Zikirde lafız ve Mana Bütünlüğü

Zikirdeki hakim unsur, Allah’ı tevhiddir. Esasen nereden bakılırsa bakılsın bütün mânâlar, cihetler ve bütün ibadetler, Allah’ın birliğini, noksan sıfatlardan münezzeh kemâl sıfatlarla muttasıf olduğunu vurgulamaya yöneliktir. Bu aynı zamanda İslam’ın özü ve hakikatidir.

TASAVVUF 18.12.2020, 22:14 18.12.2020, 23:01 Ramazan Peri
63
Zikirde lafız ve Mana Bütünlüğü

Tevhid, kâinatta zerreden kürreye her şeyde ve her yerde hakim olan yegane hakikattır. Bütün ilimlerin, hikmetin esası, sebeplerin sebebi; âlemdeki tevhid hakikatidir. Peygamberlerin davası, Kur’an’ın mesajı da yine tevhiddir.

İşte zikirde mânâ bu ezelî ve ebedî gerçeği vurgulamaktadır. Zikir lafızları bu yüce mânânın hakikati durumundadır. Bu hikmet nevinden olmak üzere zikir lafızlarında bir bütünlük görmekteyiz. Bu bakımdan tevhidi en öz şekilde vurgulayan iki önemli zikir lafzını ele alalım:

Kelime-i Tevhid

Kelime-i tevhid, başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere bütün semâvî kitapların esası durumundadır. Bu yüce kelime aynı zamanda bütün semâvî dinlerin mesajıdır. Bu sebeple Allah Resulü, “Zikrin en efdali Lailahe İllallahtır.” buyurmuştur. Yine Lailahe İllallah kelimesinin imanın tazelenmesinde vesile olduğunu, bir defa ihlas ile tevhid kelimesini söyleyenin cennete gireceğini haber vermiştir.

Tevhid kelimesinde mânâ itibariyle iki önemli cihet vardır:

* Nefy, yani red ciheti: “Lailahe” kelimesiyle anlatılır. Allah’tan başka bütün ilahlar reddedilir. “Lailahe” demek Allah’tan başka ibadet edecek mabud, ilah yoktur demektir. Bu red kelimesi, kalpte masiva cinsinden olan bütün duygu, his ve hatıraları silmeye yöneliktir. Tevhid kelimesine ısrarla ve samimiyetle devam edildiğinde kalpten haram ve günah sayılabilecek her türlü varidat çıkar gider. Bu fıtrî temayüllerin önündeki engelleri kaldırmak, Allah’a koşuşun mücadelesini vermektir. Tevhid cümlesinin bu ilk kelimesi adeta bir temizlik ve ayıklama girişimdir. Kalbi Allah’a hazır etmenin bir gayretidir.

* İspat, yani tasdik ciheti: “İllallah” kelimesiyle ifade edilir. “Ancak Allah vardır.” demektir. Bu bir tasdiktir, ispattır. Bu, Allah’ı zikrin, O’na yönelmenin, O’nu sevmenin, O’nun tecellilerine mazhar olmanın en bariz, en güzel ifadesidir.

“Ancak Allah vardır.” demek “Hakikî mabud, hakikî matlub, hakikî maksud, hakikî mahbub O’dur.” demektir. Hatta hakikî mevcut O’dur demektir. “İllallah” kelimesinin lafzında da büyük hikmetler saklıdır. “İllallah” kelimesi mutlak olarak Allah’ı anlatır. Elif harfi kaldırıldığında geriye kalan “lehü” ifadesi de yine Allah demektir. Lam harfi kaldırıldığında geriye “hü” ifadesi kalır ki, bu da zamir olarak, Allah demektir.

Lafza-i Celâl

Bu yüce isme bütün esmaü’l-hüsnayı mânâ olarak bünyesinde taşıması sebebiyle, İsm-i Azam da denir. Allah’ın birliğini vurgulayan iki güzel isim daha vardır ki, bunlar da İsm-i Azam’dır: Vahid ve Ehad .

Vahid, Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarındaki, Ehad ise zatındaki tekliği ifade eder. Allah Vahid’dir ve Ehad’dır. Sıfatlarında ve zatında tektir, eşi ve benzeri yoktur. Allah ism-i şerifi özel bir isimdir ve hiçbir kelime bunun yerini tutamaz. Bu bakımdan Allah kelimesi en büyük zikir kelimesidir. En büyük dava da Allah’ı zikir ve bu zikri kalplere yerleştirmektir.

Bu noktada şu gerçeği açıklamak yerinde olur: Zikir bütün ibadetlerin özünü teşkil ettiği gibi, aynı zamanda müstakil bir ibadettir. Tasavvufî mânâda tesbihatı, tekbiri, istiğfarı, takdisi, tahlili de içine alan zikir yönüyle bir hususiyet arzeder.

Zikir, tevhidi kalpte hakim kılmanın yegane yoludur. Tevhid, kelam ilminin kurallarıyla işin söz kısmını incelemek değil, zikir yoluyla birtakım mertebeleri geçmek, Allah’ın birliğine kalbî yolla ulaşmak demektir.

O halde, tevhidin özüne Lailahe İllallah kelimesiyle ulaşılabilir. Ancak bu kelimeyi yalnız dil ile söyleyip derinliğine inmemek, şuuruna vakıf olmamak; aranılan o hakikate insanı ulaştıramaz. Asıl mesele bu zikri kalbe indirmek, orayı temizlemektir. Zikrin hakikatine ulaşmak budur.

İmam-ı Gazalî, İhya-u Ulumi’d-din adlı eserinde bu hakikati şöyle vurgular: “Tevhid içiçe iki perdesi olan kıymetli bir cevherdir. İnsanlar özü tamamen unuttular da, dışındaki kabuğa ve bu kabuğu korumaya tevhid adını verdiler. Birincisi yani dış kabuk veya perde: Dil ile Lailahe İllallah demektir ki, buna hıristiyanların tasrih ettikleri teslisi bozan tevhid adı verilir. Fakat bu tevhid içi dışına uymayan münafıktan da duyulabilir. İkinci perde: Dilin söylediği bu tevhidi kalbin inkar etmemesi, belki buna inanıp tasdik etmesidir. Bu ise avam tabakasının tevhididir. İşte kelamcılar tevhid cevherinin bu iç kabuğunu bidatçıların karıştırmasından koruyabilirler. Üçüncüsü ki özdür, vasıta ve sebeplere iltifattan insanı alıkoyacak şekilde herşeyi Allahu Teala’dan bilmek ve ibadetini yalnız O’na tahsis edip, başkasına kulluk etmemektir.

Heva ve hevesinin ardından sürüklenenler nefislerini ma’bûd tanıdıklarından bu tevhid dışında kalırlar. Nitekim Allahü Teala bu gibiler hakkında, ‘Nefislerini ilah tanıyanları görür müsün?’ buyurmuştur. Peygamber Efendimiz bu gibiler hakkında, ‘Yeryüzünde tapılan tanrılardan, Allahu Teala’nın en çok buğz ettiği heva-i nefs’tir.’ buyurmuştur. Gerçek şu ki, iyi düşünen kimse, puta tapan kişinin de heva-i nefsine tapmış olduğunu anlar."

Ancak ısrarlı ve devamlı zikir insanı tevhidin hakikatine ulaştırır. Nefis dahil bütün putlar, zikrin kalbe yerleşmesi oranında kalpten izale olurlar. Zikir kalbi kapladığında, insan yüzünü Allah’a çevirir. Allah’a dönmek sadece bedenin kıbleye dönmesiyle gerçekleşmez. Kabe bir ölçüdür. Kıbleye yönelmek, yüzün Allah’a çevrilmesinin bir sembolüdür.

Gazalî bu konuda şöyle der: “Halbuki ‘Yüzümü, yerleri ve gökleri yaratan Allahu Teala’ya yönelttim.’ cümlesi tevhidin gerçekliğinden haber veren bir cümledir. Tevhid eden ancak Bir’i görür ve ancak Bir’e yönelir ki, bu da Allahü Teala’nın ‘Allah da, onları bırak kendi batıl sözlerinde eğlensinler.’ ferman-ı ilahîsine uymak demektir. Dil, kalbe tercümandır. Bazen doğru, bazen de yalancı olur. Allahu Teala’nın nazargahı, dilin tercümanı olduğu kalptir. Tevhidin kökü ve kaynağı da bu kalptir.”

Zikrin hedefi, tevhidin kökü ve kaynağı olan bu mutmain kalbi elde etmektir. Zikirdeki lafız ve mânâ bütünlüğü ile kastedilen budur. İnsan samimiyetle zikrettiğinde zikir kademe kademe kalbe geçer ve orada hakim olur. Söz ve kelimeler, tevhidin yüce anlamıyla kalbe oturur. Bu kalbin sahibi, âleme ve insanlığa fayda getiren, kâinatı ihya eden bir mimar durumundadır.

Bütün ibadetlerin özü, aynı zamanda müstakil bir mânâsı bulunan özel bir ibadet olan zikir, Kur’an literatüründe, hadislerde yer aldığı şekliyle ve Resulullah’ın hayatında uygulanış tarzıyla Asr-ı Saadette ne idi? Daha sonra bu hususta ne gibi sapmalar oldu? Zikir denince gerçek anlamıyla ne anlaşılmalıdır? Bu hususları ileriki bölümlerimizde konu edindik.

Zikir, Asr-ı Saadet’te müstakil bir ibadet olarak ele alınıyor ve icra ediliyordu. Zikrin belli lafızları vardır. Kelime-i Tevhid ve İsm-i Celal başta olmak üzere, hadislerde lafızları beyan edilen zikir cümleleri huşu ve huzurla icra ediliyordu.

Cenab-ı Hak, “Hatırlat, hatırlatmak müminlere fayda verir.” buyurmak suretiyle Resulünü zikre ve zikrin gerçeğini öğrenmeye teşvik etmiştir.

Yorumlar (0)
12°
hafif yağmur
Namaz Vakti 26 Ocak 2021
İmsak 06:45
Güneş 08:13
Öğle 13:22
İkindi 15:56
Akşam 18:20
Yatsı 19:43
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13