Haberin Kapısı

Şeyh Muhammed Said Ramazan el-Buti'nin Hayatı

BİLİM TEKNOLOJİ

Muhammed Said Ramazan el-Bûtî önemli ve değerli çağdaş İslâm âlimlerinden biridir. Bu bölümde, el-Buti’nin hayatı, kişisel yönü, ilmî kişiliği ve eserleriyle beraber el-Buti’nin faaliyetlerini, onu etkileyen şahsiyetleri, tasavvuf anlayışı ve onunla ilgili yapılan çalışmaları ele aldık.

Cizre bölgesi, tarihi boyunca hayatın bütün alanlarında mümtaz şahsiyetler yetiştirmiştir. Bu şahsiyetler arasında özellikle İslâm âlimleri, önemli bir yer tutmaktadır. Bu âlimler arasında el-Kâmil fi’t-Târîh adlı kitabıyla meşhur, büyük tarihçi İbnu’l-Esîr, ünlü kırâât âlimi Ebu’l-Hayr, Muhammed Said el-Cezerî (Şeyh Seyda), el-Câmiu beyne’l-İlmi ve’l-Ameli’n-Nâfi fi’s-Sinâati’l-Hiyel adlı ünlü eserin sahibi, Ebu’l-İzz b. İsmail er- Razzâz el-Cezerî (v.1206), son dönemlerde de Şeyh Ahmed el-Cezerî, Molla Ramazan el-Bûtî, Mollâ Sâlih el-Bûtî gibi daha birçok âlim yetişmiştir.

Araştırmamızın konusu olan Muhammed Said Ramazan el-Bûtî’de bu değerli âlimlerden birisidir. İslâm âleminde en çok fıkhıyla, davetçi kişiliği ve siyasetle olan ilişkisiyle gündeme gelmiştir. Dört ehl-i sünnet fıkıh mezhebi, ehli sünnet (özellikle Eşarî) akidesi, soğukanlılığı ve delîllerinin kuvvetli olmasından dolayı onu Gazâlî’ye benzetenler olmuştur.[1] [2] Ayrıca İslâmî ilimler ile ilgili yazdığı 70’e yakın eserle, farklı camilerde yıllarca verdiği vaaz ve hutbelerle İslâm âlemine kendisini âlim, vaiz ve hatip olarak kabul ettirdiğini söyleyebiliriz.

Bûtî’nin akademik hayatı boyunca başlangıcından vefatına kadar televizyon, radyo, internet ve kitapçılarda hatip, vaiz ve yazar olarak her türlü iletişim aracında görüldüğü söylenebilir. Hem Suriye’deki Mevlânâ Rıfâî, Tengîz ve Emevîye Camilerinde hem de şehit edildiği İmân Mescîdi’ndeki vaazlarını, cami içine ve avlusuna sığmayacak kadar kitleler, onun konuşmalarını ve derslerini dinlerlerdi. Avrupalı Araştırmacı Andreass Christmann, dînî prensipleri uygulamayanların ve hatta gayrı Müslimlerin bile Bûtî’yi dinlediklerini, onun diğer âlimlerden farklı özellikleri  öğrenmek için çeşitli faaliyetlerine katıldıklarını ifade etmektedir.[2] 

Bûtî, 2005 yılında Dubâî Kur’ân'a Hizmet Kurulu'nun her yıl İslâm dünyasından bir âlime verdiği "Örnek İslâm âlimi" ödülüne layık görüldü. Ürdün Kraliyet Akademisi'nin İslâm dünyasında en etkili 500 şahsiyeti seçmek gayesiyle 2012'de düzenlediği ankette 22. sırada yer almıştır.

İtikatta Eşarî kelam ekolünü benimseyen Bûtî, bu zeminde Selefiliğe karşı eleştirileri ile bilinmektedir. Fıkıh ekolü olarak da Şâfiî mezhebini benimsemektedir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki geleneksel Kürt tabanında ve Şâfiî mezhebini benimseyen muhafazakâr tabanda etkinliğe sahiptir. Bu araştırma, bir anlamda Bûtî’nin hayatı, eserleri ve fâkihliğiyle ilgili bir değerlendirme girişimi olacaktır. Aynı zamanda Suriye’de sünnî İslâm’ın çoğunluğunu temsil eden bir âlimin, fıkıh açısından portresini çizmeye çalışacaktır.

Bûtî’nin asıl ihtisası İslâm hukukunda olmuştur. Bu konuyu seçmemizin asıl amacı, farkında olunan ama fazla üzerinde çalışmalar yapılmamış, içtihat ve maslahat prensipleri ile beraber cihâd, bidat, mezhepsizlik kavramları üzerinde duran, çalışmalarını bu alanlarda yoğunlaştıran, İslâm’ın temel ilke ve prensiplerden sapmadan çağımızın istek ve problemlerine çözümler arayan Bûtî’nin hayatı, İslâm fıkhına dair eserleri ve fıkhî görüşleri ile ilgili çalışmalarını değerlendirmeye çalışmaktır.

ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE KAYNAKLARI

Araştırmamızda Bûtî’nin hayatını, ilmî kişiliğini, eserlerini, usûl ve furû ile ilgili görüşlerini ele aldık. Bu alanda yazmış olduğu eserlerini değerlendirdik. Araştırmamızı hazırlamamızda Bûtî’nin bizzat kendi kaynaklarından yararlandık. Yararlandığımız Bûtî’nin usûl kitapları şunlardır:

  • Davâbitu’l-Maslaha fi’ş-Şeriati’l-İslâmîyye,
  • Mebâhisu’l-Kitâbi ve’s-Sünne,
  • el-Lâ Mezhebiyyetu Ahteru Bidatin Tuhaddidu’ş-Şeriatı’l-İslâmîyye
  • İşkâliyeti Tecdîdi Usûli’l-Fıkhi.

Araştırmamızda yararlandığımız furû ile ilgili eserleri de şunlardır: [3]

  • Ma’ aan-Nâs Meşveratun ve Fetâvâ I-II,
  • Kadâyâ Fıkhıyye Muâsire I-II,
  • Meşverât İctimâiyye,
  • Muhâderât fi’l-Fıkhı’l-Mukâren,
  • el-Cihâdu fi’l-İslâm Keyfe Nefhemuhu ve Keyfe Numârisuhu,
  • Mes’eletu’t-Tahdîdu’n-Nesli Vikâyeten ve İlâcen
  • el- Mer’etu beyne’t-Tuğyâni’n-Nizâmi’l-Ğarbi

Araştırmamızda yararlandığımız diğer eserler:

  • Babasının hayatını ele aldığı “Hâzâ Vâlidî min Vilâdetihî İlâ Vefâtihî” adlı kitabı.
  • Yrd. Doç. Dr. Abdulhadi Timurtaş[4]’ın Bûtî’nin edebî kişiliğiyle ilgili yazdığı “ Muhammed Said Ramazan el-Bûtî’nin Edebî Kişiliği” makale.
  • Andreas Christmann’ın kaleme aldığı “Müslüman âlim ve Dînî Lider: Eş- Şeyh Muhammed Said Ramazan el-Bûtî” isimli makale.

Bunlarla beraber Bûtî hakkında yazılan yazılardan, kitaplarına yapılan tercümelerden, onun hakkında yazılan makaleler, tezler ve onun aleyhinde yazılan reddiyelerden ve eleştirilerden faydalandık. Tezin metot, plan ve projesi için de çok değerli danışman hocam Yrd. Doç. Dr. Aydın TAŞ’ın çalışmalarından yararlandık. Bu çalışmanın, Bûtî ile ilgili yapılan çalışmalardaki boşluğu doldurmasını ve bundan sonra yapılacak olan çalışmalara katkıda bulunmasını temenni ediyoruz.

BÛTÎ’NİN HAYATI, ESERLERİ VE İLMÎ KİŞİLİĞİ

Araştırmamızın bu bölümünde, Bûtî’nin doğduğu ve yetiştiği çevre, ilmî tedrisâtı, eserleri, ilmî ve akademik yönü ile beraber tasavvuf ve siyaset anlayışını ele alacağız.

BÛTÎ’NİN HAYATI

Doğumu ve Ailesi

Muhammed Said b. Ramazan b. Ömer b. Murat el-Bûtî, 1929 yılında Cizre’ye (Cizîra Botan) bağlı Celıka köyünde doğdu. Türkçe adı Yağmursuyu olan köy şuan Şırnak ili Güçlükonak sınırları içerisindedir. Babası meşhur Molla Ramazan el-Bûtî, annesi ise Mence hanımdır. Kürt bir ailenin çocuğudur. Diğer kardeşleri doğduktan kısa zaman sonra ölmüşlerdir. Daha sonra Muhammed Said doğmuş, babası onu çok sevdiği Cizre’nin tanınmış âlimlerinden, muttaki bir zat olan Şeyh Said Seydâ’ya[5] götürmüş, Şeyh Said Seydâ, onun için duada bulunmuş ve ona kendi adı olan Said ismini vermiştir.”[6]

Bûtî’nin deyimiyle babası, 1934 yılında o dönemde mütedeyyinlere yönelik yapılan siyasi baskılara dayanamayarak, bütün malını mülkünü kardeşlerine ve akrabalarına bırakarak, gizlice eşini, oğlu Muhammed Said’i, kızları Zeynep ve Rukiye’yi yanlarına alarak Şam’a gitmek için yola çıkar. Öncelikle Dicle nehrini kelek’le geçtiklerini, daha sonra Türkiye-Suriye sınırını geçerek karşılaştıkları ilk Suriye köyü olan Ayndivar’a vardıklarını, orada köyün muhtarı onları karşılayıp, birkaç gün evinde misafir ettikten sonra, Suriye vatandaşlığına kayıtlarını kendisinin yaptığını belirtir. Muhtâr, resmî nüfus kayıt evraklarını Molla Ramazan’a verir ve Şam’a yolculuk başlar.

Şam’da genellikle Kürtlerin yaşadığı, Rükneddîn’deki Kürt mahallesine yerleşirler. Daha birkaç ay geçmeden kız kardeşi Rukîye, beş yıl sonra da kardeşi Zeynep vefat eder. Aynı dönemde Naime adında bir kız kardeşi daha dünyaya gelir. 1942’de Bûtî, daha on üç yaşındayken annesi vefat eder. Babası Türk bir aileden bir kadınla evlenir. Bu hanımından Zeynep ve Hatice adında iki kız çocukları dünyaya gelir. Bûtî, 1947’de on sekiz yaşına geldiğinde babası onu evlendirmekte ısrar eder. Bûtî’den birkaç yaş büyük, eşinin (üvey annesinin) kız kardeşiyle evlendirir. Bu evlilik sayesinde Bûtî, Kürtçe ve Arapça’nın yanı sıra Türkçe’yi de öğrenir. Bu evlilikten altı erkek ve bir kız çocuğu dünyaya gelir.[7] [8] [9]

Baba Molla Ramazan, Şam’a geldikten sonra ilk başta kendini âlim olarak tanıtmaz, geçimini sağlamak için İslâmî ilimler ile ilgili kitapları, büyük bir kitabevi ile anlaşarak, Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgelerine götürüp satar, dönüşte de Şam’da satmak için yağ, peynir ve tahıl gibi şeyleri getirir. Böylece yılda bir iki sefer düzenler, geri kalan zamanını da ilimle, ders okutmakla geçirir. Şam’daki Kürt mahallesine yerleştikten kısa bir süre sonra, Şâfiî fıkhı konusunda Şâm’da şöhret bulur. Daha sonra mahallede yapılan Rufâî camisine resmî imâm olarak atanır, orada İslâmî ilimler derslerini verir.[10]

Eğitimi

Bûtî, altı yaşındayken babası onu Kur’ân dersi veren bir kadına götürür, onun yanında altı ay gibi kısa zamanda Kur’ân’ı hatmeder. Sonra onu dîn eğitimi ağırlıklı bir özel okula kaydeder. Şeyh Hasan Habanneke el-Meydanî[11] [12] [13] ile tanıştıktan sonra, onun yönettiği, et-Tevcîh el-İslâmî Koleji’ne kaydını yaptırır. Şeyh Hasan Habenneke’nin yanında nahiv, mantık, belâgât usûl vb. ilimleri okur. [12]

Bûtî, ayrıca babasının yanında da o günün medreselerinde okunan birçok kitabı okur. 1953 yılının başlarına kadar toplam altı yıl bu kolejde eğitim görür, ilmî hayatının temeli bu yıllarda atılır. Buradaki eğitimini bitirdikten sonra askerliğe çağrılır. Askerliğini tecil edebilmesi için bir Üniversiteye kaydolması gerekir, o zaman henüz Dımaşk Üniversitesinde İlahiyat Fakültesi açılmadığından dolayı, bu engeli aşmak için 1953 yılında Mısır’a gider ve oradaki Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesi’ne kaydını yapar. 1956 yılında Ezher Üniversitesi’ni bitirir. Şâm’a dönünce o yıl açılan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokul ve liselerde dîn eğitimi dersini vermek için sınava katılır ve bu sınavda başarılı olur. Aynı yıl eğitim camiasına katılır. Humus’a öğretmen olarak tayin edilir. Bu görevinden sonra 1960’ta Dımaşk Üniversitesi Şeriat Fakültesi’ne asistan olarak atanır.

Bûtî, 1965 yılında doktorasını tamamlamak için Mısır’a geri döner. Davâbitu’l- Maslaha fi’ş-Şeriati’l-İslâmîyye (İslâm Hukukunda Maslahat) isimli doktora tezini “Bi Takdiri Mümtaz” (pekiyi) derecesiyle tamamlayıp, Suriye’ye geri döner. 1970’te doçent, 1975’de profesör, 1977’de Şeriat Fakültesi’nin dekanı olur. Bu görevine 1993’te emekli olana kadar devam eder. Bûtî, ana dili Kürtçe’nin yanında Arapça, Türkçe ve İngilizce de bilirdi.[14]

Resmî Görevleri

Bûtî, Ezher Üniversitesini bitirdikten sonra 1958-1960 yılları arasında Humus’ta Milli Eğitim’e bağlı “Dâru’l-Muallimîn el-İbtidâiyye” okulunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerini verir. 1965 yılında Dımaşk Üniversitesinde asistan olarak çalışmaya başlar. Bu üniversitede İslâm Hukuku ve Mezhepleri profesörü olarak İslâm hukuk Tarihi, İslâm Mezhepleri Tarihi, Karşılaştırmalı Fıkıh, İslâm Akâidi ve Siyer derslerini verir. 1975’te İslâm İnancı ve Mezhepler Tarihi bölüm başkanlığını, 1977’de ise Fakülte dekanlığı gibi idari görevler yürütür. 1981 yılına kadar sadece akademik olarak görev yapar.[15]

İlmî ve İrşadî Faaliyetleri

İlmî Faaliyetleri

Bûtî, yazdığı kitap ve makaleler ile üniversitedeki görevi dışında aktif olarak uluslararası birçok konferanslara, sempozyumlara ve kongrelere katılır. İlerlemiş yaşına rağmen bu tür faaliyetleri vefatına kadar sürdürmeye devam eder, bu maksatla Türkiye’de birçok konferansa katılmıştır.

Bûtî, Şam Âlimler Birliği Başkanlığı, Ürdün Âl-i Beyt Müessesesi ve Üniversitesi Danışmanlığı, İslâm Fıkıh Akademi üyeliği, Ürdün’ün başkenti Amman’da bulunan Kraliyet İslâm Medeniyeti Araştırmaları Konseyi, Ebu Dabi’deki Taba Kurumu Yüksek İstişare Konseyi, Oxford Academy İdare Meclisi üyeliği, Şam İslâm Bankası Şer’î Gözetim Hey’eti, gibi birçok ilmî heyetlerde üye olarak görev yapmıştır.[16]

İrşadî Faaliyetleri

Bûtî, 1981’den sonra akademik göreviyle birlikte Sancaktar Mescîdi’nde kürsü dersleri verir. Kısa sürede cemaat çoğalır ve yer dar gelir. Oradan daha büyük bir yer olan Tengîz Mescîdi’ne, burası da yetmeyince oradan da daha büyük olan İmân Mescîdi’nde haftalık vaazlar verir. Kısa bir süre içinde etrafına birçok genç toplanır.

Bûtî, irşadî faaliyetlerini birçok ülkede özellikle İslâm ülkeleri, Avrupa ve Amerika’da uluslararası kongrelere ve konferanslara konuşmacı olarak katılarak yapar.17

Bûtî, ayrıca mukâyeseli İslâm hukukuyla ilgili dersleri, video kasetleri, televizyondaki dînî konuşmaları ve el-İctihâd ve en-Nehcü’l-İslâmî gibi dergilerde çıkmış birçok makalesi bulunur. Birçok televizyonda çeşitli programlara katılır. Eş-Şâm adlı televizyon kanalında “Lâ Ye’tîhi’l-Bâtıl(Bâtıl Bulundurmaz)”, es-Sûriyye uydu kanalında “ed-Dirâsâtu’l-Kur’aniyye(Kur’ân Dersleri)”, er-Risâle kanalında, “el- Kelimu’t-Tayyîb(Güzel Söz)” ile “Meşâhıd ve İber(Dersler ve İbretler)” adlı programları yapar, ayrıca İkra kanalında “Fıkhu’s-Siyre” derslerini verir.

Aslen Suriyeli olan ancak şu an İngiltere'de yaşayan Prof. Ahmed Beşsem Saî, Bûtî'nin "Haza mâ kultuhu" kitabının 2. baskısına (Bûtî’nin Hafız Esed, Kral Hüseyin, Fas kralı Hasan, Beşşâr Esed gibi devlet başkanlarına söylediği sözleri bir araya getirdiği kitabında) yazdığı önsözde Bûtî’nin irşadi faaliyetlerine şöyle değinmektedir: "Yirmi sene önce Suriye'den ayrıldığımda camiler cemaate hasret idi. Şimdi ise camiler, yeni cemaatlere yer bulmak için, boş arsalar arıyor. Ayrıldığımda gençlerden namaz kılanlar iyice azdı, şimdi ise onlar çoğunlukta. O zaman kadınlardan başörtülü olanlar nadirdi, şimdi ise örtünmeyen nadir. Bütün bu gelişmeler Allah'ın lütfundan sonra Üstat Bûtî ve onun gibi örnek şahsiyetler sayesinde olmuştur. Çünkü o, şiddet yerine söylemi, hakaret yerine hikmetli davranmayı ve yumuşak sözü tercih etmişti.”[17] [18] [19]

Vefatı

Arap baharının 2011 yılında başlamasıyla olayların Suriye’ye sıçraması, Esed’ın toplumu etkilemek için özellikle Bûtî’yi kullanmak istemesi, Bûtî’nin birçok kesime hedef olmasına sebep olduğu söylenilebilir. Bûtî, 21 Mart 2013 tarihinde, 84 yaşındayken Şam’da İmân Mescîdi’nde kürsüde vaaz verirken, torunu ve başka Müslümanlar ile birlikte şehit edilmiştir.

Mahsum ASLAN

Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

------------------------------

[1] MSJIDOBA, “ed-Dâiye: eş-Şeyh ed-Doktor Muhammed Said Ramazan el-Bûtî Hayâtuhu ve Âsâruhu,” //www.msiidoba.com. (erişim: 11.01.2014).

[2] Andreas Chnstmann, “Müslüman Âlim ve Dini Lider: Şeyh Muhammed Said Ramazan el-Bûtî”, Çev. Muammer İskenderoğlu, Usûl İslâmi Araştırmalar Dergisi, Sayı: 2, Temmuz-Aralık, 2004, ss. 129-154, s.130.

[3] Hişâm Uleyvân, Fâdî el-Gavvûş, el-Bûtî: ed-Davetu ve’l-Cihâdu ve’l-İslâmu’s-Siyasi, Merkezu’l- Hadare li’t-Tenmiyeti’l-Fikri’l-İslâmî, Beyrût, 2012, 20.

[4] Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde öğretim görevlisi, aynı zamanda Bûtî’nin akrabasıdır.

[5] Şeyh Muhammed Said Seydâ, 1889 yılında Cizre’de doğdu. Eğitimini bölgedeki medreselerde tamamladı. Erken yaşta müderrisliğe başladı. Kırk yaşında şeyhi Şeh Muhammed Nuri’den irşad iznini aldı ve şeyhinin vefatından sonra bölgedeki irşad faaliyetlerini yürütmeye başladı. 1968 yılında vefat eden Şeyh Seydâ’nın şu eserleri vardır: ed-Dabita fı’r-Rabita, et-Te’liffi’t-Te’lif, et- Tasavvuf, Tenbihu ’l-Müsterşidin, el-Mu ’cemu ’s-Sağir ve Divân. Bu eserlerin tümü matbudur.

[6] Muhammed Said Ramazan el-Bûtî, Hâzâ Vâlidî Min Vilâdetihi İlâ Vefâtihi, Dâru’l-Fikr, 1998, 23, (Çev. Abdulhadi Timurtaş, Babam Mollâ Ramazan el-Bûtî: Hayatı Düşünceleri Mücadelesi, Kent Yayınları, İstanbul, 2007, 30).

[7] Kelek: Irmaklarda işleyen ve şişirilimiş tulumlar üzerine kurulan bir tür saldır. Haluk Şükrü Akalın, Türkçe Sözlük, TDK, Ankara, 2010, 1380.

[8] Bûtî, Hâzâ Vâlidî, 34.

[9] Bûtî, Hâzâ Vâlidî, 55.

[10] Bûtî, Hâzâ Vâlidî, 37-38.

[11] Şeyh Hasan Habanneke el-Meydanî, 1908 yılında Şâm’da doğdu. el-Meydânî olarak şöhret bulmuştur. Şer’î ve Arabî ilimlerde mahir olmuş aynı zamanda tıp ve nebâtât ilimlerine de vakıf bir âlimdi. 1925 yılında henüz 17 yaşındayken Suriye’de Fransız sömürgeciliğine karşı mücadele etmiştir. Daha sonra kendini ilme adamış, bu yolda ensitütü ve kolej açmış, bu okullarda eş-Şeyh Sâdık Habenneke, eş-Şeyh Abdurrahman Habenneke, eş-Şeyh Hasan Hattâb, eş-Şeyh Muhammed Kerîm Râcıh ve Dr. Mustafa el-Hınn gibi birçok ilim adamı yetişmiştir. Onlardan biri de et-Tevcîhi’l- İslâmî Kolejinden yetişen Muhammed Said Ramazan el-Bûtî’dir. Şeyh Hasan Habanneke el- Meydanî, yetiştiği Suriye’de birçok cemiyetin faaliyetlerinee katılmış, “Rabitatu’l-Ulemâ” cemiyetinin kurulması heyetinde bulunmuş ve cemiyetin genel sekreteri olmuştur. 1978 yılında vefat etmiştir. Uleyvân, el-Gavvûş, el-Bûtî, 38.

[12] Bûtî, Hâzâ Vâlidî, 62-63.

[13] Bûtî, Hâzâ Vâlidî, 127-128.

[14] Muhammed Said Ramazan, el-Bûtî, “es-Sîretü’z-Zâtiyye”, //www.neseemu’s-sham.net, (erişim: 01.02.2013).

[15] Abdulhadi Timurtaş, “Bûtî’nin Edebi Kişiliği”, Uluslararası Şırnak ve Çevresi Sempozyumu, Sayı 9­ 10, Mayıs 2010, ss. 33-38, 676.

[16] MSJIDOBA, “Dâiye eş Şeyh ed Doktor Muhammed Said Ramazan el Bûtî Hayâtuhu ve Âsâruhu,” //www.msjidoba.com, (erişim: 15.01.2013); Uleyvân, el-Gavvûş, el-Bûtî, 21.

[17] Bûtî, es-Siratuz’zatiyye, //www.neseemu’s-sham.net, (erişim: 12.02.2013).

[18] Uleyvân, el-Gavvûş, el-Bûtî, 22.

[19] Muhammed Said Ramazan el-Bûtî, Hâzâ Mâ Kultuhû Emâme Ba’di’r-Ruesâi ve’l-Mulûk, Dâru İkra, Dımaşk, 2001, 15.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.