Şeyh Musa (Atan) Eş-Şeyhânî El-Gundıkî

Şeyh Musa, Riyâzü’s-Sâlihîn derslerini bizzat Şeyh Seydâ’dan almıştır. Altı ay on gün geçtikten sonra Şeyh Seydâ kendisini çağırmış, kendisine burada bir süre daha kalmasını arzuladıklarını ama Sultan Şeyhmus’un akşam rüyasında “bizden biri senin yanındadır. Onu artık bırak.” dediğini ve sultanın emrini yerine getirmesi gerektiği için artık gidebileceğini söylemiştir.

TASAVVUF 30.04.2021, 21:38 17.01.2022, 17:17 Ramazan Peri
Şeyh Musa (Atan) Eş-Şeyhânî El-Gundıkî

Mardin’in Sultan Şeyhmus mıntıkasında bulunan Yayla (Şeyh Alya) köyünden olan Şeyh Musa, Sultan Şeyhmus dergâhının müştemilatın da doğmuştur. Hz. Ömer'in (ra) soyundan gelen ve Zûliyye Tarikatının kurucusu olan Sultan-ı evliya Şeyhmus(a) (Musa b. Mâhîn) (ks) ez-Zûlî'nin (v. 1164) soyundandır. 

Şeyh Seyda Muhammed Said el Cezeri

O zaman cari olan âdete göre her sene Şeyh Musa ez-Zulî’nin zürriyetinden bir aile onun dergahında türbedarlık yapar ve gelen misafirlere hizmet edilirdi. Şeyh Musa (ks), türbedarlık sırasının babasında olduğu sene annesinin ilerleyen yaşı (takriben altmış yaşında) rağmen -anne karnındayken babasının vefatı üzerine yetim bir çocuk olarak- Sultan köyünde 1925 yılında doğmuştur. 

İlk tahsiline Kur'an-ı Kerim ve temel dini bilgileri küçüklüğünü geçirdiği köyünde almış olan Şeyh Musa (ks), daha sonra annesinin telkiniyle ilim tahsili için Suriye’ye gitmiş ve orada Hazret olarak bilinen Şeyh Muhammed Diyauddin’in (v. 1923) halifelerinden Şeyh Mahmud’un yanında medrese eğitimine başlamıştır. Bir süre eğitim gördükten sonra tedrisatını yarıda bırakıp yaşlı olan annesinin yanına dönmek zorunda kalmıştır. Bu süre zarfında evlenmiş ve bir taraftan dergâh hizmetinde bulunmuş, diğer bir taraftan da ailesini geçindirmek için çalışmıştır. 

Türbedarlık yaptığı 1947 yılında Sultan Şeyhmus’un (ks) ziyaretine gelen Mardin/Kızıltepe’de olan Ahmet Beg/Bey (Üçevler) köyünün sakinlerinin talebi üzere Ramazan ayı için kendilerine imamlık yapmak üzere bu köye gitmiştir. 

Köylülerin onu çok sevmesi ve talebi üzere annesinin de rızasını alarak bu köye taşınmıştır. Buraya yerleştikten sonra yapmış olduğu ilim ve irfan hizmetlerinden dolayı daha sonra çevrede “Şeyh Musa’nın Köyü” olarak maruf olmuştur. Bu hicretle onun hayatında müstesna bir sayfa açılmasına vesile olmuştur. 

1948’de O zamanki zor şartlara rağmen yaklaşık altı ay sürecek olan hac yolculuğuna çıkmış ve genç yaşına rağmen haccını eda ederek memleketine dönmüştür. Dönemin zorlu şartlarına rağmen daha sonra da çeşitli tarihlerde Medine-i Münevvere de altı ay kalmasının yanı sıra on beş tane hac ve birçok umre yapmıştır. Hatta çok hac ve umreye gittiğinden ve bu konudaki detaylı malumata sahip olduğundan dolayı -daha sonra intisap edeceği Şeyh Seyda'nın mahdumu ve kendisinden sonraki postnişini- Şeyh M.Nurullah (ks) onunla ilgili olarak "Şeyh Musa! Senin sırtına 'Menâsikü'l-Hac' (hac ibadeti kitabı) diye yazmak gerekir" diye taltifine mazhar olmuştur. 

Aldığı medrese tedrisatının yanı sıra manevi eğitim alacağı bir mürşid-i kamil arayışına girerek, birçok zatı ziyaret etmiş, hiçbirine karşı kalbi manen mutmain olmamıştır. Şeyh Musa, Şeyh Seydâ’nın adını duyunca ona karşı derin bir iştiyak hisseder. Bunun üzerine hiç vakit kaybetmeden Cizre’ye gider ve Şeyh Seydâ’ya kendisini tanıttıktan sonra tarîkata girmek istediğini söyler. Şeyh Seydâ onun Sultan Şeyhmus’un zürriyetinden olduğunu öğrenince ona: “Sultanın zürriyetinden birinin müntesiplerimiz arasında olmasını çok arzuluyordum o da sen olacaksın inşallah.” der. Tarîkata girmek için de teslimiyetin şart olduğunu söyler ve “teslim oldun mu?” diye de üç kere sorar. Üçünde de Şeyh Musa olumlu cevap verince Şeyh Seydâ, ona medrese talebelerinin arasında kalmasını ister. Kaldığı süre zarfında Şeyh Halil Serdefî de medresede tahsil görmekteydi. Şeyh Musa, burada Riyâzü’s-Sâlihîn derslerini bizzat Şeyh Seydâ’dan alarak altı ay on gün orada kalmıştır. Bu süre geçtikten sonra Şeyh Seydâ kendisini çağırmış, kendisine aslında burada bir süre daha kalmasını arzuladıklarını ama Sultan Şeyhmus’un akşam rüyasında “bizden biri senin yanındadır. Onu artık bırak!” dediğini ve Sultan’ın emrini yerine getirmesi gerektiği için artık gidebileceğini söylemiştir. 

Şeyh Musa, köye döndükten bir süre sonra tekrar Cizre’ye gittiğinde Şeyh Seydâ ona ilim tahsiline devam etmesi gerektiğini söylemiştir. Orada bulunanlardan birinin Şeyh Musa’nın bakması gereken ev halkının olduğunu bundan dolayı ilim tahsili yapmasının zor olduğunu söylerse de Şeyh Seydâ (ks); “gerekirse yorganını sat ama ilim tahsilini bırakma!” demiştir.

Köye döndükten sonra bir taraftan köyde hocalık yapıp halkı irşat ederken, birçok sorumluluğuna rağmen içinde bitmeyen ilim aşkı ve Şeyhinin emri üzere eğitiminin geri kalanını tamamlamak üzere tüm masrafını karşıladığı bir müderrisi köye getirmiş ve sonrasında komşu köyün imamlığına ilim icâzeti almış bir zatın gelmesi için çaba sarf ederek onun yanında ilim tahsiline devam etmiştir. Daha sonra Cizre’de Şeyh Seydâ’yı (ks) ziyaret ettiği sırada ona hem Kadirî hem Nakşibendî icâzeti verdikten sonra eğitiminin bitmesine kısa bir süre kala Şeyh M. Emin Er’in (v. 2013) yanında tahsiline devam etmesini istemiştir. Cizre’den geldikten sonra vakit kaybetmeden oğlu Şeyh Hikmet ile beraber Şeyh M.Emin’in (ks) yanına ilim tahsili için gitmiş ve altı aylık bir tahsilin ardından ilim icâzetini almıştır. 

Şeyh musa (atan) eş-şeyhânî el-gundıkî

Daha sonra Şeyhinin talebi üzere kırk gün süren seyr-i sülûka giren Şeyh Musa, bunu da tamamlayarak kendisine 1959 yılında (tasavvufi icazet olan) hilafet verilmiştir. Diğer bazı halifelerinden farklı olarak şeyhi tarafından Nakşibendî halifeliğinin yanı sıra Kadiri Tarikatı izni de verilmiştir.

Köyde kurmuş olduğu medresede öğrencilere ders vermeye devam ederken, kendisini ziyaret eden ve Mardin bölgesi başta olmak üzere Şanlıurfa ve Diyarbakır gibi civar ilçe ve köylerde irşat faaliyetinde bulunarak tarikata intisabını sağlamıştır. İnsanlar arasındaki husumetlerde etkin rol alan Şeyh Musa (ks), birçok kan davasını barışla neticelenmesini sağlamıştır. 

Şeyh Musa, Şeyh Seydâ’nın diğer bir halifesi olan Şeyh Beşir ile beraber Said Nursî’yi ziyaret için izin almış ve Şeyh Musa onu ziyaret etmiştir. Said Nursî, onun Şeyh Seydâ’nın halifesi olduğunu öğrenince kendisine iltifatta bulunmuş ve Şeyh Seydâ ile kardeş sayıldıklarını belirtmiştir. 

Şeyh Seydâ’nın kendisine gönderdiği mektuplar bu zatın şahsiyeti hakkında bize önemli ipuçları vermektedir. Bu mektupların bir tanesinde hacdan dönüşünden dolayı Şeyh Seydâ, kendisini tebrik etmekte ve hacın kabulü içi dua etmektedir. Bu mektuba başlarken de Şeyh Musa hakkında şöyle demektedir: “Çok yardımsever, halifeliğini mükemmel bir şekilde yapan, asla unutamayacağım saygı değer Şeyh Musa.” Bir başka mektupta “kendisinden ıstırap ve sıkıntı görmediğimiz kerem sahibi sıddık, sâdık vefalı kardeşim Şeyh Musa.” diye bahsetmektedir. 

Şeyh Seyda (ks) hazretlerinin taltifine mazhar olan Şeyh Musa (ks) ile akrabalığın bağını tesis etmek üzere kızını oğlu M. Baki Efendiye istemiş ve vefatından sonra izdivaçları gerçekleşmiştir. Bu izdivacı Şeyh Musa vasiyetinde; "Size bıraktığım en büyük miras (kızımın ona gelin olmasıyla), Şeyh Seyda'ya (ks) akraba olmamızdır." şeklinde bunu bir iftihar vesilesi olarak zikretmiştir. 

Daha sonra Şeyh Seyda (ks) hazretleri tarafından Van ili ve çevresinde irşatta bulunmak üzere görevlendirilen Şeyh Musa (ks), ilk gidişinde yaklaşık bir yıl ve ikinci hicretinde ise altı yıldan fazla -bölgenin zor şartlarına rağmen- hem tedrisat hem de irşatta bulunmuş ve birçok kişinin tarikatla tanışmasına vesile olmuştur. Dönüşünden sonra Mardin/Kızıltepe'de Cami ve medrese yaparak vefatına kadar burada tedrisat ve irşat faaliyetlerine devam etmiştir. 

Şeyh musa (atan) eş-şeyhânî el-gundıkî

Şeyh Musa, tedavi için gittiği Diyarbakır’da 21.12.1991 yılında Nebi Cami avlusunda vefat etmiş ve kendisinin inşa ettirdiği Mardin/Kızıltepe’deki camisinin avlusunda defnedilerek türbesi yapılmıştır. Şeyh Musa’nın on yedisi erkek on biri kız olmak üzere yirmi altı çocuğu olmakla beraber vefat ettiğinde on üçü erkek ve altısı kız olmak üzere on dokuz çocuğu vardı. [14]

Kaleme aldığı eserlerden dördü Şeyh Musa (ks) tarafından “Mecma’a min Erbaati Kütüb” aynı cilt içinde tıpkıbasım olarak neşredilmiş, daha sonra da oğlu Şeyh Hikmetullah tarafından tekrar basılmıştır. [15] Bunlar;

1-Sebîlü’s-Selâm fi 'Akîdeti’l-Enâm (Akaid/inanç ilmine dair),

2-Tuhfetü’l-Ebrâr fî Şerhi Ğâyeti’l-İhtisâr (Fıkha dair),

3-el-Kelâmi’l-Vâfî fî Ahkâmi’s-Sûfî (Tasavvufa dair),

4-el-Mevâ’azi Devâvî limen Yehtâcu ile’t-Tedavi (Müritler için vaaz/irşada dair). [16]

Şeyh Musa’dan (ks) Sonra Dergâhının Durumu

Şeyh Musa’nın (ks) vefatından sonra kendisinde ilk eğitimini aldığı en büyük oğlu Şeyh Hikmetullah görevi üstlenmiştir. Şeyh Hikmetullah, Babası Şeyh Musa, tahsilini mutasavvıf âlimlerin yanında almasına özellikle dikkat ettiğinden daha sonraki tahsiline Şeyh M. Emin Er, Mola Mehmet Emin Zenganî [17] gibi zatlarda devam etmiş, eğitiminin bir kısmını ise Cizre’de Şeyh Seydâ’nın yanında görmüştür. İcazet almasına bir hafta kala Şeyh Seydâ’nın vefatı üzerine ilim icâzetini Şeyh Muhammed Nurullah’tan almıştır.

Babasının kendisine tevbe verme ve hatme yapma vekâletini vermiş, vefatından sonra ise Şeyh Seyda (ks) Hazretlerinin posta oturan mahdumu Şeyh Ömer Faruk el-Cezerî (ks) kendisine tekrar vekâlet verdikten bir müddet sonra da halifelik vermiştir. Babasının adıyla anılan camide yıllarca resmi imamlık yapmanın yanında emekli olduktan sonra irşad faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir. [18]

Dr. Ömer Faruk Atan

Yorumlar (0)
17
açık
Namaz Vakti 22 Mayıs 2022
İmsak 03:43
Güneş 05:34
Öğle 13:06
İkindi 17:03
Akşam 20:28
Yatsı 22:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 37 57
9. Sivasspor 38 54
10. Kasımpaşa 38 53
11. Adana Demirspor 37 52
12. Galatasaray 38 52
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 37 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 37 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 37 31
Günün Karikatürü Tümü