Çocuklarda İnatçılık

Çocuk engellendikçe, çocuğa “Dokunma, hayır onu istemiyorum,” “Hayır bu böyle olacak,” “Sen şuraya oturacaksın” dendikçe hem çocuk hırçınlaşır, hem de anne-baba tesir gücünü kaybeder. İleriki dönemlerde sözünü dinletemez.

KADIN AİLE 25.04.2021, 22:40 Ramazan Peri
247
Çocuklarda İnatçılık

Her gelişim döneminin kendine özgü davranışları vardır. Çocuk 2 yaşından sonra anormalleşmez, normalleşir. 2 yaşına kadar bütün ihtiyaçlarını annesiyle gideren bir çocuk, annesiyle ruhsal bir sekine dönemi yaşadıktan sonra, sanki bir uykudan uyanır ve insan olma yolunda adımlar, “Ben yapacağım” demeye başlar.

Anne-babası ne yaparsa onu yapma isteği ile dolu olan çocuğun içindeki buyurucu iç kılavuz, itici bir güç gibidir. Anne-babası ayakta durduğu için o kılavuz onu ayakta durmaya iter, anne-babası gibi konuşabilmek için konuşmaya başlar. Ebeveyn de bu dönemin özelliğini bilirse, çocuğunun benlik gelişimini keyifle izler. Zira çocuğun amacı, ebeveynini çileden çıkarmak değil, ‘dediğim dedik’ tavırlarla anne-babasını bunaltmak değil, kendi varlığını kabul ettirmektir. Anne-babasına, onlardan farklı bir birey olduğunu göstermektir.

Bu sebeple, ‘ben gelişim’ döneminde, çocuğun yapmak istediği şeylere izin verilirse, kişilik gelişiminde olumlu tesirler oluşur. Çaba sarf ettiği şeye karşı engel çıkarılırsa, o buyurucu iç kılavuzun yol göstericiliğine karşı “Hayır, yapma, dokunma” denilirse, çocuk anormal davranmaya başlar. Bu engelleme sonucunda, agresif olur. Engeli aşmak için de her şeyi yapabilir. İter, ısırır, tükürür, tekme atar, kendini yere atar, saçlarını çeker... Şayet bu kısır döngünün içine girilirse, böylesi bir çocukla baş edilemez.

Bu sebeple çocuk ne yapmak istiyorsa, ‘yapabilirlik sınırı’ içinde izin verilmelidir.

Çocukla İnatlaşılırsa Ne Olur?

Çocuklarda görülen bütün anormal davranışların temelinde çocukluğunun ‘engellenmesi’ vardır. Engelleme, fıtratın önüne geçmedir. Doğal akışın geciktirilmesidir. Çocuk, yaşamda engellerle karşılaştıkça güçlenir, ancak engellendikçe agresifleşir. Örneğin, hiçbir çocuk başlangıçta saldırgan değildir. Ancak, duygusal gelişimi aksarsa saldırganlaşır, hırçınlaşır. Erken yaşta çocuğun içinde uyanan hırçınlık hissi, onun öfke kontrol sisteminin bozulmasına neden olur. Öfke, irade gelişiminden önce uyarılırsa, irade öfkeyi kontrol edemez hale gelir.

Duygusal gelişimini doğal bir şekilde sürdüren, engellenmemiş çocukların iradeleri, henüz uyarılmamış öfkelerinden, daha güçlüdür. Yapılan bütün pedagojik araştırmalar gösteriyor ki, duygusal gelişimi engellenen, ebeveyni ile güvenli bağ kuramayan çocukların iradeleri zayıf oluyor. Dahası engellenen, müdahale edilen, yasakları çok olan bir çocuk ısrarcıdır ve anne-baba çocukla inatlaşırsa, bu gelişim döneminin sonunda çocuk ısrarcılığı bir davranış kalıbı olarak öğrenebilir.

Çocuk engellendikçe, çocuğa “Dokunma, hayır onu istemiyorum,” “Hayır bu böyle olacak,” “Sen şuraya oturacaksın” dendikçe hem çocuk hırçınlaşır, hem de anne-baba tesir gücünü kaybeder. İleriki dönemlerde sözünü dinletemez.

Ölüm, yaralanma, kimyasal ilaçlara bulaşma, içme gibi tehlikeli şeyler olmadığı sürece çocuğun bu dönemi sükûnetle izlenirse, çocuk evin içinde özgür şekilde istediklerini yapabilirse, 3 yaşına geldiğinde duygusal olarak çok güçlü bir benlik yapısına sahip olur. Zaten 4-5 yaşından sonra çocukta empati gücü gelişir. Sosyal gelişim dönemiyle beraber, başka bir dönüşüm geçirerek bir insan haline gelir. Artık yeni yetenekler kazanarak, konuşarak problemleri çözmeyi öğrenecek ve isteklerini ifade edebilecektir. Mesela, anne kızına/oğluna, ’Kızım/oğlum ağlayarak su istiyorsun, istersen bir de ağlamadan iste” dese ve ağlamadığı zaman da su verse, çocuk kelimelerin gücünü keşfeder.

‘İnat Döneminin’ Kalıcı Hale Gelmemesi İçin Neye Dikkat Edilmeli?

Çocuk engelleri şiddetle aşmayı alışkanlık haline getirmeye başlarsa, bu, ileriki dönem için davranış bozukluğuna sebep olur. Çocuk annesinden bir şey istediğinde, annesi vermiyor, ötesinde de o şeye ulaşmasına engel koyuyorsa, çocuk kendisini yere atar, duvarlara vurur, çırpınır... Anne bu hırçınlık halleriyle baş edemeyeceğini anlayarak, “Tamam, ne istersen vereyim” derse, o takdirde çocuğa yenik düşmüş olur. Çocuk da bir problem çözümü olarak bu yöntemi öğrenmiş olur. Bağırdığında, tükürdüğünde, ısırdığında, vurduğunda istediklerini elde ettiğini anlar ve ister okulda, ister kreşte, ister parkta, ister akrabalarının arasında, her nerede olursa bu yolu kullanarak engelleri aşmayı dener. Çünkü evde bu yöntemi kullandığında işe yaradığını görerek tecrübe etmiştir.

Çocuk Her Şeyi İnatla Yaptırmayı Öğrendiyse, Çıkış Yolu Nasıl Olmalı?

Çocuk anne-babayla inatlaşmaya başladıysa, onlara güç gösterisinde bulunduysa, o çocuk inatlaşmayla yenilemez. Anne- baba inatla karşılık verirse, çocuğunu sindirmiş olur. Ayrıca çocuğunu irade kullanımında yeteneksiz bırakır.

İnat eden bir çocuk karşısında annenin duruşu sükûnet olursa, çocukla dürtüselliğe, inatlaşmaya girilmezse, o takdirde çocuğun inadı kırılabilir. Çocuğu mahcup etmeden, ezmeden, çocuğa ezici bir bakış sergilemeden duyarsız bir sabır içinde olan anne, çocuğundaki inadı kırabilir. Annesinin sakin kalabildiğini gören çocuk, kendisini güvende hisseder ve o emniyet hissiyle annesiyle yeniden uyumu yakalar.

“Oğlum/kızım bir bardak su getirir misin?” diyen anneye çocuk, “Hayır getirmeyeceğim, bana ne!” diye karşılık veriyorsa, anne duyarsız bir sabır içinde davranarak, gidip suyunu kendisi almalıdır. Fakat genellikle anneler çocuklarıyla inatlaşıyor. Çocuk “Getirmem” diyor, anne de “Getireceksin” deyip karşısında bağırıyor. Çocuk “Hayırrrr” deyip diğer odaya kaçıyor, anne de peşinden koşuyor. Oysa çocuk çocuktur, anne ise bir yetişkindir. Anne, böylesi bir diyaloga girmemelidir.

Çocuk bir şeyi inatla yaptırmaya çalıştığı sırada, bir otorite olarak babayı karşısında bulursa, o davranışın bir daha yapılmaması gerektiğini fark eder.

Baba o dik ve kararlı duruşuyla, çocuğun kararlı durmasını sağlayacak otoritenin kaynağıdır. Çocuğun ellerinden tutabilir, göz göze gelebilir ve “Bu davranışı yapman doğru değil” diyerek, çocuğa engel olur. Bu; korkutma, ürkütme şeklinde değil, kararlılık gösterilerek yapılır. Çocuk o sırada ağlarsa, bu duygusal yoksunluktan değil, iktidar mücadelesinden dolayıdır. O takdirde ağlamasında bir sakınca yoktur.

Soru-Yorum

Kızım son zamanlarda beni ısırmaya başladı. Nasıl vazgeçirebiliriz?

Ben 15 aylık bir kız bebek annesiyim. Kızım son zamanlarda beni ısırmaya başladı. Babasını da nadiren ısırıyor. Geçtiğimiz haftalarda sınavım vardı, ona çalışırken bu durum yoğunlaştı. İlgi istediğinden yaptığını düşünüyorum, ama emin değilim. Bundan vazgeçirmek için ne yapmalıyım?

İlgisiz kalan çocuk annesini ısırır, vurur, oyuncağını atar...

Eğer bir anne olarak “İlgi istediği için ısırıyor” diye düşünüyorsanız, bu düşünce doğru olabilir. Çünkü çocukların ilgisiz kaldıklarında karşı tarafa zarar vererek onların ilgisini çekmeye çalıştıklarını biliyoruz. İlgisiz kalan çocuk anne- babasını ısırır, vurur, etrafı dağıtır, oyuncaklarını fırlatır. Bütün bunlar ilgi ihtiyacından kaynaklanabilir.

Oğlum çok sinirli, kafasını yere vuruyor. Neden?

Oğlum (16 aylık) çok sinirli. İstekleri olmadığında kendini yere atıyor. Kafasını bilerek yere vuruyor. Hatta yatakta ve çekyatın üzerinde ise inip yere vuruyor. Kendi kendine oynarken bile sinirlenebiliyor; kendine, yüzüne, her yere vuruyor. Yanında ufak bir bebek olsa ona vuruyor, ısırmak istiyor. Uyurken bile onu ellesek ağlıyor ve yatağın içinde kendini oradan oraya atıyor. Doğduğundan beri beraber yatıyoruz ve anne-baba olarak onunla çok ilgileniyoruz. Evimizde bir huzursuzluk yok, sevgi dolu bir aileyiz. Oğlum niye böyle sinirli?

Ağlayarak problem çözemeyeceğini görmesi lazım.

Eğer Anadolu Pedagojisi’nin unsurlarını yerine getiriyor; oğlunuzla yatıyor, onu emziriyor, isteklerini yeterince yerine getiriyor ve gün içinde de onunla birlikte oluyorsanız, onunla ruhsal temas kurduğunuz halde bunları yapıyorsa endişe etmeyin; bu bir iktidar mücadelesidir.

İsteklerini yerine getirmek için ağlıyor olmasına boyun eğmeyin, duyarsız bir sabır içinde oğlunuzun yanında sakin oturun. O ne yaparsa yapsın elinizi dahi uzatmayın, ama onu kabullenici haliniz hep devam etsin. Eğer ağlamaları biter ya da yanınıza gelmek isterse, onu hiç incitmeden, itmeden kucağınıza alın. Ağlayarak ya da başını yerlere vurarak problem çözemeyeceğini görmesi gerekir.

3 yaşındaki kızım inatçı, agresif, hırçın davranıyor. Ne yapmalıyız?

Kızımız devamlı ağlıyor. Çok hırçın. Doğduğundan beri böyle. Ne yapacağımızı şaşırdık. Ne yapmamız lazım?

Onur savaşı veren çocuk hırçındır, agresiftir.

Eğer çocuğun fizyolojisinde birtakım sıkıntılar yoksa, yani ağlama ve bağırmalarının nedeni; kas ağrıları, baş ağrıları, birtakım gerginlikler, fizik sistemindeki ağrılar nedeniyle değilse, o takdirde anne-baba olarak başınızı elinizin arasına alıp, “Çocuğumuzun gergin atmosferinde, bağırma ve ağlamalarında tesirim ne kadardır?” diye düşünmeniz lazım. Çünkü pedagoji der ki: Hiçbir çocuk doğuşta, başlangıçta, davranış problemleriyle dünyaya gelmez. Eğer çocuk ağlıyor, bağırıyor, hırçınlık yapıyorsa o çocuk muhtemel ki bir onur savaşı veriyordun

Acaba kızınız neye karşı bir onur savaşı veriyor?

Kendisini baskı altında tutmak isteyen ebeveynine karşı bir onur savaşı veriyor. Ve eğer anne-baba, çocuğu baskı altında tuttuğunu fark etmez ve çocuğun üstünde devamlı bir güç gösterisinde bulunmaya çalışır ve çocuk da bu güç gösterisinin altında ezilmeye başlar ise, hırçınlıklar, agresif tutumlar çocuğun onur mücadelesi, kişilik mücadelesi artarak devam eder. Dokundurmaz artık çocuk.

Gece kaldırmaya çalışırsınız, hırçınca bağırır. Gündüz üstünü çıkarmaya çalışırsınız bağırır. Ayakkabısını giydirmeye çalışırsınız bağırır. Çünkü baskılar veya beklentiler, çocuğu bunaltmış vaziyete getirebilir. Burada annenin yapacağı şey, “Acaba benim çocuğumdan çok mu beklentim var? Çocuğumun üzerine çok mu gidiyorum? Çocuk bu kadar hırçın, agresif olduysa acaba ona tesir eden faktörler nelerdir?” diye düşünmektir.

Çocuklarımın her dediğini yapıyorum. Sorun nerede?

Benim biri 5 yaşında, diğeri 1. sınıfa giden iki oğlum var. Büyük oğlum dikkatini 5 dakikadan fazla odaklayamıyor. İkisi de sürekli dışarıda oynamak istiyor. Onları her gün parka götürmeme rağmen hiçbir şeyden memnun olmuyorlar. Eve geldiğimizde yine dışarı çıkmak istiyorlar. İnat ediyorlar.

Derslerini zorla yaptırıyorum. Büyük oğlum okula başlayalı aşırı derecede kıskançlık oluştu. Okulda kendini öğretmenine fazla ifade edemiyor. Küçük oğlum ise her şeye ağlıyor. İnatçı. Dediğini yapıyorum, ama yapsam da yapmasam da ağlıyor. Babası da ben de ilgili bireyleriz. Bize ne tavsiye edersiniz?

Çocuklara aşırı düşkünlük onları mutsuz ve memnuniyetsiz bireylere dönüştürür.

Çocuklarınıza çok düşmüş olmakla, acaba onları bağımlı hale getirmiş olabilir misiniz? Mesajınızı okuduğumda çocuklarınızın iradesini geliştirmek için onlara fırsatlar vermek yerine, onlar adına her şeyi hep sizin yapmış olduğunuzu anlıyorum.

Eğer öyle ise, bırakın çocuklarınızı sırtınızda taşımayı, atın gökyüzüne... Uçmasını öğrenmeliler, korkmayın düşmezler.

Yorumlar (0)
22
açık
Namaz Vakti 15 Mayıs 2021
İmsak 03:53
Güneş 05:39
Öğle 13:05
İkindi 17:01
Akşam 20:22
Yatsı 22:00
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
Günün Karikatürü Tümü