içeren yumurta verebilen, genetiğiyle oynanmış tavuklar yetiştirdi.

'Kanser ilacı yumurtlayan' tavuklar yetiştirildi!

Bilim adamları, kanser tedavisinde kullanılan etken maddeleri içeren yumurta verebilen, genetiğiyle oynanmış tavuklar yetiştirdi.

28 Ocak 2019 Pazartesi 14:25
'Kanser ilacı yumurtlayan' tavuklar yetiştirildi!

İskoçya'nın Edinburgh kentindeki Roslin Teknoloji Enstitüsüden Dr. Lissa Herron ve ekibi, insanlarda protein üreten bir geni, tavuk genomunda yumurta beyazını üretmeyi sağlayan DNA koduna eklemeyi başardı.

Yumurtanın beyazının yüksek miktarda protein içerdiğine işaret eden araştırmacılar, özellikle insanların bağışıklık sistemi için gerekli olan iki proteine odaklandı. Bunlardan birinin, virüs direnci ve kanserle mücadele bakımından güçlü potansiyeli olan "IFNalpha2a" proteini, diğerinin ise zarar görmüş dokuların kendilerini yenilemesini sağlayan "macrophage-CSF" proteini olduğu kaydedildi.

Vücudun doğal yöntemlerle belirli bir kimyasalı ya da proteini üretmemesinden kaynaklanan hastalıkların söz konusu etken maddeleri içeren ilaçlarla kontrol altına alınabildiğine, ancak bu tip ilaçları üretmenin yüksek maliyet gerektirdiğine dikkati çeken Herron, "Etken maddeyi tavuk yumurtasına aktarmak, ilacı fabrikada üretmeye göre 10 ila 100 kat daha düşük maliyetli. Dolayısıyla en az 10 kat daha ucuza mal olan bir tedaviden bahsediyoruz." dedi.

Bu işlemin tavukların sağlığını herhangi bir şekilde etkilemediğinin altını çizen Herron, tavukların eğitimli teknisyenler tarafından beslendiğini ve yalnızca normal yollardan yumurtladığını ifade etti.

Bir doz ilaç etken maddesi üretebilmek için üç tavuk yumurtası gerektiğini belirten bilim adamları, yeterli sayıda genetiği değiştirilmiş tavuk beslenmesi halinde bunun kitlesel ölçekte tedavi için kullanılabileceğini kaydetti.

Araştırmacılar, tavukların ürettiği yumurtaların insan tedavisinde kullanılabilmesi için yasal düzenlemeler gerektiğine, bunun da gerçekleşmesinin 10 ila 20 yıl alabileceğine dikkati çekti.

Çalışmanın sonuçları, "BMC Biotechnology" dergisinde yayımlandı. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum yazarak Haberin Kapısı Kurallarını kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz demektir. Yazılan yorumlardan Haberin kapısı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.