Felsefi Bir Nükte; İnkarın Temeli

Bütün kainat, nizamlarıyla atomlarıyla, hücre­leriyle, madde ve elementlerinin sentez ve analizle­riyle parmak kaldırarak kendi lisanlarınca herşeye hareket verip yöneten bir yaratıcının varlığına şahit­lik etmektedir,

TASAVVUF 05.11.2020, 20:45 07.11.2020, 21:33 Ramazan Peri
311
Felsefi Bir Nükte; İnkarın Temeli

Bilinmeli ki, birşeyi inkâr etmek, iki esasa da­yanmaktadır.

O şeyin gereksiz oluşu,

O şeyin imkansız oluşu. Şöyle ki:

Diyebilirsiniz ki: “Bu şey, gereksizdir. Ge­reksiz olduğu için de onunla meşgul olmak, icap etmez. Çünkü onunla meşgul olmak neticesiz ve fay­dasızdır. Böyle olunca da, bu geniş ve külli tasarruf­la uğraşmak boş bir iş sayılır. Ama bir fayda sağlar ve netice verirse, onun yapılması gerekir.”

Yine diyebilirsiniz ki : “Bu şey, hiç bir za­man varolmayacak. Çünkü, onu icad etmek, müm­kün değildir. Zaten icad edecek kimse de yoktur. Çünkü, bu iş, büyük bir kuvvete, genel bir tasarrufa ve olağanüstü bir ilim ve tecrübeye muhtaçtır. Ama mülk, hüküm ve kuvvet sahibi biri varsa ve bu zat, bunları yapabilecek geniş bir tecrübe ve bilgiye de sahipse, benim ona karşı hiçbir itirazım yoktur. ”

Şimdi gelelim insanların Mahşerde toplanması­nın lüzumuna : Bir mahkemenin kurulması ve insa­nın yaptıklarının hesabım vermesi lüzumlu ve hatta çok gereklidir. Çünkü, dünya istasyonunda hak ve hukukun gözetilmesi, insanlar arasında eşitliğin sağlanması, zalimin elinin mazlumun boynundan çekilmesi bilindiği ve görüldüğü üzere haksızlıklara nispetle daha azdır.

Öyle ise bu hakların yerine getirilmesi, sahip­lerine verilmesi, arzu edilen adaletin gerçekleşmesi gerekir ki, böylece gönüller huzura kavuşsun. Göz­yaşları, sevinç ve mutluluğa dönüşsün.

Mahşerde toplanmanın imkânsızlığı görüşüne gelince: tam aksine bunun mümkün olduğu apaçık ortadadır. Çünkü biz, insanların gözü önünde yer­den bir avuç toprak alarak: “Ben bu topraktan sizi hayrete düşürecek işler ve sizi şaşkıına çevirecek fabrikalar yapacağım, siz de göreceksiniz. ” diyen bir kimse görsek ve bu kimse, gerçekten herkesin gözü önünde işe koyulsa, bir avuç topraktan büyük bir saray yapsa, bu saray, taşlan, katlan, tavanlan, kapılan, pencereleri, bahçeleri, merdivenleri, döşe­meleri, koltuklan, kaplan, elektriği, suyu, yiyecek ve içecek depolan ve yaşamak için gerekli olan her- şeyi ile mükemmel ve donatılmış bulunsa; mi man, bu haşmetli ve görkemli binayı dilediği gibi idare etse, küçücük bir taşı bile bağlamaya yeterli olma­yan bu bir avuç toprakla başlayıp, gözle görmeden aklın kabul etmeyeceği muazzam bir bina meyda­na getirse, görenleri hayrete düşürmüş olur. Onlara ilmi gücünü, herkesi aciz bırakan kuvvetini göster­miş, onları şaşkına çevirmiş ve gözleri önünde yap­tığı bu işle, olağanüstü bilgisini ilan etmiş olur. Sonra bu kimse, yaptığı işi görenlere:

"Ben, bu kal ’a gibi sağlam olan ve şu küçücük, değersiz topraktan inşa ettiğim kıymetli sanat eseri binayı yıkabilirim. Bu binanın her bir zerresi, dar­madağın olur. Bu dağılma ve parçalanmadan sonra ilk şekli ve ilk planı üzere bütün teferruatı ve müş­temilatı ile yeniden inşa edebilirim ” dese, aklı ba­şında olan hiç bir kimse, artık gözleriyle gördükten sonra bunu inkâr edebilir mi? Çünkü, “Göz şaşma­dı ve sınırı aşmadı” (1)

Evet, bu ikinci inşa, birinci defa güzel yapıla­nın tekrandır. Birşeyi ilk defa yapmak ve icad et­mek, onu sonra tekrar tekrar yapmaktan çok daha zordur. Bir mühendis, bir şeyin haritasını çizdikten, plan ve krokisini yaptıktan ve gerekli parçalan bira- raya getirdikten sonra onu tekrar parçalara ayırarak, binlerce defa bile tekrar yapabilir. “Habibim, de ki: Onu ilk defa yaratan, diriltecektir. O, bütün yaratılanları çok iyi bilir.” (2)

Bilinmeli ki, varlıklar içinde en açık bir şekilde bulunan Allah-ü-Teala’dır. Böyle olunca, ilk tanı­nacak varlığın Allah olması, bunun akla çok yatkın ve herşeyden önce bulunması gerekir. Ama bunun aksi görülüyor. Evet, yazı yazan veya dikiş diken bir insan gördüğümüz zaman onun sağ olduğu, bize göre en açık bir bilgidir. Onun bilgisi, hayatı, gücü, yazı yazmayı ve dikiş dikmeyi istemesi bize göre diğer zahiri ve batini sıfatlanndan daha belirgindir. Çünkü onun şehvet, öfke, sağlık, hastalık gibi batini sıfatlarının hiç birini bilemeyiz. Zahiri sıfatlarının da bir kısmını bilemediğimiz gibi, uzunluğunun öl­çüsü ve renginin değişmesi gibi diğer bir kısmında da şüphe ederiz. Ama Onun hayatı, gücü, iradesi, bilgisi ve sağlığı, her ne kadar görme duyusu ile il­gili olmasa bile bizce ortadadır. Bunlar, görme du­yusu ile müşahede edilemediği gibi diğer duyularla da müşahede edilemez. Sonra Onun hayatım, gücü­nü, iradesini, organlannın hareketi ve dikişinin ese­rinden başka birşeyle bilmeniz de mümkün değildir.

Eğer biz, bu alemde bulunan şeylere eşit bir şekilde bakacak olursak, onlan sıfatlarından başka hiç bir şeyle tanıyamayız. Oysa ki, onlann hepsi de, apaçık ortada bulunmaktadır.

Gizli ve açık duyulanınızla idrak ettiğimiz ve gördüğümüz herşey, taşlar, bitkiler, ağaçlar, canlı­lar, nizam ve intizamıyla yer ve gökler, denizler ha­valar, ceryanlar, cevherler, arazlar, maddeler, bun­ların sentez ve analizleri, şekil ve hücreleri zaruri olarak Allah’ın varlığına, kudretine, ilmine ve diğer sıfatlarına şahitlik etmektedir.

Belki de O’nun varlığına ilk şahit, bizim ruhu­muzun düzeni ve vücudumuzun tanzimidir. Sonra da duyulanınızın cihazları, aynaları, telefonları, ve akıl makinesiyle anladığımız herşey, O’nun şahidi­dir. Bu duyulanınızın herbiri, O’nu idrak etmekte ve O’na şahitlik yapmaktadır.

Bütün kainat, nizamlarıyla atomlanyla, hücre­leriyle, madde ve elementlerinin sentez ve analizle­riyle parmak kaldırarak kendi lisanlarınca herşeye hareket verip yöneten bir yaratıcının varlığına şahit­lik etmektedir,

Bunlar, bir yaratıcının varlığım gösterdiği gibi zaruri olarak O’nun ilmini, kudretini ve hikmetini de göstermektedir.

Elinin hareketinden ibaret olan, hissedebildiği­miz bir tek şahidi olan kâtibin hareketi bizce açık ve sabit olur da içimizde ve dışımızda ne varsa, hepsi, kendisine, sonsuz ilmine ve tükenmez kudretine şa­hit olan Allah’ın varlığı, nasıl açık ve sabit olmaz?

Bütün zerreler, terkip, madde, element, hare­ketlerindeki düzen, fayda ve yaratılış kanunlarının planı üzere seyredişleri ile seslenerek, planlarının kendiliğinden olmadığını, hareketlerinin kendileri tarafından gerçekleştirilmediğini aksine dışardan bir gücün idaresine muhtaç olduklarını haykırmaktadırlar.

Buna önce organlarım ve onların değersiz bir maddeden oluşan planı şahitlik ediyor. Eğer bu or­ganların ve muazzam bir fabrikayı andıran vücu­dumuzun çok değersiz bir damla sudan meydana geldiğini görmemiş olsak, akıl, bunu imkânsız bu­lacaktı.

Şeyh Muhammed Nurullah El-Cezeri/Çekirdekler ve Gerçekler

Tercüme: Abdullah Yücel 

---------------------------

(1) Necm : 17

(2) Yasin : 79

Yorumlar (0)
11
az bulutlu
Namaz Vakti 20 Nisan 2021
İmsak 04:37
Güneş 06:11
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:56
Yatsı 21:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23
Günün Karikatürü Tümü