Şeyh Musa (Atan) Eş-Şeyhânî El-Gundıkî

Şeyh Musa, Riyâzü’s-Sâlihîn derslerini bizzat Şeyh Seydâ’dan almıştır. Altı ay on gün geçtikten sonra Şeyh Seydâ kendisini çağırmış, kendisine burada bir süre daha kalmasını arzuladıklarını ama Sultan Şeyhmus’un akşam rüyasında “bizden biri senin yanındadır. Onu artık bırak.” dediğini ve sultanın emrini yerine getirmesi gerektiği için artık gidebileceğini söylemiştir.

TASAVVUF 30.04.2021, 21:38 04.05.2021, 17:14 Ramazan Peri
572
Şeyh Musa (Atan) Eş-Şeyhânî El-Gundıkî

Mardin’in Sultan Şeyhmus mıntıkasında bulunan Yayla (Şeyh Alya) köyünden olan Şeyh Musa, Sultan Şeyhmus dergâhının müştemilatın da doğmuştur. Hz. Ömer'in (ra) soyundan gelen ve Zûliyye Tarikatının kurucusu olan Sultan-ı evliya Şeyhmus(a) (Musa b. Mâhîn) (ks) ez-Zûlî'nin (v. 1164) soyundandır. 

Şeyh Seyda Muhammed Said el Cezeri

O zaman cari olan âdete göre her sene Şeyh Musa ez-Zulî’nin zürriyetinden bir aile onun dergahında türbedarlık yapar ve gelen misafirlere hizmet edilirdi. Şeyh Musa (ks), türbedarlık sırasının babasında olduğu sene annesinin ilerleyen yaşı (takriben altmış yaşında) rağmen -anne karnındayken babasının vefatı üzerine yetim bir çocuk olarak- Sultan köyünde 1925 yılında doğmuştur. 

İlk tahsiline Kur'an-ı Kerim ve temel dini bilgileri küçüklüğünü geçirdiği köyünde almış olan Şeyh Musa (ks), daha sonra annesinin telkiniyle ilim tahsili için Suriye’ye gitmiş ve orada Hazret olarak bilinen Şeyh Muhammed Diyauddin’in (v. 1923) halifelerinden Şeyh Mahmud’un yanında medrese eğitimine başlamıştır. Bir süre eğitim gördükten sonra tedrisatını yarıda bırakıp yaşlı olan annesinin yanına dönmek zorunda kalmıştır. Bu süre zarfında evlenmiş ve bir taraftan dergâh hizmetinde bulunmuş, diğer bir taraftan da ailesini geçindirmek için çalışmıştır. 

Türbedarlık yaptığı 1947 yılında Sultan Şeyhmus’un (ks) ziyaretine gelen Mardin/Kızıltepe’de olan Ahmet Beg/Bey (Üçevler) köyünün sakinlerinin talebi üzere Ramazan ayı için kendilerine imamlık yapmak üzere bu köye gitmiştir. 

Köylülerin onu çok sevmesi ve talebi üzere annesinin de rızasını alarak bu köye taşınmıştır. Buraya yerleştikten sonra yapmış olduğu ilim ve irfan hizmetlerinden dolayı daha sonra çevrede “Şeyh Musa’nın Köyü” olarak maruf olmuştur. Bu hicretle onun hayatında müstesna bir sayfa açılmasına vesile olmuştur. 

1948’de O zamanki zor şartlara rağmen yaklaşık altı ay sürecek olan hac yolculuğuna çıkmış ve genç yaşına rağmen haccını eda ederek memleketine dönmüştür. Dönemin zorlu şartlarına rağmen daha sonra da çeşitli tarihlerde Medine-i Münevvere de altı ay kalmasının yanı sıra on beş tane hac ve birçok umre yapmıştır. Hatta çok hac ve umreye gittiğinden ve bu konudaki detaylı malumata sahip olduğundan dolayı -daha sonra intisap edeceği Şeyh Seyda'nın mahdumu ve kendisinden sonraki postnişini- Şeyh M.Nurullah (ks) onunla ilgili olarak "Şeyh Musa! Senin sırtına 'Menâsikü'l-Hac' (hac ibadeti kitabı) diye yazmak gerekir" diye taltifine mazhar olmuştur. 

Aldığı medrese tedrisatının yanı sıra manevi eğitim alacağı bir mürşid-i kamil arayışına girerek, birçok zatı ziyaret etmiş, hiçbirine karşı kalbi manen mutmain olmamıştır. Şeyh Musa, Şeyh Seydâ’nın adını duyunca ona karşı derin bir iştiyak hisseder. Bunun üzerine hiç vakit kaybetmeden Cizre’ye gider ve Şeyh Seydâ’ya kendisini tanıttıktan sonra tarîkata girmek istediğini söyler. Şeyh Seydâ onun Sultan Şeyhmus’un zürriyetinden olduğunu öğrenince ona: “Sultanın zürriyetinden birinin müntesiplerimiz arasında olmasını çok arzuluyordum o da sen olacaksın inşallah.” der. Tarîkata girmek için de teslimiyetin şart olduğunu söyler ve “teslim oldun mu?” diye de üç kere sorar. Üçünde de Şeyh Musa olumlu cevap verince Şeyh Seydâ, ona medrese talebelerinin arasında kalmasını ister. Kaldığı süre zarfında Şeyh Halil Serdefî de medresede tahsil görmekteydi. Şeyh Musa, burada Riyâzü’s-Sâlihîn derslerini bizzat Şeyh Seydâ’dan alarak altı ay on gün orada kalmıştır. Bu süre geçtikten sonra Şeyh Seydâ kendisini çağırmış, kendisine aslında burada bir süre daha kalmasını arzuladıklarını ama Sultan Şeyhmus’un akşam rüyasında “bizden biri senin yanındadır. Onu artık bırak!” dediğini ve Sultan’ın emrini yerine getirmesi gerektiği için artık gidebileceğini söylemiştir. 

Şeyh Musa, köye döndükten bir süre sonra tekrar Cizre’ye gittiğinde Şeyh Seydâ ona ilim tahsiline devam etmesi gerektiğini söylemiştir. Orada bulunanlardan birinin Şeyh Musa’nın bakması gereken ev halkının olduğunu bundan dolayı ilim tahsili yapmasının zor olduğunu söylerse de Şeyh Seydâ (ks); “gerekirse yorganını sat ama ilim tahsilini bırakma!” demiştir.

Köye döndükten sonra bir taraftan köyde hocalık yapıp halkı irşat ederken, birçok sorumluluğuna rağmen içinde bitmeyen ilim aşkı ve Şeyhinin emri üzere eğitiminin geri kalanını tamamlamak üzere tüm masrafını karşıladığı bir müderrisi köye getirmiş ve sonrasında komşu köyün imamlığına ilim icâzeti almış bir zatın gelmesi için çaba sarf ederek onun yanında ilim tahsiline devam etmiştir. Daha sonra Cizre’de Şeyh Seydâ’yı (ks) ziyaret ettiği sırada ona hem Kadirî hem Nakşibendî icâzeti verdikten sonra eğitiminin bitmesine kısa bir süre kala Şeyh M. Emin Er’in (v. 2013) yanında tahsiline devam etmesini istemiştir. Cizre’den geldikten sonra vakit kaybetmeden oğlu Şeyh Hikmet ile beraber Şeyh M.Emin’in (ks) yanına ilim tahsili için gitmiş ve altı aylık bir tahsilin ardından ilim icâzetini almıştır. 

Şeyh musa (atan) eş-şeyhânî el-gundıkî

Daha sonra Şeyhinin talebi üzere kırk gün süren seyr-i sülûka giren Şeyh Musa, bunu da tamamlayarak kendisine 1959 yılında (tasavvufi icazet olan) hilafet verilmiştir. Diğer bazı halifelerinden farklı olarak şeyhi tarafından Nakşibendî halifeliğinin yanı sıra Kadiri Tarikatı izni de verilmiştir.

Köyde kurmuş olduğu medresede öğrencilere ders vermeye devam ederken, kendisini ziyaret eden ve Mardin bölgesi başta olmak üzere Şanlıurfa ve Diyarbakır gibi civar ilçe ve köylerde irşat faaliyetinde bulunarak tarikata intisabını sağlamıştır. İnsanlar arasındaki husumetlerde etkin rol alan Şeyh Musa (ks), birçok kan davasını barışla neticelenmesini sağlamıştır. 

Şeyh Musa, Şeyh Seydâ’nın diğer bir halifesi olan Şeyh Beşir ile beraber Said Nursî’yi ziyaret için izin almış ve Şeyh Musa onu ziyaret etmiştir. Said Nursî, onun Şeyh Seydâ’nın halifesi olduğunu öğrenince kendisine iltifatta bulunmuş ve Şeyh Seydâ ile kardeş sayıldıklarını belirtmiştir. 

Şeyh Seydâ’nın kendisine gönderdiği mektuplar bu zatın şahsiyeti hakkında bize önemli ipuçları vermektedir. Bu mektupların bir tanesinde hacdan dönüşünden dolayı Şeyh Seydâ, kendisini tebrik etmekte ve hacın kabulü içi dua etmektedir. Bu mektuba başlarken de Şeyh Musa hakkında şöyle demektedir: “Çok yardımsever, halifeliğini mükemmel bir şekilde yapan, asla unutamayacağım saygı değer Şeyh Musa.” Bir başka mektupta “kendisinden ıstırap ve sıkıntı görmediğimiz kerem sahibi sıddık, sâdık vefalı kardeşim Şeyh Musa.” diye bahsetmektedir. 

Şeyh Seyda (ks) hazretlerinin taltifine mazhar olan Şeyh Musa (ks) ile akrabalığın bağını tesis etmek üzere kızını oğlu M. Baki Efendiye istemiş ve vefatından sonra izdivaçları gerçekleşmiştir. Bu izdivacı Şeyh Musa vasiyetinde; "Size bıraktığım en büyük miras (kızımın ona gelin olmasıyla), Şeyh Seyda'ya (ks) akraba olmamızdır." şeklinde bunu bir iftihar vesilesi olarak zikretmiştir. 

Daha sonra Şeyh Seyda (ks) hazretleri tarafından Van ili ve çevresinde irşatta bulunmak üzere görevlendirilen Şeyh Musa (ks), ilk gidişinde yaklaşık bir yıl ve ikinci hicretinde ise altı yıldan fazla -bölgenin zor şartlarına rağmen- hem tedrisat hem de irşatta bulunmuş ve birçok kişinin tarikatla tanışmasına vesile olmuştur. Dönüşünden sonra Mardin/Kızıltepe'de Cami ve medrese yaparak vefatına kadar burada tedrisat ve irşat faaliyetlerine devam etmiştir. 

Şeyh musa (atan) eş-şeyhânî el-gundıkî

Şeyh Musa, tedavi için gittiği Diyarbakır’da 21.12.1991 yılında Nebi Cami avlusunda vefat etmiş ve kendisinin inşa ettirdiği Mardin/Kızıltepe’deki camisinin avlusunda defnedilerek türbesi yapılmıştır. Şeyh Musa’nın on yedisi erkek on biri kız olmak üzere yirmi altı çocuğu olmakla beraber vefat ettiğinde on üçü erkek ve altısı kız olmak üzere on dokuz çocuğu vardı. [14]

Kaleme aldığı eserlerden dördü Şeyh Musa (ks) tarafından “Mecma’a min Erbaati Kütüb” aynı cilt içinde tıpkıbasım olarak neşredilmiş, daha sonra da oğlu Şeyh Hikmetullah tarafından tekrar basılmıştır. [15] Bunlar;

1-Sebîlü’s-Selâm fi 'Akîdeti’l-Enâm (Akaid/inanç ilmine dair),

2-Tuhfetü’l-Ebrâr fî Şerhi Ğâyeti’l-İhtisâr (Fıkha dair),

3-el-Kelâmi’l-Vâfî fî Ahkâmi’s-Sûfî (Tasavvufa dair),

4-el-Mevâ’azi Devâvî limen Yehtâcu ile’t-Tedavi (Müritler için vaaz/irşada dair). [16]

Şeyh Musa’dan (ks) Sonra Dergâhının Durumu

Şeyh Musa’nın (ks) vefatından sonra kendisinde ilk eğitimini aldığı en büyük oğlu Şeyh Hikmetullah görevi üstlenmiştir. Şeyh Hikmetullah, Babası Şeyh Musa, tahsilini mutasavvıf âlimlerin yanında almasına özellikle dikkat ettiğinden daha sonraki tahsiline Şeyh M. Emin Er, Mola Mehmet Emin Zenganî [17] gibi zatlarda devam etmiş, eğitiminin bir kısmını ise Cizre’de Şeyh Seydâ’nın yanında görmüştür. İcazet almasına bir hafta kala Şeyh Seydâ’nın vefatı üzerine ilim icâzetini Şeyh Muhammed Nurullah’tan almıştır.

Babasının kendisine tevbe verme ve hatme yapma vekâletini vermiş, vefatından sonra ise Şeyh Seyda (ks) Hazretlerinin posta oturan mahdumu Şeyh Ömer Faruk el-Cezerî (ks) kendisine tekrar vekâlet verdikten bir müddet sonra da halifelik vermiştir. Babasının adıyla anılan camide yıllarca resmi imamlık yapmanın yanında emekli olduktan sonra irşad faaliyetlerini sürdürmeye devam etmektedir. [18]

Dr. Ömer Faruk Atan

Yorumlar (0)
26
az bulutlu
Namaz Vakti 14 Mayıs 2021
İmsak 03:54
Güneş 05:40
Öğle 13:05
İkindi 17:00
Akşam 20:21
Yatsı 21:59
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
Günün Karikatürü Tümü