Bir Gelinin Dilinden Şiirin Hikayesi

Bazı şiirler vardır, ruhumuzda derin izler bırakır, uzun zaman dilimizden düşmezler. Umulmadık zamanlarda, bazan farkına bile varmaksızın bir de bakarız ki, tekrar edip duruyoruz onu.

HİKAYELER 06.12.2020, 18:05 06.12.2020, 19:44 Ramazan Peri
128
Bir Gelinin Dilinden Şiirin Hikayesi

Son günlerde böyle bir şiir dadandı dilime, virdini ezberden okuyan bir derviş gibi sık sık söyler oldum. Ünlü bir edibin eseri miydi bu? Hayır, aksine adı duyulmamış bir köylü gelin tarafından yazılmış. Hikayesi de şiiri kadar dokunaklıdır bu gelinin.

Rivayete göre, Osmanlının son dönemlerinde, Anadolunun ücra bir köyünde yaşamış. Severek evlenmiş. Mutlu olmak istemekte, geleceğe ümitle bakmaktadır. Toprakları verimsizdir köyünün, bu yüzden erkekler, iş için uzak beldelere giderler. Bu gelinin efendisi de gider bir gün. Gider gitmesine ya, bir türlü dönmez geriye.

Kadın, akıl almaz bir sabırla, hasretle, ümitle bekler, bekler, bekler. Kimselere söyleyemez derdini, acısını içine gömer. Dindardır, iffetlidir, namusunu canından aziz bilir. Yalnız başına yaşar, çalışır, eşinin yolunu gözler. Aradan beş yıl, on yıl, yirmi yıl geçer.

Yirmi beşinci yıl dolarken bazı askerler gelirler köye, kadını bulurlar. Yanlarında getirdikleri mektubu verir, "Bunu sana efendin gönderdi. işleri sebebiyle kendisi gelemedi. Biz, seni ona götürmekle vazifeliyiz," derler.

Kadın, mektubu okur... Osmanlıya asker olmuştur kocası, seneler ilerledikçe rütbesi yükselmiştir. Şimdi Mısır eyaletinde "paşa"dır. Yıllar önce bir çeşme başında gözü yaşlı bırakıp gittiği hanımını yanına almak istemektedir. Onu konaklarda yaşatacak, mutlu edecektir.

Kadın, mektubun arkasına kısa bir şiir yazar, askerlere verir. "Bunu götürün, sahibine verin," der. Sonra, kesin bir dille son sözünü söyler: "Ben, gelmiyorum!"

işte şiiri:

"Derin derelerin serin köşesi,

Kırıldı gönlümün billur şişesi,

Duydum ki olmuşsun Mısır paşası,

Vaktinde gelmedin şimdi neyleyim!"

Ben, bu mısralarda sanatın gücünü gördüm. Hasret acılarıyla yaşanan ve hüsranla noktalanan bütün bir ömrü kısacık bir şiirle ifade edebilen bu meçhul hanıma hayran oldum. Bu mini eser yazılmasa ve bize kadar gelmeseydi, biz, ne bu gelinden, ne de onun yaşadığı ızdırap dolu hayattan haberdar olacaktık. Bu mazbut Anadolu kadını, şiiriyle yalnız kendini anlatmaz, aynı zamanda binlerce benzerinin, yanık gönüllü nice iffetli hanımın da derdini dile getirir.

Ne var bu mısralarda? Pek çok şey! Şiirin sezdirme yoluyla ruhumuzda uyandırdığı intibaları bir mantık örgüsüyle anlatmanın mümkün olmadığını bilmez değilim. Ben, sadece her mısranın ruh dünyamda öne çıkan bazı yankılarını ve hayalime gösterdiği heyecan verici görüntüleri kısaca dile getirmek istiyorum. Bunlar, belki de bir tortunun tasvirinden ibaret kalacak, ama yine de denemeye değer diye düşünüyorum.

"Derin derelerin serin köşesi"

Bu mısrada Anadolunun yüksek dağlarını, dağlar arasındaki derin vadileri, o vadilerde türküler söyleyerek akan pırıl pırıl dereleri görüyorum. Kıvrıla kıvrıla akan bu dereler, bazı yerlerde, özellikle kıvrım noktalarında derin göller meydana getirir. Bu göllerin etrafına sıra sıra ağaçlar dikilir. Her yeri yemyeşil otlar sarar. Şimdi o ağaçların serin gölgesinde oturuyorum. Yüzüme, önümden akan derenin serin sularının şavkı vuruyor. Dere boyunca hayaller kurarak yavaş yavaş yürüyen, yürürken hüzünlü yüzündeki kara gözleriyle yerlere bakan, arada bir hasretle iç geçiren o şaire kadını görüyorum. Onun, kuytu bir yerde, serin bir köşede, ağaçların altında bir taşın üstüne oturuşunu, dalgın dalgın suya bakışını, akıp giden suda özlem acılarıyla tükenen ömrünü seyredişini hayal ediyorum.

"Kırıldı gönlümün billur şişesi"

"Billur şişe" tabirinde nazik, nazenin, latif, hassas ve samimi kadın kalbinin duygu iklimi müşahhas bir sembole dönüşüyor. "Kırıldı" kelimesiyle birlikte bu hassas kalbi dolduran ümitlerin, sevgilerin ve emellerin kırılışını duyar gibiyiz. Anadolunun insanları, özellikle kadınları tam anlamıyla gönül insanlarıdırlar. Hayatlarına hakim olan, akıldan ziyade duygudur. Sevdiklerini tam sever, bağlandıklarına eksiksiz bağlanırlar. Mazi derelerinde kalan bu hanım da, belli ki erine bütün samimiyetiyle inanmış, kendi varlığını onunkinde eritmiş, fakat ne yazık ki, umduğu karşılığı bulamamıştır. Sevgisinin sonu hüsrandır. intizarının yegane meyvesi, sebebi ne olursa olsun, tam bir vefasızlıktır. Hayatı "hasretli bir hayal" ve "esefli bir rüya" olmuştur.

"Duydum ki olmuşsun Mısır paşası"

Bu mısra da öncekiler kadar manalı görünüyor bana. "Duydum ki"deki umursamazlık, ilgisizlik, uzaktan bakış kadının ruh halini harikulade güzel ifade ediyor. Burada, bir yabancı hakkında işitilen haber bir insanı ne kadar ilgilendirirse o kadarcık bir ilgi vardır. "Olmuşsun," derken bir kere daha vurgulanır bu ilgisizlik. Herhangi biri "Mısır paşası" olmuş da kadın bu haberi duymuş gibidir, o kadar. Önemli olan paşa olmak değil, vefalı bir eş olmaktır. Her kadın, kalbine mukabil bir kalb arar. Kendi kalbine paşa olan bir ere, gerçek bir paşadan daha fazla değer verir. Burada açıktan sözü edilmediği halde kendini kuvvetle hissettiren bir mana daha vardır: Yıllardır ortalarda görünmeyen, bir mektupla da olsa hanımının hatırını sormayan, buna rağmen, bizzat gelerek hanımından özürler dileyeceğine askerler göndermekle yetinen vefasız kocanın fevkalade rencide edici kaba tavrı. Bu davranış da yirmi beş yıllık vefasızlık gibi kırıcıdır.

"Vaktinde gelmedin şimdi neyleyim"

Izdırap dolu yıllar, neticesiz kalan hasretler, kırılan hayaller ve senelerin acı tortusunu taşıyan sitemler iki kelimeyle sezdirilir: "Vaktinde gelmedin." Hemen ardından izzetle dolu kahramanca bir red gelir. Bu merdane reddedişte, makama ve mevkiye değer vermeyen, şerefini ve haysiyetini dünya nimetlerinden üstün tutan, izzetle yaşanan fakirane bir hayatı zilletle geçecek bir ömre tercih eden bir kadının ulvi ruhu görünür.

Şiir pencere gibidir, ne kadar küçük olursa olsun yine de gayet zengin bir manzarayı görmemize vasıta olur. Bu şiirde de biz, bir insanın hayatını bütün önemli yönleriyle sezebiliyoruz. Bana öyle geliyor ki, eğer usta bir sinemacı olsaydım, şiirinden yola çıkarak bu kadının bütün hayatını filme çekebilirdim!

Yorumlar (0)
18
açık
Namaz Vakti 15 Mayıs 2021
İmsak 03:53
Güneş 05:39
Öğle 13:05
İkindi 17:01
Akşam 20:22
Yatsı 22:00
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
Günün Karikatürü Tümü