15.03.2024, 18:27

​Bizi bu cehennemden kurtarın!..

Gazze’de 160 gündür yaşanan soykırım sürecinde, bölgede yaşananları aktarmak için medya aracılığıyla bilgi veren Filistinli Doktor Fadya Malhis, dün yine bir televizyon kanalına bağlanarak orada yaşananları âdeta özetledi.

Tıpkı, “Diğer Müslüman ülkeleri sahura Ramazan davulcularının sesleriyle uyanıyor. Onları uykusundan Ramazan davulcuları kaldırıyor. Ancak biz Gazze’de dehşet verici ve korkutucu bombalama sesleriyle sahura kalkıyoruz. Bilginiz olsun diye söylüyorum. Problem yok. Biz 5 aydır oruçluyuz” açıklamasıyla insan olanın yüreğini kanatan Filistinli çocuk gibi...

*

Dünya bir pembe dizi izler gibi Filistin’deki soykırımı izlerken orada hayatta kalmayı başarabilenlerin umudu her geçen gün tükeniyor. Bu tükenişin içinde yaşama tutunmaya, vahşice yaralanan insanları tedavi etmeye gayret eden Filistinli Doktor Fadya Malhis, katil İsrail’in 5 aydır süren vahşi soykırımı karşısında susanlara inat feryat ederek, Gazze’nin içinde bulunduğu çaresizliği haykırıyor... Her tarafı mahvedilmiş, can pazarının yaşandığı bir yurtta nasıl susulabilir ki...

Yüzde 90’ı yıkılmış...

Ne altyapı var, ne de yaşam...

Ne elektrik var, ne de su...

Hiçbir şey yok...

Sadece açlık ve ölüm var...

Bir de şakır şakır akan kan...

Bomba sesleri fasıla vermeden devam ederken; Filistinliler aç biilâç Ramazan orucu tutuyor...

Burası Gazze, paran olsa bile hiçbir şey, ama hiçbir şey bulamıyorsun... Şansın yaver gider bulabilirsen patatesin kilosu 35, yeşil soğanın 25, bir çuval un 1000 (bin) dolar. Dedik ya, o da bulabilirsen, bulmak yetmez, cebinde paran varsa...

5 aydır iş yok...

Aş yok...

Var olan sadece, İsrail’in bitmek tükenmek bilmeyen katliamları...

Filistinliler ya İsrail’in bombaları altında, ya da açlıktan ölüyor...

Gelen yardımları alabilmek için koşanlar, avını bekleyen akbaba misali İsrail tarafından bombalanıyor... Kendisinden vazgeçip, çocukları için bir umutla yardım alabilmeyi deneyen 400 kişi hunharca katledilirken, 1007 kişi hayatta kalabilme mücadelesi veriyor...

Karadan gönderilen yardımlar Mısır tarafında çürümeye bırakılırken, bir de havadan yardım tiyatrosu çıktı son günlerde... Uçaklardan atılan bu şov malzemeleri, rüzgâr sebebiyle ya İsrail tarafına, ya denize, ya açlıkla sınanan Gazzelilerin üzerine, ya da güneş enerjisinden başka enerji kaynağı olmayan hastanelerin güneş enerjisi kaynağının üzerine düşmekte... İlaçsızlığa, doktorsuzluğu rağmen yaralarının sarılmasını bekleyen Gazzeliler çaresizlik içinde ölümü beklemekte...

*

İsrail bombalarından kurtulan hamile kadınlar beslenemedikleri bebeklerini kaybediyor... Emziren kadınlar memelerine süt gelmediği için yavrularını emziremiyor... 30 bebek açlıktan öldü, ölmeye devam ediyor... Gazze âdeta kimsesizler mezarlığını andırıyor...

Filistinli Doktor Fadya Malhis sözcükleri boğazına düğümlenerek, “Türkiye’den Allah razı olsun. Biz sizi, siz de bizi çok seviyorsunuz. Ne olur bizi bu cehennemden kurtarın. Yalvarıyorum...” feryadıyla Gazze’de yaşanan vahşeti özetliyor.

Geçtiğimiz günlerde Doğu Akdeniz’in Filistin sahilinde liman şehri Yafa’da bir konferansta konuşan Haham Eliyahu Mali, İsrail ordusunda görev yapan askerlere, “Bugün bir bebek, yarın bir savaşçı. Bugünün teröristleri, daha önce yaşamalarına izin verdiğiniz çocuklardır. Teröristleri yaratanlar aslında kadınlardır. Gazze’de herkesi öldürün...” çağrısı Filistinli Doktor Fadya Malhis’in feryadının şiddetini insan olanın beynine çivi gibi çakıyor...

Doktor Mahlis’in feryadını dinlerken Srebrenitsa’da yaşanan mezalim geliverdi aklıma...

1991’de Slovenya ve Hırvatistan’ın bağımsızlığını ilan etmesi, Yugoslovya Federasyonu’nda çözülmenin başlangıcı oldu. Ama asıl problem Bosna-Hersek’in 3 Mart 1992’de bağımsızlığını ilan etmesiyle ortaya çıktı. Boşnakların bağımsız bir devlet haline gelmesini istemeyen Sırplar Saraybosna’yı kuşatıp, şehri bombardımana başladılar. Çatışmalar hızla bütün Bosna-Hersek’e yayıldı. 1995 yılının Temmuz’unda Avrupa’nın ortasında yaşanan katliam tüm insanlığı dehşete düşürmeye yetti. Srebrenitsa’da Sırp paramileter güçler tarafından 8372 kişi birkaç gün içinde katledildi…

Dün Srebrenitsa’daki soykırımın daha şiddetlisi bugün Gazze’de yaşanıyor...

*

TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, “Dua’sız, üşürmüş yürekler; / Sana bir dua eden olsun, / Senin de bir dua ettiğin, / Bilemezsin hangi kırık gönlün duasıdır, / Karanlıklarını aydınlatan, / Sana ummadık kapılar açan, / Bilmezsin kimin için ettiğin duadır, / Seni böyle ayakta tutan” dizeleriyle bizlere ne güzel öğüt veriyor. Mevlânâ’nın bu ifadeleri Boşnak bir teyzenin sözlerinde mâkes bularak gönül hanemizi gül bahçesine çeviriyor. Hikâyeye bütün benliğiyle tanık olan Prof. Dr. Tufan Gündüz’den dinleyelim...

Bu anlatacaklarım Bosna Hersek’te bizzat yaşadığım bir olay. Bu hadiseyi Bosna’da bulunurken, orada görev yapan askerlerimizden bizzat dinledim.

Bizim orada görev yapan askerlerimiz küçük istihbarat evleri şeklinde görev yapıyorlar. Asıl büyük birimler Saraybosna’da bulunuyor. Burada toplanan haberleri de Saraybosna’daki Avrupa Birliği Barış Gücü (EUFOR) bünyesinde görev yapan komutanlığa bildiriyorlar. Fakat bizim Mehmetçiğimiz özel olarak yardıma muhtaç köyleri, okulları dolaşıyorlar. Eksiklikleri ve yardım edilecekleri listeyle tespit ediyorlar. Daha sonra Türkiye’den paketlenen yardım kolileri askeri kargo uçağıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor.

Bir gün Mehmetçikler yine bir köye gidip, listeye göre dağıtım yapıyorlar. Köyün ileri geleni diyor ki, ‘Biz size listeyi verdiğimiz sırada yardıma muhtaç olanlardan bir teyzeyi unutmuşuz. Teyzenin evi de biraz tepelik yerde, köyün dışında. Lütfen onun da ihtiyaçlarını giderebilir misiniz?’ Mehmetçiklerimiz ‘hay hay’ diyor. Kar diz boyu, subaylarımız güçlükle de olsa ulaşıyorlar. Kapı çalındığında onları karşılayan teyze daha açar açmaz, ‘Türk müsünüz?..’ diye soruyor. Onlar da ‘Türküz’ deyince, ‘Geleceğinizi biliyordum’ diyor.

Bizim geleceğimizi Afganistan’daki, Somali’deki, Katar’daki, Irak’taki, Azerbaycan’daki, Suriye’deki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki, Arnavutluk’taki, Lübnan’daki, Bosna Hersek’teki, Kosova’daki, Libya’daki mazlumlar biliyor. En zor günlerinde onları darda, zorda bırakmayacağımızı hissediyor.

İşte biz “İyi dost; iyi günde çağrıldığında, kötü günde çağrılmadan gelendir” düsturunun gereğini yapıyoruz. Bizim sancağın gölgesi onların üzerine o kadar kuvvetli düşüyor ki, biz oralara gitmek zorundayız. Bosnalı teyze bizi nasıl bekliyorsa, onun gibi milyonlarca teyze bizi bekliyor. Çünkü tarih bizi çağırıyor. 600 yıl bu bölgede hüküm sürmüşseniz ve 1000 yıl bu topraklarda hâlâ ayakta kalmışsanız, başı sıkışanların size sığınmasından doğal bir şey olamaz. Bu bizim tarihi görevimiz. Bundan kaçamayız. Türkiye bırakmak istese, o halklar Türkiye’yi bırakmaz.

“Bizim Kosova’da, Libya’da... ne işimiz mi var?..” diye soranlara “işte tam da bunun için” cevabını verebiliriz.

*

Bosna’da bir sempozyumda dolayısı ile bulunuyordum. 22 -23 yaşlarında bir delikanlı yanıma geldi. Tanıştık, koklaştık. ‘Hocam size bir şey anlatmak istiyorum. Sizin televizyonda hislenerek anlattığınız hikâyeyi seyrettim. Hoca çok abartmış diye düşündüm. Defalarca seyrettim. Sonra Bosna’ya bir gidip göreyim dedim. Müslümanlarla gayrimüslimlerin karışık yaşadığı Visoko şehrine yerleştim.

Bir gün Müslüman aile yanıma geldi. ‘Bizim cenazemiz var sizi oraya götürmek istiyoruz’ dediler. ‘Neden ben?..’ deyince, ‘yaşlı bir amcamız vardı, vefat ederken beni bir Türk defnetsin’ dedi. Fakat ben cenaze namazı kıldırmayı bilmiyorum ki. Sadece Fatiha okumayı biliyorum. Cenaze merasimine iştirak ettim ve Fatiha okuyarak o amcanın vasiyetini yerine getirdim. Hocam işte bunları birebir yaşayınca, sizin anlattıklarınızın abartı olmadığını anladım’ dedi.

Evlad-ı Fatihan Bosna’da, Muhammed İkbal’in evlatları Pakistan’da, Şeyh Ahmet Sünusi’nin, Ömer Muhtar’ın torunları Libya’da, bugün Filistin’de İsrail zulmü altında inim inim inleyenler tarihi sorumluluğumuz gereği bizi çağırıyor, çağırmaya devam edecek.

Yorumlar (0)
15
açık
Namaz Vakti 18 Temmuz 2024
İmsak 03:48
Güneş 05:40
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:40
Yatsı 22:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 38 102
2. Fenerbahçe 38 99
3. Trabzonspor 38 67
4. Başakşehir 38 61
5. Kasımpasa 38 56
6. Beşiktaş 38 56
7. Sivasspor 38 54
8. Alanyaspor 38 52
9. Rizespor 38 50
10. Antalyaspor 38 49
11. Gaziantep FK 38 44
12. A.Demirspor 38 44
13. Samsunspor 38 43
14. Kayserispor 38 42
15. Hatayspor 38 41
16. Konyaspor 38 41
17. Ankaragücü 38 40
18. Karagümrük 38 40
19. Pendikspor 38 37
20. İstanbulspor 38 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 95
2. Barcelona 38 85
3. Girona 38 81
4. Atletico Madrid 38 76
5. Athletic Bilbao 38 68
6. Real Sociedad 38 60
7. Real Betis 38 57
8. Villarreal 38 53
9. Valencia 38 49
10. Deportivo Alaves 38 46
11. Osasuna 38 45
12. Getafe 38 43
13. Celta Vigo 38 41
14. Sevilla 38 41
15. Mallorca 38 40
16. Las Palmas 38 40
17. Rayo Vallecano 38 38
18. Cadiz 38 33
19. Almeria 38 21
20. Granada 38 21
Günün Karikatürü Tümü