Zikirde lafız ve Mana Bütünlüğü

Zikirdeki hakim unsur, Allah’ı tevhiddir. Esasen nereden bakılırsa bakılsın bütün mânâlar, cihetler ve bütün ibadetler, Allah’ın birliğini, noksan sıfatlardan münezzeh kemâl sıfatlarla muttasıf olduğunu vurgulamaya yöneliktir. Bu aynı zamanda İslam’ın özü ve hakikatidir.

TASAVVUF 18.12.2020, 22:14 18.12.2020, 23:01 Ramazan Peri
89
Zikirde lafız ve Mana Bütünlüğü

Tevhid, kâinatta zerreden kürreye her şeyde ve her yerde hakim olan yegane hakikattır. Bütün ilimlerin, hikmetin esası, sebeplerin sebebi; âlemdeki tevhid hakikatidir. Peygamberlerin davası, Kur’an’ın mesajı da yine tevhiddir.

İşte zikirde mânâ bu ezelî ve ebedî gerçeği vurgulamaktadır. Zikir lafızları bu yüce mânânın hakikati durumundadır. Bu hikmet nevinden olmak üzere zikir lafızlarında bir bütünlük görmekteyiz. Bu bakımdan tevhidi en öz şekilde vurgulayan iki önemli zikir lafzını ele alalım:

Kelime-i Tevhid

Kelime-i tevhid, başta Kur’an-ı Kerim olmak üzere bütün semâvî kitapların esası durumundadır. Bu yüce kelime aynı zamanda bütün semâvî dinlerin mesajıdır. Bu sebeple Allah Resulü, “Zikrin en efdali Lailahe İllallahtır.” buyurmuştur. Yine Lailahe İllallah kelimesinin imanın tazelenmesinde vesile olduğunu, bir defa ihlas ile tevhid kelimesini söyleyenin cennete gireceğini haber vermiştir.

Tevhid kelimesinde mânâ itibariyle iki önemli cihet vardır:

* Nefy, yani red ciheti: “Lailahe” kelimesiyle anlatılır. Allah’tan başka bütün ilahlar reddedilir. “Lailahe” demek Allah’tan başka ibadet edecek mabud, ilah yoktur demektir. Bu red kelimesi, kalpte masiva cinsinden olan bütün duygu, his ve hatıraları silmeye yöneliktir. Tevhid kelimesine ısrarla ve samimiyetle devam edildiğinde kalpten haram ve günah sayılabilecek her türlü varidat çıkar gider. Bu fıtrî temayüllerin önündeki engelleri kaldırmak, Allah’a koşuşun mücadelesini vermektir. Tevhid cümlesinin bu ilk kelimesi adeta bir temizlik ve ayıklama girişimdir. Kalbi Allah’a hazır etmenin bir gayretidir.

* İspat, yani tasdik ciheti: “İllallah” kelimesiyle ifade edilir. “Ancak Allah vardır.” demektir. Bu bir tasdiktir, ispattır. Bu, Allah’ı zikrin, O’na yönelmenin, O’nu sevmenin, O’nun tecellilerine mazhar olmanın en bariz, en güzel ifadesidir.

“Ancak Allah vardır.” demek “Hakikî mabud, hakikî matlub, hakikî maksud, hakikî mahbub O’dur.” demektir. Hatta hakikî mevcut O’dur demektir. “İllallah” kelimesinin lafzında da büyük hikmetler saklıdır. “İllallah” kelimesi mutlak olarak Allah’ı anlatır. Elif harfi kaldırıldığında geriye kalan “lehü” ifadesi de yine Allah demektir. Lam harfi kaldırıldığında geriye “hü” ifadesi kalır ki, bu da zamir olarak, Allah demektir.

Lafza-i Celâl

Bu yüce isme bütün esmaü’l-hüsnayı mânâ olarak bünyesinde taşıması sebebiyle, İsm-i Azam da denir. Allah’ın birliğini vurgulayan iki güzel isim daha vardır ki, bunlar da İsm-i Azam’dır: Vahid ve Ehad .

Vahid, Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarındaki, Ehad ise zatındaki tekliği ifade eder. Allah Vahid’dir ve Ehad’dır. Sıfatlarında ve zatında tektir, eşi ve benzeri yoktur. Allah ism-i şerifi özel bir isimdir ve hiçbir kelime bunun yerini tutamaz. Bu bakımdan Allah kelimesi en büyük zikir kelimesidir. En büyük dava da Allah’ı zikir ve bu zikri kalplere yerleştirmektir.

Bu noktada şu gerçeği açıklamak yerinde olur: Zikir bütün ibadetlerin özünü teşkil ettiği gibi, aynı zamanda müstakil bir ibadettir. Tasavvufî mânâda tesbihatı, tekbiri, istiğfarı, takdisi, tahlili de içine alan zikir yönüyle bir hususiyet arzeder.

Zikir, tevhidi kalpte hakim kılmanın yegane yoludur. Tevhid, kelam ilminin kurallarıyla işin söz kısmını incelemek değil, zikir yoluyla birtakım mertebeleri geçmek, Allah’ın birliğine kalbî yolla ulaşmak demektir.

O halde, tevhidin özüne Lailahe İllallah kelimesiyle ulaşılabilir. Ancak bu kelimeyi yalnız dil ile söyleyip derinliğine inmemek, şuuruna vakıf olmamak; aranılan o hakikate insanı ulaştıramaz. Asıl mesele bu zikri kalbe indirmek, orayı temizlemektir. Zikrin hakikatine ulaşmak budur.

İmam-ı Gazalî, İhya-u Ulumi’d-din adlı eserinde bu hakikati şöyle vurgular: “Tevhid içiçe iki perdesi olan kıymetli bir cevherdir. İnsanlar özü tamamen unuttular da, dışındaki kabuğa ve bu kabuğu korumaya tevhid adını verdiler. Birincisi yani dış kabuk veya perde: Dil ile Lailahe İllallah demektir ki, buna hıristiyanların tasrih ettikleri teslisi bozan tevhid adı verilir. Fakat bu tevhid içi dışına uymayan münafıktan da duyulabilir. İkinci perde: Dilin söylediği bu tevhidi kalbin inkar etmemesi, belki buna inanıp tasdik etmesidir. Bu ise avam tabakasının tevhididir. İşte kelamcılar tevhid cevherinin bu iç kabuğunu bidatçıların karıştırmasından koruyabilirler. Üçüncüsü ki özdür, vasıta ve sebeplere iltifattan insanı alıkoyacak şekilde herşeyi Allahu Teala’dan bilmek ve ibadetini yalnız O’na tahsis edip, başkasına kulluk etmemektir.

Heva ve hevesinin ardından sürüklenenler nefislerini ma’bûd tanıdıklarından bu tevhid dışında kalırlar. Nitekim Allahü Teala bu gibiler hakkında, ‘Nefislerini ilah tanıyanları görür müsün?’ buyurmuştur. Peygamber Efendimiz bu gibiler hakkında, ‘Yeryüzünde tapılan tanrılardan, Allahu Teala’nın en çok buğz ettiği heva-i nefs’tir.’ buyurmuştur. Gerçek şu ki, iyi düşünen kimse, puta tapan kişinin de heva-i nefsine tapmış olduğunu anlar."

Ancak ısrarlı ve devamlı zikir insanı tevhidin hakikatine ulaştırır. Nefis dahil bütün putlar, zikrin kalbe yerleşmesi oranında kalpten izale olurlar. Zikir kalbi kapladığında, insan yüzünü Allah’a çevirir. Allah’a dönmek sadece bedenin kıbleye dönmesiyle gerçekleşmez. Kabe bir ölçüdür. Kıbleye yönelmek, yüzün Allah’a çevrilmesinin bir sembolüdür.

Gazalî bu konuda şöyle der: “Halbuki ‘Yüzümü, yerleri ve gökleri yaratan Allahu Teala’ya yönelttim.’ cümlesi tevhidin gerçekliğinden haber veren bir cümledir. Tevhid eden ancak Bir’i görür ve ancak Bir’e yönelir ki, bu da Allahü Teala’nın ‘Allah da, onları bırak kendi batıl sözlerinde eğlensinler.’ ferman-ı ilahîsine uymak demektir. Dil, kalbe tercümandır. Bazen doğru, bazen de yalancı olur. Allahu Teala’nın nazargahı, dilin tercümanı olduğu kalptir. Tevhidin kökü ve kaynağı da bu kalptir.”

Zikrin hedefi, tevhidin kökü ve kaynağı olan bu mutmain kalbi elde etmektir. Zikirdeki lafız ve mânâ bütünlüğü ile kastedilen budur. İnsan samimiyetle zikrettiğinde zikir kademe kademe kalbe geçer ve orada hakim olur. Söz ve kelimeler, tevhidin yüce anlamıyla kalbe oturur. Bu kalbin sahibi, âleme ve insanlığa fayda getiren, kâinatı ihya eden bir mimar durumundadır.

Bütün ibadetlerin özü, aynı zamanda müstakil bir mânâsı bulunan özel bir ibadet olan zikir, Kur’an literatüründe, hadislerde yer aldığı şekliyle ve Resulullah’ın hayatında uygulanış tarzıyla Asr-ı Saadette ne idi? Daha sonra bu hususta ne gibi sapmalar oldu? Zikir denince gerçek anlamıyla ne anlaşılmalıdır? Bu hususları ileriki bölümlerimizde konu edindik.

Zikir, Asr-ı Saadet’te müstakil bir ibadet olarak ele alınıyor ve icra ediliyordu. Zikrin belli lafızları vardır. Kelime-i Tevhid ve İsm-i Celal başta olmak üzere, hadislerde lafızları beyan edilen zikir cümleleri huşu ve huzurla icra ediliyordu.

Cenab-ı Hak, “Hatırlat, hatırlatmak müminlere fayda verir.” buyurmak suretiyle Resulünü zikre ve zikrin gerçeğini öğrenmeye teşvik etmiştir.

Yorumlar (0)
24
açık
Namaz Vakti 17 Eylül 2021
İmsak 05:13
Güneş 06:39
Öğle 13:04
İkindi 16:33
Akşam 19:18
Yatsı 20:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 4 10
2. Trabzonspor 4 10
3. Fenerbahçe 4 10
4. Konyaspor 4 10
5. Galatasaray 4 8
6. Hatayspor 4 7
7. Karagümrük 4 7
8. Kayserispor 4 7
9. Altay 4 6
10. Malatyaspor 4 6
11. Alanyaspor 4 6
12. Göztepe 4 5
13. Kasımpaşa 4 5
14. Gaziantep FK 4 4
15. Antalyaspor 4 4
16. Sivasspor 4 2
17. Adana Demirspor 4 2
18. Rizespor 4 1
19. Başakşehir 4 0
20. Giresunspor 4 0
Takımlar O P
1. Ümraniye 5 15
2. Eyüpspor 5 12
3. Ankaragücü 5 11
4. Tuzlaspor 4 10
5. Manisa FK 5 9
6. Erzurumspor 5 9
7. Kocaelispor 5 7
8. Boluspor 4 6
9. Samsunspor 4 6
10. Bandırmaspor 5 6
11. Denizlispor 5 6
12. Menemenspor 5 6
13. Adanaspor 5 5
14. Bursaspor 5 4
15. Ankara Keçiörengücü 5 4
16. Altınordu 5 4
17. Gençlerbirliği 5 4
18. İstanbulspor 4 3
19. Balıkesirspor 4 3
Takımlar O P
1. M. United 4 10
2. Chelsea 4 10
3. Liverpool 4 10
4. Everton 4 10
5. Man City 4 9
6. Brighton 4 9
7. Tottenham 4 9
8. West Ham 4 8
9. Leicester City 4 6
10. Brentford 4 5
11. Crystal Palace 4 5
12. Aston Villa 4 4
13. Wolverhampton 4 3
14. Southampton 4 3
15. Watford 4 3
16. Arsenal 4 3
17. Leeds United 4 2
18. Burnley 4 1
19. Newcastle 4 1
20. Norwich City 4 0
Takımlar O P
1. Real Madrid 4 10
2. Valencia 4 10
3. Atletico Madrid 4 10
4. Real Sociedad 4 9
5. Athletic Bilbao 4 8
6. Sevilla 3 7
7. Barcelona 3 7
8. Mallorca 4 7
9. Real Betis 4 5
10. Elche 4 5
11. Osasuna 4 5
12. Rayo Vallecano 4 4
13. Villarreal 3 3
14. Levante 4 3
15. Espanyol 4 2
16. Cádiz 4 2
17. Granada 4 2
18. Celta de Vigo 4 1
19. Getafe 4 0
20. Deportivo Alaves 3 0
Günün Karikatürü Tümü