Haberin Kapısı

Çocuklarda Parmak Emme Alışkanlığına Nasıl Son Verilir?

KADIN AİLE

Çocuğa dünyaya geldiğinde dudaklarını bir vantuz gibi çekmek üzere emici bir kuvvet verilmiştir. 24 aylık bu dönemde çocuğun ağzına ne verilirse, onu emmeye çalışır. Ve bir süre sonra emdiği o şeye alışır. Parmağını emmeye de alışır. Parmak yeme, tırnak emme gibi istem dışı hareketler, ikinci çocukluk dönemi dediğimiz 4 yaşından sonraki döneme denk geldiyse, çocukta duygusal bir yoksunluk olup olmadığına bakılır.

0-2 yaş, emme refleksinin zirve olduğu bir dönemdir. Çocuk normalde 2 sene boyunca devam eden emme refleksine karşılık olan anne göğsünü bulamadıysa, başka bir şey emmek zorundadır. Elini ağzına alır, parmağını emmeye alışır. Ağzına emzik verilse, emziğe alışır. Eğer çocuk anne sütünü erken dönemde bıraktıysa, o takdirde yeni emdiği şeyi ileriki yaşlara doğru bir alışkanlık olarak götürür.

Şayet parmak yeme, tırnak emme gibi istem dışı hareketler, ileriki yaş dönemine;—yani ikinci çocukluk dönemi dediğimiz 4 yaşından sonraki döneme denk geldiyse, çocukta duygusal bir yoksunluk olup olmadığına bakılır. Çocuğun üzerinde herhangi bir baskı varsa, çocukta ruhen dengede olmayan bir şeyler mevcutsa, çocuk huzursuz bir atmosferdeyse, anne-babasıyla iletişimde sorunlar yaşıyorsa, kaygı ve korku içinde bırakılıyorsa çocuk parmağını ağzına sokarak, kendisini güvende hissetmek ister. Nasıl ki bir bebek kaygılandığında anne göğsünü emerek güven hisseder ve rahatlar, tıpkı onun gibi bir çocuk da kaygılandığında ağzına elini götürerek annesinden aldığı o güveni tekrar hissetmeye çalışır.

Parmak Emme Alışkanlığına Nasıl Son Verilir?

Çocuğa dünyaya geldiğinde dudaklarını bir vantuz gibi çekmek üzere emici bir kuvvet verilmiştir. Bu içsel enerjiyle birlikte çocukların dudakları kıpır kıpırdır. 24 aylık bu dönemde çocuğun ağzına ne verilirse, onu emmeye çalışır. Ve bir süre sonra emdiği o şeye alışır.

Şayet parmağını ağzına götürüp emmeye alıştıysa, bu dönemdeki emme refleksinden kaynaklanan bu durumun, duygusal yoksunlukla bir bağlantısı yoktur. O sebeple 4 yaşına kadar olan parmak emmede alışkanlığın sonlandırılmasına dikkat edilmesi yeterli olur:

Henüz bebeklik döneminin içindeyken, ilk aylarda, bebeğin eline eldiven takılarak, birkaç hafta boyunca elini ağzına götürmemesi sağlanır. Aynı zamanda anne, bebeğin ağlamaları sırasında bebeğinin ihtiyaçlarını giderip, tensel teması sağlarsa, bu davranış, alışkanlığa dönüşmeden son bulur.

Yoğun bir şekilde parmak emmeye alışan bir çocuk sözkonusuysa, fizyolojik olarak sağlığının bozulmaması için gerek ağız yapısına, gerek damak yapısına, gerekse parmak şekline zarar gelmemesi için, çocuk parmağı yerine, emziği emmeye alıştırılır. Parmakla emzik yer değiştirdiğinde; yani çocuk emziğe alıştıktan bir süre sonra da emzik bıraktırılır.

Parmak emme alışkanlığı çok yoğun değilse, o takdirde de, çocuğun elini ağzına götürmesine engel olacak, alışkanlığını unutturacak bir şeyler sunulması yeterlidir. Bu alışkanlık iradî olarak değil de çocuğa meşguliyetler sunularak olmalıdır. Parmakları, eli meşgul edilen çocuk, elini ağzına götürecek fırsatı bulamayınca, emmeyi unutacaktır.

Parmak Emme, Duygusal Yoksunluktan Kaynaklanıyorsa Ne Yapılmalı?

Çocuğun 0-4 yaştan sonraki dönemde duygusal yoksunluktan dolayı parmağını emiyor oluşu, aslında anne-babaya bir sinyaldir. Çocuk, bir şey kaybettiğini hissediyor ve kaybettiği şeyi alamayacağından dolayı endişeleniyorsa, bu kaygıyla baş edebilmek için, kendini emniyette hissetmek ister ve güven bağının kurulmasında en büyük yardımcı olan emme refleksi devreye girer. Çocuk annesinin göğsüne yaklaştığı gibi, parmağına yaklaşır.

İlk olarak ebeveyn, “Acaba çocuğumu bu kaygıya ne itti? Nasıl bir değişiklik oldu da çocuk kendisini güvende hissetmiyor?” diye çocuğun ortamına dikkat eder, kendisini sorgularsa, sorunun kaynağını bulması kolaylaşır.

Aslında, çocuk ile anne arasında bir bağlanma sorunu olduğu zamanlarda çocuk parmak emmeye yönelir. Annenin böylesi bir

durumda çocuğuyla arasındaki bağı gözden geçirmesi yerinde olur.

“Anne çocuğuna kendisini bırakabiliyor mu?”

Bırakamıyorsa, o bağda problem var demektir.

Bu bağın oluşumu, 2 yıl boyunca annenin bebeğiyle koyun koyuna, ten tene yatıyor olmasıyla, altını değiştirmesiyle, gece bebeği ağladığında kendini ona vermesiyle, vb. gerçekleşir. Böylesi bir ilgilenmeyle çocuk, anneyi kendisine bağlarken aslında kendisi de anneye bağlanır. Ama anne kendisini çocuğuna bırakamıyorsa, çocuk kendisini zorda hissettiğinde elini ağzına alıp kendini emniyette hissetmeye çalışıyor olabilir. Ama bu emniyet duygusunun, aslında, anneden alınıyor olması gerekir. O bağın tekrar tesis edilmesiyle, anne kendisini çocuğa bağlamalıdır.

Anne çocukla birlikte yatarken kendisini ona bırakırsa, çocuğuyla ten temasını sağlarsa, uyuduğu zaman çocuğunu seyrederken ruhunun çocuğuna doğru aktığını hissederse, anne o bağı yeniden tesis edebilir. Çocukla o bağ kuruldukça, çocuk da anneye yönelecek ve parmağını ağzından çekecektir.

Soru-Yorum

Kızım parmağını emerek uyuyor. Nasıl vazgeçirebilirim?

3.5 yaşında bir kızım var. Doğduğundan beri parmağını emiyor ve saçıyla oynuyor. Özellikle uyurken ısrarla emmek istiyor, başka türlü uyuyamıyor. Vazgeçirmek için ne yapılmalı?

3.5 yaşındaki çocuk emme alışkanlığıyla parmak emer.

Kızınız, doğduğundan beri parmağını emiyorsa, demek ki bu alışkanlığı emme refleksinin yoğun olduğu ilk 2 yılda oluşmuş. Bu durum çocuğunuzun ruhsal bir problemini değil, edindiği bir davranışı işaret eder. Eğer çocuğunuz emme dönemini geçtikten sonra bu alışkanlığa başlasa idi, o takdirde acaba duygusal bir sorun var mı, diye düşünmemiz gerekirdi. Siz kendi içinizde şu sorunun cevabını vermeye çalışın:

“Çocuğunuzu yeterince emzirdiniz mi?”

Eğer yeterince emzirdiğiniz halde, yani 2 yıl emzirdiğiniz halde, parmağını da emmişse, o takdirde bu alışkanlıktan vazgeçirmeniz daha kolay olur. Ancak 2 yıl emzirmediniz, emmeyi erken bıraktıysanız; o takdirde biraz zorlanabilirsiniz. Zira çocuğunuz, böylesi bir durumda, anne ile bağını parmağını emerek kurduğunu hayal etmiştir. Onun için parmak artık anne duygusu ile özdeştiği için çözümde biraz zorlanabilirsiniz.

Her halükârda, çocuğunuza parmağını emmek yerine, alternatif bir emme aracı temin etmelisiniz. Bu, emzik olabileceği gibi; temiz, küçük, hafif tatlandırılmış bir bez de olabilir. Bu esnada çocuğunuzla oldukça yakın olun. Çocuğunuz sizden anne duygusunu daha derin almaya başladığında parmağında hissettiği anne duygusu zayıflayacak ve böylece bırakması daha kolay olacaktır.

İkinci yöntem ise; onu devamlı meşgul tutmaya çalışın. Gündüz de akşam da eliyle bir şeyler yapmasını, eline oyuncaklar almasını sağlamaya gayret edin. Yani çocuğunuzdaki bu alışkanlığı unutturmaya çalışın. Bir psikolojik rahatsızlıktan bahsetmiyorsunuz onun için endişeli olmayın.

Oğlum parmağını emmeye başladı. Ne yapabilirim?

5 yaşındaki oğlum, kardeşi 22 günlük olunca, parmak emmeye başladı. Parmak emmeyi nasıl bıraktırabiliriz?

Çocukta duygusal yoksunluklar başlarsa, parmak emme görülebilir.

Sizin ilk başta düşüneceğiniz şey şu:

“Çocuğum şu anda beni kaybettiğini düşünüyor ve beni yeniden kazanmak için de cesareti yok, toparlayamıyor kendisini!”

Bu noktada nerelerde boşluk oluştuğunu bulmak için kendinizi bir seyredin: Acaba bebekle ilgilenirken, cıvıldaşırken büyük birazcık dışarı da mı kalıyor? Ya da büyük, bebeğe elini dokundururken “Oğlum dokunma şu anda ayağını çıkartırsın” mı diyorsunuz? Veyahut eve her gelenler “Ooo maşallah maşallah, ne kadar da tatlıymış” diye ilk olarak bebeğe mi yöneliyor?

Evin içerisindeki bu ve buna benzer tüm anormallikler çocuğun dışlanmasına sebep olur. Dışlandığını hisseden çocuk ise, sevgiyi kaybettiğini düşünerek hemen elini ağzına götürür.

Çözüm, çocuğun elini ağzına sokmamasını sağlamada değil, onu bu davranışa iten nedenlerin ortadan kaldırılmasındadır. Yansıyan problemi değil, kök problemi çözmeniz lazım. Büyük çocuğunuza, eski ortamını geri verin. Eskisi gibi değerli olduğunu hissettirin ona.

Bir de evinizde suni davranışların olup olmadığını kontrol edin. Çünkü suni davranışlar kıskançlığın en büyük sebebidir. Siz annesiniz. Bir anne, bebeğine nasıl yaklaşır? Bebeğini sever değil mi? Ama büyük alınacak diye, bebeğinizi sevmiyorsanız, onunla çok ilgilenmeyip, öylesine yatağına yatırıyorsanız, bu tahmininizin aksine, büyüğünü rahatsız eder.

Ya da şöyle söylüyorsanız; “Oğlum onu değil, ben seni daha çok seviyorum. Sen benim ilk göz ağrımsın.” Oğlunuz bu ifadeyle düşünür ki, “Demek ki annemin kendi çocuklarından birini tercih etme özelliği var. Kendi çocuklarından birini sevmeme gibi bir yeteneği var. O zaman benim de sevgiyi kardeşim gibi kaybetmemem lazım, kendimi sevdirmem lazım.” Bu da onu kaygıya iter.

Ya da bazı anneler, hastaneden gelirken yanlarında bir de oyuncak getiriyorlar. Bunu büyük kardeşe verip, “Bunu sana kardeşin aldı” diyorlar. Daha yürüyemeyen, konuşamayan bir bebeğin kendisine hediye alamayacağını düşünemez mi büyük çocuk?

Tüm bu suni davranışlar çocukta anormal davranışları tetikler. Yapılacak olan şey, bebeği sevmek, okşamaktır. Ama önceki sevgilerden hiç azalmamış vaziyette de büyüğü sevmeye devam etmektir. Eğer birisinin sevgisini azaltırsa anne, diğeri kaygıya kapılır!

Pedagog Dr. Adem Güneş

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.