Haberin Kapısı

Boşanan Karı Kocaya Nasihat Eden Bir Sistem Var mı Dünyada?

KADIN AİLE

İşte böyle bir durumda bile İslam’ın söyleyecek bir sözü vardır. Bu söz hiçbir medeni kanunda yer almayan sıcaklıkta bir sözdür. Bu söz biraz romantizm kokmaktadır, bu söz içinde biraz da hüzün barındırmaktadır.

Sizler birbirinizle içli dışlı olduğunuz halde onu (verdiğiniz mihri) nasıl alırsınız? Üstelik onlar sizden sapasağlam bir söz almıştı.

Nisa Sûresi 21

Eşler Birbirlerinin Sırdaşıdır.

Evlilikte asıl olan, evliliğin ölünceye kadar devam etmesidir. Ama daha önce de dediğimiz gibi evliliğin amaç ve hikmetleri kimi zaman gerçekleşmez. Günümüzde evlilik oranlarının düştüğünü, bununla birlikte evliliklerde boşanmaların da arttığını görmekteyiz. Bunun hem siyasi hem ekonomi hem kültür yozlaşması hem iç hem dış sebepleri vardır.

Sebep ne olursa olsun bazı evliliklerde boşanma kaçınılmaz bir hal alır. Eşlerin birbirlerinden ayrılması diğer ayrılıklar gibi değildir. Ortaklar da ayrılır, müttefikler de ayrılır, takımlar da ayrılır, gruplar da ayrılır, dostlar da ayrılır. Ama ayrılıklar içerisinde en ağır geleni elbette ki eşlerin ayrılmasıdır. Eşlerin ayrılması hem dramatik sonuçlar doğurur hem hüzne sebep olur hem travmalara neden olur hem de kimi zaman büyük sorunları da beraberinde getirir.

İslam’ın müdahale ettiği en büyük alanlardan biri de boşanmadır. İslam, sağlıklı bir boşanmanın gerçekleşmesi için elinden geleni yapmıştır. Bundan olsa gerek Kur’ân’da namazdan daha çok boşanmayla ilgili ayetler vardır. Boşanma hukukuyla ilgili ayetlerin sayısı bir hayli fazladır. Amaç, kırıp dökmeden ve meşru sınırlar içerisinde sağlıklı bir boşanmanın gerçekleşmesidir. Bunda hem erkeğe hem kadına büyük görevler düşmektedir.

Evliliğin boşanma ile sonuçlanmasında en büyük sıkıntı mihir, nafaka, ev eşyaları üzerinde olmaktadır. Yani ekonomik nedenler, evliliğin son bulmasında ekonomik krizlere neden olmaktadır.

Boşanma gerçekleştikten sonra mihir her halükarda kadının hakkıdır. Erkeğin bunu vermeme, vermek istememe gibi bir lüksü ve hakkı yoktur.

Evlilik ister kısa sürsün ister uzun sürsün halvet ve cima gerçekleşmişse mihir tam olarak tahakkuk etmektedir. Hiç kimse boşanmak niyetiyle evlilik yapmaz. Bu nedenle de evliler, evliliğin güzelliklerinden istifade ederler. Eşler birbirlerine açılır, birbirlerine sırdaş olur, birbirlerinin mahrem yerlerini görür, birbirlerine güvenirler. Hemhal olurlar, içli dışlı olurlar, aynı yatağa uzanır, aynı banyoda beraber bulunurlar, birbirleriyle şakalaşır, birbirlerine naz ederler. Evliliğin tüm güzelliklerini yaşar ve bir elmanın diğer yarısı gibi birbirlerini tamamlarlar.

Ama günün birinde evlilik bazı nedenlere binaen devam edemez hale gelir ve istenmeyen bir son ile yani boşanma ile sonuçlanır. İşte böyle bir durumda bile İslam’ın söyleyecek bir sözü vardır. Bu söz hiçbir medeni kanunda yer almayan sıcaklıkta bir sözdür. Bu söz biraz romantizm kokmaktadır, bu söz içinde biraz da hüzün barındırmaktadır. “Sizler içli dışlı olmuştunuz, birbirinizle birlikte olmuştunuz, birbirinizle ilişkide bulunmuştunuz, hemhal olmuştunuz. Buna rağmen nasıl olur da ona verdiğiniz mihri isteme cüretinde bulunuyorsunuz? Ayrıca o kadınlar sizden sapasağlam bir söz almıştı. Bu mihri vereceğinize dair büyük sözler vermiştiniz.”

Hem ahlaki açıdan verdiğiniz sözü tutun hem de insani açıdan verdiğiniz ahde vefalı kalın ve kadınlara verdiğiniz mihri geri istemeyin. Verdiğiniz mihri almak için hileli yollara da başvurmayın!

Evet, İslam budur işte. İnsanların en mutlu gününde de yanında olan, en hüzünlü gününde de yanında olan sistemin adıdır.

Evlenenlerin yanında yer aldığı gibi boşananların da yanında yer alır. Bunu yaparak tarafların birbirlerine haksızlık etmelerinin önüne geçer.

Rabbim bizlerin yuvalarına saadetler nasip etsin! Yuvalarımızı her türlü fitneden, fesattan, ayrılıktan, gayrılıktan, anlaşmazlıktan ve tefrikadan muhafaza eylesin!

Murat Padak

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.