Medreselerde Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde inşa edilen medreselerde dini ilimlerin yanında nakli ilimlerin de okutulduğu ifade edilmektedir. Medrese görevlilerinin sayısı da kurumun büyüklüğüne ve okutulan derslere göre değişmekteydi. Medrese eğitimini başarıyla tamamlayanlara icazet verilir, belli bir süre kendisinde kabiliyet görülmeyen öğrenci uzaklaştırılırdı.

EĞİTİM 27.03.2022, 15:01 27.03.2022, 16:47 Ramazan Peri
Medreselerde Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri

Başlangıcından itibaren medresede yürütülen eğitim-öğretim faaliyetleri önemli bir husustu. Bazı kaynaklar Selçuklu öncesi ve Selçuklu döneminde inşa edilen medreselerde yalnızca dini ilimlerin okutulduğunu ileri sürerken, bazı kaynaklarda da bu medreselerde nakli ilimlerin de okutulduğunu ifade etmektedir.

Kuruluşundan Osmanlılara kadarki süreçte ve sonrasında medreselerde yürütülen tahsilde fıkıh ve ona yardımcı olan bütün sahalara öncelik tanınmıştır. Bunun yanında medrese görevlilerinin sayısı da kurumun büyüklüğüne ve okutulan derslere göre değişmekteydi. Öyle ki medreselerde bulunan belli başlı hocalara, okutulan derslere ve görevlilere baktığımızda;

  • Bölgedeki hadis şeyhlerini, onların doğum ve ölüm tarihlerini, ilmi durumlarını bildiren Muhaddisler;
  • Muhaddislerin rivayet ettikleri hadislerin lafızlarını tashih eden Şeyhü'l Hadisler veya Şeyhü'l Rivayeler;
  • Kur'an'ı ezberleyenenlerin derslerini takiple görevli olan Hafızlar;
  • Kur'an'ın ayetlerini açıklayan Müfessirler;
  • Talebeye ders veren Müderrisler;
  • Müderrislere yardımcı olan Muidler;
  • Ders çalışmaları esnasında öğrenciye yardımcı olan Müfidler;
  • Tartışılan konularda araştırma yapan Müntehiler;
  • Talebenin devam durumunu izleyen Katibu'l Gaybeler;
  • Öğrencinin kaydıyla ve onların derse ilgisini takiple görevli olan Zabitü'l Esmalar;
  • Küçük çocuklara İslamiyet'in esaslarını öğreten Muallimu'l Küttablar;
  • Halka ibretli olaylar ve sözler anlatan Kaslar ve Kariu'l Kesasiler;
  • Halka şiirler ve güzel sözlerle zühd, tevekkül gibi konularda vaaz veren Vaizler karşımıza çıkmaktadırlar.

Ayrıca Reis, Müftü, Kadı, Şahid, Mütesaddir, Müfid gibi görevlilerde olduğu belgelerde karşımıza çıkmaktadır. Hadisle ilgili bölümlerde yardımcıya Müstemli, dil hocalarına Nahvi denirdi. Kıraat hocaları da hadis hocaları gibi Şeyh olarak adlandırılırdı. Ribat, zaviye ve hankahlarda ders verenlere şeyh denirdi. Medreselerde ayrıca Nasih, Verrak, Musahhih, Muarrid gibi yazı ile ve yazı malzemesinin sağlanmasıyla ilgili görevlilerde bulunurdu (Bozkurt, 2003). Kur'an ve Kur'an ilimleri, Hadis ve ilimleri, Şafii usulü fıkhı ve Eş'ari Kelamı, Şafii fıkıhı, Arapça ve ilimleri, adap ve kısımları, Riyaziyat ve Feraiz ise bu medreselerde okutulan belli başlı derslerdendir (Talas, 2000). Bunların yanında bazı medreselerde tıp ve hey'et derslerinin de var olduğu ifade edilmektedir (Kuran, 1969).

Anadolu Selçuklu medreselerinde ise daha çok ihtisaslaşma görülür. Medreseler okutulan konulara göre Dar'ül Hadis, Fıkıh Medresesi, Tıp Medresesi şeklinde sınıflandırılmıştır. Öyle ki Konya'daki İnce Minareli Medrese bir Dar'ül Hadis, yine Konya'daki Sırçalı Medrese ise fıkıh medresesi olarak kurulmuşlardır (Kayaoğlu, 1994).

Dar'ül Hadislerde verilen esas ders hadis ilmi iken, Fıkıh medreselerinde verilen ise İslam Hukuku esasına dayanan fıkıh tedrisi idi. Tıp medreselerinde ise tıp tahsili yaptırılırdı. Bunun yanında medrese, ister bir hayırsever, isterse devlet tarafından yapılmış olsun, ders okumak ve ilim tahsil etmek için yapıldığından, yaptıranın kafasında, kendine göre bir program mevcuttu. Onu medresenin vakfiyesine yazdırmayı da ihmal ettirmezdi (Kuran, 1969; Atçeken, 1998).

Metinleri bulunabilen medrese vakfiyelerinden Anadolu medreselerinde eğitimin Salı ve Cuma günleri hariç hafta boyunca yürütüldüğü ve eğitim süresinin azami beş yıl ile sınırlandığı anlaşılmaktadır. Fakih denilen medrse öğrencilerine başlangıçta "mübtedi", daha sonra "mutavassıt", en sonunda da kendi kendine istidlal yaparak hüküm çıkarabilecek duruma gelince "müstedil" denilmekteydi (İhsanoğlu, 1999). Hatta ve hatta mevcut vakfiyelerden anlaşıldığına göre Anadolu Selçuklu Medreseleri'nde öğrenci sayısı 20-40 arasındadır (Kuran, 1969).

Medrese, eğer bir devlet ve hükümet başkanı tarafından inşa edilmişse, programına daha çok önem verildiği ve kurucusunun gayesine hizmet edecek bir öğretimin takip edildiği görülmektedir. Medrese eğitimini başarıyla tamamlayanlara icazet verilir, belli bir süre kendisinde kabiliyet görülmeyen öğrenci uzaklaştırılırdı. Dersler umumiyetle ezberleme, tekrar, tefakkuh, müzakere ve imla metotlarıyla öğrenilmeye çalışılırdı (Bozkurt, 2003).

Herhangi resmi bir derecelendirmeye tabii tutulmadığı görülen Osmanlı öncesi medreseler, umumiyetle müderrislerin ilmi kabiliyetlerine göre şöhret bulmuştur (İhsanoğlu, 1999).

Osmanlı medreselerine baktığımız zaman ise; bu medreselerde okutulan bilimlerin üç kısma ayrıldığını görmekteyiz. Bunlar; Osmanlı medreselerinde en çok üzerinde durulan, "Ulum-ı Aliye" yani yüksek bilimler denen Tefsir, Hadis ve Fıkıh diye üç temel bilime ayrılan dini-hukuki bilimler; "Ulum-ı Akliye" denen Felsefe, Matematik, Hey'et (astronomi) diye adlandırılan bilimlerin yer aldığı akli bilimler ve başka bilgileri öğretmek için araç sayılan ve Sarf, Nahiv, Belagat, Mantık, Maani, Bedi, İnşa gibi bilimleri kapsayan alet bilimleredir (Akyüz, 1993). Bununla birlikte ise ilk Osmanlı medreselerinde Nizamiye Medreseleri geleneğine dayalı bir eğitim yürütülmekteydi. Bu medreselerde nakli ilimler ağırlıklı olmakla birlikte akli ilimlere de yer verildiği ifade edilmektedir.

Osmanlı medreselerinde aşağıdan yukarıya her derecede medresede ders ve kitapların ne ölçüde okutulduklarını net bir şekilde söylemek güçtür. Çünkü genellikle medrese vakfiyelerinde okutulması gereken dersler ve ders kitaplarından fazla bahsedilmemiş, derslerin "adalet-i kadim" üzere okunacağı ifade edilmiştir (Akyüz, 1993). İ. Hakı Uzunçarşılı1 ve Cahid Baltacı2 ise Osmanlı medreseleri ve bu medreselerde okutulan ders kitapları konusunda şu tespitleri yapmışlardır (Baltacı, 1976; Uzunçarşılı, 1988; Ünal, 1998):

Haşiye-i Tecrid (Yirmili) Medreseleri:

Kelam'a ait Haşiye-i Tecrid adlı kitabın okutulmasından dolayı bu adı almışlardır. Tahsil müddeti zamanla 3 ay, bir yıl ve iki yıl olarak değişmiştir. Sarf, Nahiv, Akaid - Kelam, Usul-İ Fıkıh ve Belagat Hey'et okutulan derslerdir. Emsile, Bina, Maksud, Avamil, İzhar, Kafiye, Şerh'i Tevali, Metali, Telvih, Haşiye-İ Tecrid, Şerh'i Feraiz, Mutavvel, El Mülahhas, Risale-İ Fethiye ise okutulan kitaplardır.

Miftah (Otuzlu) Medreseleri:

Bu medreselerde belagattan, Şerh-i Miftah'ın okutulmasından dolayı bu ad konulmuştur. Bunların tahsil müddeti; iki ay, üç ay ve iki yıl gibi sürelerde değişiklik göstermiştir. Fıkıh, Belagat, Kelam ve Hadis görülen dersler iken, Tenkih, Tavzih, Şerh-i Miftah ve Haşiye-i Tecrid ve Mesabih okutulan derslerdir.

Kırklı ve Hariç Medreseler:

Tahsil müddetleri üç ay, beş ay ve iki-üç yıl olarak değişmekle birlikte; Fıkıh, Kelam, Hadis, Belagat ve Usul-ı Fıkıh gösterilen derslerdir. Tenkih,

Tavzih, Miftahu'l Ulum, Meşarik, Hidaye, Mesabih, Buhari, Müslim ve Şer-i Mevakıf okutulan kitaplardır.

Dâhil Ellili Medreseler:

Tahsil müddetleri altı ay ile bir yıl arasında değişmiş olan bu medreselerde; Fıkıh, Usul'ı Fıkıh, Tefsir ve Hadis dersleri okutulup; Telvih, Keşşaf, Beyzavi, Hidaye ve Buhari okutulan ders kitaplarıdır.

Sahn-ı Seman Medreseleri:

Tahsil müddetleri birer sene, altı ay ve en az altı oy olarak değişiklik göstermiş olup; Fıkıh, Usul-I Fıkıh, Tefsir ve Hadis görülen derslerdir. Hidaye, Telvih, Şerh-İ Adud, Buhari, Keşşaf ve Beyzavi ise okutulan ders kitaplarıdır.

Altmışlı Medreseler:

Tahsil müddetleri bir yıl olup, Fıkıh, Usul-I Fıkıh, Kelam, Tefsir ve Hadis görülen derslerdendir. Hidaye, Telvih, Şerh-i Feraiz, buhari, Keşşaf, Şerh-i Mevakıf ise okutulan ders kitaplarındandır.

Osmanlı medreselerinde okutulan dersler aşağı dereceli medreselerde muhtasar, yüksek dereceli medreselerde ise mufassal olarak işlenmekteydi. Devamında ise bu medreselerde aritmetik, cebir, geometri ve astronomi gibi Riyazî ilimler ve tabii ilimlerden fizik de okutulmaktaydı (Uzunçarşılı, 1988; İhsanoğlu, 199).

Tüm bunlar ile birlikte Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin nasıl görüldüğü de önemli bir başka konudur. Öyle ki Osmanlı medreselerinin en büyüklerinde bile talebe[1] sayısının yirmiye ulaşmadığı, seviyeye göre eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürdürüldüğü, kitap geçmenin esas alındığı, derslerin sık sık tekrarlarla ve münazaralarla takrir edildiği bilinmekle beraber öğretim yöntemi esas olarak ezbere dayanıyordu. Öğretim süresi daha ziyade öğrencinin çalışkanlığına, gerekli olan dersleri ve imtihanları verme durumuna bağlı olup, eğitim bugünkü anlamda yıllara ve sınıflara göre düzenlenmemişti. Belirtilen dersleri okuyan ve gerekli sınavları başarı ile verem öğrencilere "temessük" denilen ve yüksek dereceli bir medreseye gitmesini sağlayan bir mezuniyet belgesi tevcih edilirdi (Ünal, 2002).

Diğer bir ifade ile Osmanlı medrese teşkilatında hariç ve dâhil derslerini gören talebe, Sahn-ı Seman ve Sahn-ı Süleymaniye Medreseleri'ne devam eder ve burayı tamamladıktan sonra icazet alır yani kendisine müderrislik edebileceğine dair diploma verilirdi. Bundan sonra müderris adayı nevbet denilen müderrislik veya kadılık almak için sıra bekler, Anadolu'da vazife alacaksa Anadolu Kazaskeri'nin Rumeli'de görev alacaksa Rumeli Kazaskeri'nin muayyen günlerinde meclislerine devam edip "matlab" denilen deftere mülazim[2] kaydedilir ve sırası gelinceye kadar beklerdi (Uzunçarşılı, 1988).

Osmanlı Medreselerinde derslere genellikle sabah namazından sonra başlanır, müderris talebeleriyle birlikte vakit namazını kılardı. Derse geçilir, Kur'an'dan bir parça okunur, Peygamber'e dua ve selamdan sonra konuya geçilirdi. Dersler öğleye kadar sürerdi. Öğleden ikindiye kadar ders yapılmazdı. İkindi namazından sonra ikindi dersleri başlardı (Köroğlu, 1999).

Medreselerde öğretim dili Arapça idi. Bu, İslam dininin kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim ile Hz. Peygamber'in sözlerinin Arapça olmasının bir gereği sayılabilir. Türkçe ise sözlü açıklamalarda ve tartışmalarda kullanılıyordu. Farsça ise ilk defa Damat İbrahim Paşa'nın yaptırdığı medresede okutulmaya başlandı (Ünal, 2002).

Osmanlı Medreselerinde kadro yapısına bakıldığında ise; kadronun Müderris[3] ve muid'den[4] oluşan tedris yani öğretim kadrosu; mütevelli[5] ve ona bağlı kâtip, cabi (medreseye ait vakıf gelirlerini toplayan), cabi kâtibi, mutemed ve noktacı[6] gibi memurlardan oluşan idari kadro ve en sonuncusu da hafız-ı kütüb (kütüphaneci), bevvap (kapıcı), ferraş (temizlikçi), kennas-ı helâ (tuvalet temizlikçisi), siraci (kandilci) gibi elemanlardan oluşan hizmetli sınıfı olmak üzere üç sınıftan oluştuğu görülmektedir (İzgi, 1997).

Mülazım gösterme yetkisine sahip olan kişiler ise; Şeyhülislam, Padişah Hocaları, Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri, Nakibü'l Eşraflar, Mevali (Dersaadet ve Bilad-ı Selase Kadıları), Dersaadet ve Bilad- ı Selase Müftüleri ile Sahn ve Darü'l Hadis Müderrisleri idi. Mülazemet ise padişah cüluslarında, ilk sefer ve muzafferiyetlerde, şehzade doğumlarında, ilmiye bürokrasisinin üst makamlarına yapılan atamalarda ve meşhur ulemalardan birinin ölümünde olurdu (Uzunçarşılı, 1988).

Osmanlı medreselerinde ilk dönemlerde müderrisler günde dört ders vermekle yükümlü idiler. Tedrisat medreselere ve müderrislere göre haftanın en çok üç günü (Salı, Çarşamba, Cuma) tatil olmak üzere devam ederdi. Bununla birlikte Osmanlı medreselerinde talebelerin Sıbyan Mektebini bitirerek veya o seviye de hususi bir eğitim görerek medreselere girdikleri anlaşılmaktadır.[7]

Medrese bünyesinde yetiştirilen eğitim kadrosunun istihdamı Şeyhülislam ve Kazaskerin sorumluluğu altındadır. Söz konusu sorumluluk, müderrislik kadrolarına atanacakların seçimi, uygun kadrolara atamanın yapılması, mesleki başarıya bağlanmış terfi işlemleri, disiplin sorunları ve buna bağlı azil işlemleri ile emeklilik gibi özlük hizmetlerini kapsamaktadır (Ünal, 2002).

Hizmetli kadrosu dediğimiz bu kadronun personellerinin tayin usulleri ise oldukça basittir. Vakfiyelerdeki hükümlere göre kadılar tarafından yapılan tayin teklifleri, merkez tarafından sonuçlandırılmaktaydı. En basit görevler için dahi Osmanlı hâkimiyet biçiminin bir yansıması biçiminde Padişahın tasdikinden geçen berat alma zorunluluğu vardı (Ünal, 2002).

Tunay KARAKÖK

BARTIN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DERGİSİ

---------------------------------

[1] Medrese talebelerine tarih boyunca talib, fakih, mülazım, tüllab, danişmend, suhte, softa ve müsteid gibi isimler verilmiştir. Bu kelimeler genel olarak talebeyi ifade etmekle beraber Sıbyan Mektebi talebelerine sadece talebe, yüksek seviyedeki medrese talebelerine de Danişmend denilmektedir. Medreseye müracaat eden öğrencilerin ise yaş itibari ile 14 – 30 yaş arasında olması, 14 yaşından küçük, 30 yaşından büyük olanların medreselere alınmaması genel bir teamüldür. Medreseye alınacak öğrenci sayısı ise medresenin kapasitesine ve vakfiyede belirtilen şartlara göre belirlenmekle beraber Osmanlı medreselerinde genel itibariyle öğrenci sayısının 20’yi geçmediği bilinmektedir. Yatılı sistemle faaliyet göstermiş olan Osmanlı medreselerinde talebeler hücre denen yatakhanelerde barınırken, imaret denen yemekhanelerde de beslenme ihtiyaçlarını gidermişlerdir. Tüm bu ihtiyaçlar ise vakıfların gelirlerinden karşılanırdı ( Ünal, 2002).

[2] Osmanlı medreselerinde bazı araştırmacıların günümüzde profesör karşılığında kullanıldığını ifade ettikleri müderris, belirli bir tahsilden sonra icazet, mülazemet ve berat alarak medreselerde ders veren kimselere denilmektedir. Tek dershaneli medreselerde bir, birden fazla dershanesi olan medreselerde her dershane için bir müderris bulunurdu (Ünal, 2002). 

[3] Muid; müderris yardımcısı, müzakereci, okutulan bahisleri, ders bittikten sonra, talebelere tekrarlatan kişidir. Danişmendler arasında ve en liyakatli olanlardan seçilen Muid, bugünkü asistan pozisyonundadır. Bunlar talebeler ile aynı yerlerde oturmaktadırlar (Ünal, 2002). 

[4]  Noktacının verdiği bilgilere dayanarak vazifesine gelmeyenlerin maaşlarını keserdi (Ünal, 2002).

[5]  Vakfiyelerde, medresedeki müderris, muid ve danişmendlerin derslere vaktinde gelip gelmediklerini tespit eder ve devam etmeyenlerin durumunu mütevelliye bildirirdi (Ünal, 2002)

[6] Haşişe-i Tecrid medreselerinde bir müderrisin dersine başlayan talebe oradaki dersleri okuduktan sonra hocasından icazet ile otuzluk bir medresedeki müderrisin derslerine devam eder, oradan icazetle farklı bir medreseye ve oradan da icazetle Sahn-ı Seman’a veyahut Süleymaniye’ye girer ve bitirerek mülazemet için sıraya dahil olurdu (Ünal, 2002; Baltacı, 1976)

[7] Haşişe-i Tecrid medreselerinde bir müderrisin dersine başlayan talebe oradaki dersleri okuduktan sonra hocasından icazet ile otuzluk bir medresedeki müderrisin derslerine devam eder, oradan icazetle farklı bir medreseye ve oradan da icazetle Sahn-ı Seman’a veyahut Süleymaniye’ye girer ve bitirerek mülazemet için sıraya dahil olurdu (Ünal, 2002; Baltacı, 1976).

Yorumlar (0)
15
açık
Namaz Vakti 23 Nisan 2024
İmsak 04:31
Güneş 06:06
Öğle 13:07
İkindi 16:54
Akşam 19:59
Yatsı 21:28
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 33 90
2. Fenerbahçe 33 86
3. Trabzonspor 33 55
4. Beşiktaş 33 51
5. Başakşehir 33 49
6. Rizespor 33 48
7. Kasımpasa 33 46
8. Antalyaspor 33 45
9. Alanyaspor 33 45
10. Sivasspor 33 45
11. A.Demirspor 33 41
12. Samsunspor 33 39
13. Ankaragücü 33 37
14. Kayserispor 33 37
15. Konyaspor 33 36
16. Gaziantep FK 33 34
17. Hatayspor 33 33
18. Karagümrük 33 33
19. Pendikspor 33 30
20. İstanbulspor 33 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 31 69
2. Göztepe 31 63
3. Ahlatçı Çorum FK 31 55
4. Sakaryaspor 31 54
5. Bodrumspor 31 52
6. Kocaelispor 31 52
7. Bandırmaspor 31 47
8. Boluspor 31 47
9. Gençlerbirliği 31 47
10. Erzurumspor 31 42
11. Ümraniye 31 37
12. Manisa FK 31 36
13. Keçiörengücü 31 36
14. Şanlıurfaspor 31 34
15. Tuzlaspor 31 33
16. Adanaspor 31 32
17. Altay 31 15
18. Giresunspor 31 7
Takımlar O P
1. Arsenal 33 74
2. Liverpool 33 74
3. M.City 32 73
4. Aston Villa 34 66
5. Tottenham 32 60
6. Newcastle 32 50
7. M. United 32 50
8. West Ham United 34 48
9. Chelsea 31 47
10. Brighton 32 44
11. Wolves 33 43
12. Fulham 34 42
13. Bournemouth 33 42
14. Crystal Palace 33 36
15. Brentford 34 35
16. Everton 33 30
17. Nottingham Forest 34 26
18. Luton Town 34 25
19. Burnley 34 23
20. Sheffield United 33 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 81
2. Barcelona 32 70
3. Girona 32 68
4. Atletico Madrid 32 61
5. Athletic Bilbao 32 58
6. Real Sociedad 32 51
7. Real Betis 32 48
8. Valencia 32 47
9. Villarreal 32 42
10. Getafe 32 40
11. Osasuna 32 39
12. Sevilla 32 37
13. Las Palmas 32 38
14. Deportivo Alaves 32 35
15. Rayo Vallecano 32 34
16. Mallorca 32 31
17. Celta Vigo 32 31
18. Cadiz 32 25
19. Granada 32 18
20. Almeria 32 14
Günün Karikatürü Tümü