Haberin Kapısı

Mescid-i Nebevide Minare ve Minber Yapılışı

İSLAM VE KÜLTÜR

Hz. Peygamber (s.a.s.) ashab ile beraber otururken bir ya­bancı geldiğinde Peygamberi­miz (s.a.s.)’i gurup içinde ayırt edemezdi. Bu yüzden sabahiler Peygamberimiz (s.a.s.) için, yabancıların geldiklerinde onu tanımaları için bir oturma yeri yapmak istediler.

Ömer b. Abdulaziz Mescidin her bir köşesine bir minare yaptırdı. Bu mi­narelerin gövdeleri dörtgen şeklinde ve 4x4 metre boyutlarındaydı. Eski dört minareye altı adet minare daha eklenmiş, toplam on tanedir. Yeni minareler beş şerefeli olup, uzunluğu yüz dört metredir. Her birinde 334 basamak vardır. Minarelerin ucunda bulunan âlemler 14 ayar altından, 420 kg. olup Türki­ye’de imal edilmiştir.

MİNBER

Hz. Peygamber (s.a.s.) ashab ile beraber otururken bir ya­bancı geldiğinde Peygamberi­miz (s.a.s.)’i gurup içinde ayırt edemezdi. Bu yüzden sabahiler Peygamberimiz (s.a.s.) için, yabancıların geldiklerinde onu tanımaları için bir oturma yeri yapmak istediler. Böylece Peygamberimiz’e (s.a.s.) killi topraktan bir oturma yeri yaptılar.

Minber, başlangıçta balçıktan yapılmış bir oturma yeri durumundaydı. Hz. Peygamber (s.a.s.) buraya oturur ve yabancılar geldiklerinde onu tanıyabilir­lerdi. Ayrıca cuma günleri onun üzerine çıkarak hutbe okurdu. Görünen o ki balçıktan yapılmış bu minber meşhur hurma ağacı kütüğünün bitişiğindeydi. Minber Medine yakınındaki ormanın ağaçlarından hicri dokuz ya da sekizinci senede yapılmıştı.

Minber’in Yapımı

Hz. Peygamber (s.a.s.) hutbe irat edip konuşma yaparken ayağa kalkar ve bazen uzun süre ayakta kalırdı. Bu durum onu yorduğu için bir hurma ağacı gövdesi getirtti ve bu toprak kazılarak, Hz. Peygamber (s.a.s.) kalktığında yas­lanabileceği şekilde yanına dikildi. Artık Peygamberimiz konuşma yaparken uzun süre ayakta kaldığında buna dayanıyordu.

Bu durumu Medine’ye yeni yerleşmiş bir kişi gördü ve yanındakilere: “Muhammed’e (s.a.s.) işini görecek bir şey yaptığımda beni öveceğini bilsem, üzerinde duracağı bir kürsü yapardım. O da dilerse oturur, dilerse ayağa kal­kar” dedi. Bu sözler Peygamberimiz’e (s.a.s.) ulaştığında “O adamı yanıma getirin” dedi ve geldiğinde ondan bu üç basamaklı minberi yapmasını istedi. Bu yapıldığında Peygamberimiz daha da rahatladı.

Hurma Kütüğünün İnlemesi

Peygamberimiz (s.a.s.) kendisine yapılan bu minberi kullanıp hurma kütü­ğüne yaslanmayı bıraktığı sıralarda bir gün bu kütük develerin inlediği gibi in­leyerek yakardı. Peygamberimiz minberin üst kısmından aşağıya inerek eliyle onu okşadığında ise sustu.

Hz. Peygamber (s.a.s.) minberin üçüncü basamağında durarak konuşurdu. Sonra Ebu Bekir hutbelerinde bir basamak aşağıya indi. Daha sonra ise Hz. Ömer bir basamak daha inmiş ve Hz. Osman ise hilafetinin altı senesi boyunca en alt basamakta ayakları zemine basarak hutbe irat etmiştir. Daha sonra mes­cide gelenlerin çoğalması üzerine, konuştuğunda insanların görebilmesi için Hz. Peygamber’in (s.a.s.) konuştuğu yere çıkmıştır.

Minber çeşitli idareci ve devlet adamları tarafından yenilenmiştir. Nihayet

Osmanlı Padişahı IV. Murat 998 H. tarihinde tam anlamıyla bir şaheser ve dünya harikası bir mermer minber yaptırıp göndermiştir.

Bünyamin Albayrak

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.