İleride Nasıl Olsa Yaparım!

Sanki ölümün yaşı varmış ve her gün pek çok genç, gözlerimizin önünde ölüp gitmiyormuş gibi, “Henüz yaşım genç; ileride nasıl olsa yaparım” diyerek kandırır insan kendini. Koca bir ömür dediği şey 60 yıl yaşadığını sanan biri günde 8 saatten 20 yıl uyur. Kalan 40 yılda da ayakta uyur. Ömür dediğin; işte budur!

YAŞAM VE ÇEVRE 16.02.2021, 00:16 16.02.2021, 00:28 Ramazan Peri
İleride Nasıl Olsa Yaparım!

Özelde ülkemiz, genelde ise diğer Müslüman ülkeler dikkate alındığında, toplumun büyük oranda Allah’a inanan kişilerden oluştuğu görülür. Genel kabul gördüğü kadarıyla ülkemizdeki Müslüman sayısı nüfusun yaklaşık yüzde 98’ini oluşturur. Ancak dinin günlük yaşam içinde işgal ettiği yer soruşturulduğunda söz konusu oranın ciddi anlamda gerilediğini görürüz. Bu tablo bize insanların inançlarının gereğini yeterince yerine getirmediklerini göstermektedir. Hatta bu bazen o denli hissedilir ki, bir an için karşınızdaki insanın inançsız biri olduğunu düşünebilirsiniz. Şüphesiz insanların inançlarının gereğini yerine getirmemelerine neden olarak ileri sürecekleri şeyler çeşitlidir. Ancak her ne kadar çeşitli nedenlere dayansa da temel nedenin yapılması gereken kulluk vazifelerinin büyük oranda ileriki zamanlara ertelenmesine dayalı olduğunu söylemek mümkündür.

Gerek okul, gerekse iş ortamında bir arada olduğunuz insanlarla dini konularda konuştuğunuz zaman, genellikle çoğu kişinin inancının gereğini yerine getirmediğinin farkında olduğunu, bunun için çeşitli bahaneler öne sürmelerinin yanında dini vazifelerini ileriki yıllarına ertelediklerini görebilirsiniz. Sanki ölümün yaşı varmış ve her gün pek çok genç, gözlerimizin önünde ölüp gitmiyormuş gibi, Henüz yaşım genç; ileride nasıl olsa yaparım diyerek kandırır insan kendini. Şeytan da boş durmaz, “Acelesi yok; daha ömrün çok” gibi süslü sözlerle destekler hemen kişiyi. Şüphesiz bu yanılgı ve gaflet şeytanın insana kurmuş olduğu tuzaklardan biridir. Hatta bazı aileler bile çocuklarının gençken hovarda bir yaşam sürmesini gayet normal olarak karşılarlar. “Biz zamanında neler yaptık, gençtir yapacak tabiî” ya da “Biz zamanında yapamadık, bari o çıkarsın hayatın tadını” mantığı ile çocuklarının gözlerinin önünde kayıp gitmesine seyirci kalırlar.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki, insanın Allah’a olan kulluğu ana rahmine düştüğü andan başlayarak, son nefesini vereceği ana kadar devam eder. Dolayısıyla inanan bir insanın ömrü iyi bir eğitim için yetişme, dünya için çalışıp çabalama ve inancının gereklerini yerine getirme şeklinde evrelere ayrılamaz. İnanan kişi tüm eylemlerinde inancının gereğini yerine getirmeyi öncelemelidir. Geri kalan tüm işlerini bu gerekliliklere göre belirlemelidir. Kişi kulluk vazifelerini ileride yapacağını düşünüp kendince erteler, ama aslında hatalarından dönmesi için insana fırsat vererek belirli bir süreye kadar erteleyen Allah’tır.

"Allah, günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir süreye kadar ertelesin. Çünkü Allah’ın eceli geldiğinde ertelenmez. Bir bilebilseydiniz!" [1]

Diğer taraftan, insanın ileride yapmayı planladığı kulluk vazifelerini yapabilmek için yeterli bir ömre sahip olacağının da garantisi yoktur. Sahip olsa ve gerçekten yapmaya çalışsada, kaybettiği yıllarını telafi etme şansı da bulunmamaktadır. Yani kısacası nereden bakarsanız bakın ya da ne niyette olursanız olun, bu anlayışa sahip biri her zaman için kayıptadır. oysa bilmelidir insan sahip olduğu şeyler kendisinin değil, onu var edenindir; ama belli ki bunu anlaması için var olması yetmedi insanın, bir de ölmesi gerekir.[2]

"Andolsun akıp giden zamana ki insanlar zarardadır. Ancak inanıp iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka."12

İnsanların bazı kişisel prensipleri vardır hayatta. Kimi ütüsüz kıyafet ve boyasız ayakkabıyla dışarıya çıkmaz. Kimi zamanından önce gider her randevusuna ya da saçlarını yaptırmadan katılamaz hiçbir toplantıya. Yine yediğine içtiğine, beden ve ruh sağlığına çok dikkat eder örneğin çoğu kişi. Sevdiklerinin özel günlerini daima hatırlar ve mutlu etmek için onları, çeşitli sürprizler hazırlar. Kısacası kendince önem verip özendiği şeyler vardır insanların hayatta. Öncelikleri vardır insanların ya da çabaları vardır ulaşmak için amaç ve arzularına. Sevdiği bir yemeği özenle hazırlamak ya da çocuklarını gezdirmek için saatleri, kişisel bakımları için yeterli vakitleri. Arayışları vardır; kendini daha iyi hissedeceği. Denemeleri vardır; ilerletmek için kişisel gelişimini. Koçları vardır; yaşamı daha iyi yönetebileceği. okumaları vardır; kültürünü geliştireceği. Dizi ya da programları vardır; kaçırmadan her bölümünü izlediği...

Görüldüğü gibi, kulluk vazifelerini ömrünün son demlerine bırakan kişilerin hayatlarında öncelik verdikleri şeyler kulluk vazifelerinin yanında çok gülünç kalmaktadır. Bir göz açıp kapama misali geçen ömrünü boş ve gereksiz bir yığın şey ile doldurur insan. Kendince yapılması gerekli gördüğü şeyler için katlanmadığı zorluk kalmaz. Konforlu bir evde oturmayı ya da lüks bir arabaya binmeyi ileriki yaşlarına ertelemez. Hemen edinmek ister bunları. Maaşının yükselmesi için sabırla yılların geçmesini de beklemez. Hemen ve kısa yoldan zenginleşmek ister. Sahip olduğunda kendisini mutlu edeceğine inandığı şeyleri elde etmek için çırpınır. oysa farkında değildir insan; ertelediği şeyin var olma sebebi olduğunun. Emekliliğinde rahat etmek için tüm hayatı boyunca ödediği, sigorta primlerine döndürür kulluk vazifelerini. Sigorta primini tüm hayatı boyunca ödemesi gerektiğini bilen insan, kulluk vazifelerini tüm hayatı boyunca ödemek istemez. Hayatının sonlarına doğru ödeyerek, sonsuza kadar rahat etmek ister. Yapacağı hac ya da nafile ibadetlerin geçmişte yapmadıklarına kefaret olmasını ya da geçmiş günahlarının affedilmesini bekler. Şüphesiz, gerçekten pişman olmuş ve gönülden Allah’a yönelmişse kişi Allah dilerse kulunu affeder, ama Allah’ın rızasına uygun yaşanmayan yıllar bir daha geri getirilemez. İnsan yine kayıptadır.

"Hayır, hayır! Siz hemencecik geleni seversiniz. Ve sonradan geleceği terk edersiniz." [3]

"Bunlar, hemen gelecek olanı seviyorlar da ötelerindeki zorlu bir günü ihmal ediyorlar." [4]

Evet, insan peşinen elde ettiği şeyi sevmekte, imtihan edilmek üzere geldiği ve sonsuz yaşamını belirleyecek olan ömrünü ise bu peşin şeyler uğruna tüketmektedir. oysa farkında olmadığı bir gerçek vardır; sahip olduğu gerçek değerler, kazanarak elde ettikleri değildir insanın. Üstelik, hiçbir şey hak etmeden yaratıcısı tarafından peşinen verilmiştir bu şeyler kendisine. Gözünü ya da karaciğerini satın alan ya da sahip olduğu şeyleri kendi becerisi ile doğuştan elde ettiğini iddia edecek biri var mı hayatta? İnsan dünyaya gelmesiyle birlikte peşinen elde ettiği gerçek değerlerin bedelini ömrünün son yıllarında ödemek isterken, dünya nimetlerini hemen elde etmek ister. oysa farkında değildir çoğu insan; su misali boşa akıp giden ömrün, faturası kabarık olur.

Şeytanın bu erteleme tuzağına düşmemek gerekir. Yaşlılık dönemine gelip, bazı gerçekleri fark eden kişilerden ardında bıraktığı boşa geçen yıllarının pişmanlığını duymayan hiç kimse yoktur. Yaprak misali bir o yana bir bu yana savrulmuş ve sonunda derin bir pişmanlığa kapılmış bunca insanın boşa yitirilmiş ömürlerinin, henüz kendini genç görerek kulluk vazifelerini erteleyen kişilere ibret olması gerekir. İnsanların hatalarını göz göre göre benzer şekilde tekrarlayarak tecrübe etmek, insan aklı ve onuruna yakışan bir tutum değildir. Bu konuda da şeytanın tuzağına düşmeyerek, dünya hayatının ışıltısının insanın gözünü alarak gerçekleri görmesini engelleyen bir ışık olduğunu fark etmek gerekir. Bir anda tükeniverir ömür sermayesi. Koca bir ömür dediği şey o kadar boş uğraşlar içinde geçer ki insanın, örneğin 60 yıl yaşadığını sanan biri günde 8 saatten 20 yıl uyur. Kalan 40 yılda da ayakta uyur. Ömür dediğin; işte budur!

Yrd. Doç.Dr. Emre Doman

----------------------------

[1] 71 Nuh Suresi 4

[2] Bakınız: Emre Dorman, İnsanlar Uyurlar Ölünce Uyanırlar, İstanbul Yayınevi 2011; Nesil Yayınları, 2012. 12 103 Asr Suresi

[3] 75 Kıyamet Suresi 20-21

[4] 76 İnsan Suresi 27

Yorumlar (0)
15
açık
Namaz Vakti 15 Temmuz 2024
İmsak 03:44
Güneş 05:38
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:42
Yatsı 22:27
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 38 102
2. Fenerbahçe 38 99
3. Trabzonspor 38 67
4. Başakşehir 38 61
5. Kasımpasa 38 56
6. Beşiktaş 38 56
7. Sivasspor 38 54
8. Alanyaspor 38 52
9. Rizespor 38 50
10. Antalyaspor 38 49
11. Gaziantep FK 38 44
12. A.Demirspor 38 44
13. Samsunspor 38 43
14. Kayserispor 38 42
15. Hatayspor 38 41
16. Konyaspor 38 41
17. Ankaragücü 38 40
18. Karagümrük 38 40
19. Pendikspor 38 37
20. İstanbulspor 38 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 95
2. Barcelona 38 85
3. Girona 38 81
4. Atletico Madrid 38 76
5. Athletic Bilbao 38 68
6. Real Sociedad 38 60
7. Real Betis 38 57
8. Villarreal 38 53
9. Valencia 38 49
10. Deportivo Alaves 38 46
11. Osasuna 38 45
12. Getafe 38 43
13. Celta Vigo 38 41
14. Sevilla 38 41
15. Mallorca 38 40
16. Las Palmas 38 40
17. Rayo Vallecano 38 38
18. Cadiz 38 33
19. Almeria 38 21
20. Granada 38 21
Günün Karikatürü Tümü