Cinler ve İspirtizmacılık İlmi

Gaybî mahlûkatın mühim bir kısmını da cinler teşkil eder. Baş gözüyle görülemeyen şuurlu yaratıklardır. Bir "mâriç ateş"ten yaratıldıkları âyetlerle sabittir. Cinlerle temasın tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Mazide bu tür kimselere "kâhin" veya "cinci" denirdi. Kâhinler ve cinciler, cinlerle irtibat kurar, onlardan haberler alır, öğrendiklerini diğer insanlara anlatırlardı.

İSLAM VE KÜLTÜR 08.12.2020, 00:17 08.12.2020, 00:48 Ramazan Peri
214
Cinler ve İspirtizmacılık İlmi

Kuranı Kerimde birçok âyetler cinlerden bahseder. Bilhassa Cin sûresi onlara tahsis edilmiştir. İrade ve zekâ ile birlikte insanlarınkine benzer bazı başka hususiyetleri de vardır. Yeryüzünün insanlardan sonra en mühim sakinleridirler.

Kâinatta insanlardan evvel cinlerin bulunduğu, imtihana tâbi oldukları, isyanları sebebiyle bir kısmının helâk edildiği âyetten istifadeyle müfessirlerce izah edilmiştir. Şimdi de geriye kalanlar imtihana tâbidir. Kuranı Kerim onların da kitabı olup, Peygamber Efendimiz hem insanlara, hem de cinlere tebliğ ile görevlendirilmiştir.

Cin Sûresinde, bir grup cinin Peygamber Efendimize gelerek nasıl müslüman oldukları anlatılır. Bunların "Nusaybin cinleri" olduğu hadîs kitaplarında rivayet edilmektedir. Keza "Hâme" isimli bir cinin, ihtiyar bir adam suretinde Efendimizin yanına gelerek sahabelerin huzurunda iman ettiğini Hazreti Ömer radıyallahuanh rivayet etmiştir.

Cinlerin de kendi aralarında muhtelif kısımları vardır. Hayvanlar gibi, bunlar da çeşit çeşittirler. Azgınlarına "ifrit" namı verilir. Bunlar, yer altındaki meskenlerinde yaşarlar. Cinlerin bir kısmı insanlara benzer. İnsanlara benzemeyen özellikleri de vardır. Maddî bedenleri yoktur, uzun ömürlüdürler, muhtelif şekillere girebilirler, taklit kabiliyetleri mükemmeldir...

Ancak, umumî bir mukayese yapılırsa, cinlerin insanlardan daha üstün olduğu söylenemez, aksine insanlar daha mükemmel yaratılmışlardır. Cinler, daha ziyade, insanlardan aldıklarını yine insanlara satarlar.

Bazı âlimler, cinlerin erkek ve dişi olmak üzere iki ayrı cins olduklarını söylüyorlar. Bir kısım âlimler ise, bunların zatında cinsiyet sahibi olmadıklarını, ancak erkek ve dişi suretinde görünebildiklerini beyan ediyorlar.

Dünyanın muhtelif yerlerinde topluluklar hâlinde yaşarlar. Müslüman cinler, ibadet ve taat üzere hayatlarını sürdürürler. Kâfir olanların, başka bir ifadeyle "şeytanlaşmış cinler"in ise, işleri isyan ve tuğyandır. İnsanları aldatır, fitne çıkarır, bozgunculuk yaparlar.

Cinlerden istifade etmek mümkün mü?

Evet, cinler bazı faydalı işlerde çalıştırılabilirler. Kuranı Kerimde, Hazreti Süleyman aleyhisselâmın cinleri çalıştırdığı, onlara saraylar ve mescitler yaptırdığı anlatılmaktadır. Bu âyetlerde îmalı bir teşvik de vardır. Ayet, müslümanlara, cinlerle irtibatın mümkün olduğunu ifade ediyor, onlarla temasın son hududunu gösteriyor, en faydalı şeklini ders veriyor. Bu işin ancak iman, ibadet ve takva ile mümkün olacağını da bildiriyor.

Bu temas, ispirtizmada olduğu gibi yalana, hileye ve aldatmaya müsait bir usûlle yapılmamalı. Kuranı Kerimin gösterdiği ve açtığı yol ile olmalı. Aksi takdirde, cinleri kullanmak hevesiyle yola çıkan insanlar, şeytanların oyuncağı olur da farkına bile varmazlar.

İslâmiyet dairesinde meşru usullerle cinleri kendine hizmetkâr eden nice evliya ve asfiyalar vardır.

İSPİRTİZMA

İspirtizma, bir nevi gizli ilim. Bu garibe ile uğraşanlar ölmüş insanların ruhlarıyla irtibat kurduklarına, "celse"ye çağırdıkları ruhun geldiğine, sorulan suallere cevap verdiğine inanırlar.

Bu celselere gelen "misafir," ruh olamaz. Çünkü, o artık başka bir âlemdedir. Kâfir veya günahkâr bir insanın ruhuysa kabirde hapis hayatı yaşamakta, dünyadaki hâlinden dolayı azap çekmektedir. Hür değildir ki istediği yere gidebilsin. Kâinatta hiçbir varlık başıboş olmadığı gibi, ruhlar da başıboş bırakılmamıştır. "Berzah nezarethanesi"nde kıyameti ve hesap gününü bekleyen, Münker ve Nekir adlı meleklerin tasarrufunda olan bir ruhun dilediği yere gitmesi mümkün mü?

İspirtizma masasına davet edilen ruh, dünyada hayırlı ameller işleyip de, hem Allahın rızasını, hem de "ebedî saadet"i kazanmış bir kimseyse ve Melekût âleminde cennetteki hayata benzer bir hayat yaşıyorsa yine gelmez. Cazibeli dünya hayatında bile şeytanın oyuncağı olmayan bu ruhlar, saadetlere nail olduktan sonra ispirtizmacıların elinde oyuncak olmaktan münezzehtirler. Allah, Rahman ve Rahîmdir. Merhameti sebebiyle böyle bir fecaate asla müsaade etmez.

Celsede kendini "beklenen ruh" diye tanıtanlar "şeytanlaşmış cinler"dir. Kâfir cinler, ölüleri taklit ediyorlar. Bu yolla insanları aldatıp, saptırıyorlar. Zekâları, kuvvetli hafızaları, zaman ve mekân sınırlamasından bir derece azâde olmaları, üstün taklit kabiliyetleri ve benzeri hususiyetleri de, bu işde onlara yardım eder.

İspirtizma celselerinde davet edilen "ruh"un konuştuğu, medyumun ağzından fışkıran buhar misali bir maddenin şekillenip bir silüet şeklinde göründüğü, bazen cesetlendiği, medyumun yerden bir kaç metre yükseldiği, bazı eşyaların havalandığı, kapıların açılıp kapandığı ispirtizmacılar tarafından anlatılmakta, konuyla ilgili fotoğraflar neşredilmektedir.

Bunlar mümkün mü?

Evet, ancak her mümkünün vaki olduğu da söylenemez. Nitekim, bu alanda incelemeler yapan bazı ilim adamları, anlatılanların büyük bir yalan olduğunu söylüyorlar. Celseler karanlık bir ortamda düzenlendiği için, olaya "tanıklık" edenler ustaca aldatılabiliyor.

Söylenenler gerçekse bile, müsebbibi yine cinlerdir. İdrak, irade ve kudret sahibi olan cinlerin bu nevi işleri yapmaları mümkündür.

Bu nevi hâdiselere, dinde "istidraç" ismi verilir. Dıştan bakıldığında keramete benzer, ama değildir. Keramet, Allahın veli kullarına bir ikramıdır. İmanî ve nuranî bir hâdisedir. İstidraç ise, küfrî ve zulmanîdir. İlâhî kaynaktan nur almadığı için, ancak sahibinin küfrünü ve isyanını artırır. İnsanları anlamada en doğru ölçü, gösterdikleri harikalar değildir, ilâhî emirlere uymaları ve yasaklardan kaçınmalarıdır.

Ancak, ruhlarla temas mümkündür ve vakidir. İman ve ibadet yoluyla maneviyat mertebelerinde yükselen velîler, kudsî ruhlarla görüşür, konuşur, ders alırlar. Bu tarz, ispirtizmacıların edebe muhalif davetlerine asla benzemez.

Onlar, mübarek ruhları ayağına çağırmak cinayetinden uzaktırlar. Bilakis, manen yükselerek onlarla muhatap olmaya liyakat kazanırlar.

Peygamberlere, evliyalara ve müttakilere ait ruhlar kâinatı gezer, istedikleri yerde "temessül" eder, görünür, feyiz dağıtırlar. Bunlar, hep Allahın izniyle olur.

Velî olmayan insanlar ise, rüyalarda ölülerin ruhlarıyla görüşebilirler. Ruhlar, rüya âlemine temessül ederek girer. Görülen, ruhun kendisi değil misalidir.

Mübarek insanların ruhlarını ispirtizma masalarına çağırmak ne kadar edebe muhaliftir, düşünmek lâzım!

İspirtizmacılık da bize Batıdan geldi. Onları hemen taklit etmek dururken derin derin düşünmeye ne gerek var? Batıda olan, bizde de olmalı! İspirtizma, özellikle dindar olmayanlar arasında moda.

Batılı insanları ispirtizma masalarına celbeden bazı sebepler var. Birincisi, maddeci felsefelerin iflâsı. Materyalizmin kucağında "ifrat"ı yaşayan Batı insanı, ümitle bel bağladığı felsefesinin devrildiğini görmüş, bir süre boşlukta sallandıktan sonra, öbür uca koşmuş, fakat bu defa da "tefrit"in tuzağına düşmüştür.

Maddecilikle medyumluk, hakikat köprüsünün iki yanındaki iki dehşetli uçurumdur. Aslî mihverinden çıkartılan dinlerine dönemeyenler, İslâmiyetten de mahrum olunca böyle garip bir hâle düştüler. Kısacası, bu yolda gidenler, maddenin dolduramadığı boşluğu maneviyatla doldurmak isterlerken çare diye batılın kucağına düşen talihsizler!

İkinci sebep ise, insan evlâdında kadimden beri var olan "meçhûle duyulan merak hissi"dir. Görünmez varlıklarla temas işi de, fal ve sihir gibi bir cazibe noktası.

Nurdan mahrum yaşayan Batı insanına bir derece müsamaha ile bakılabilir, fakat hak dinin havasını soluyan bizim insanımıza asla!.. Şuurlu bir müslümanın İslâmiyet hakikatlarından başka ölçüsü yoktur ve olmamalı. Kuranı Kerim, Hadîsi Şerifler ve bunların kudsî tefsirleri varken başka yerde hakikat aramak abestir, insanı saptırır.

Göz kamaştırıcı parıltılarıyla anlam dünyasını aydınlatan nurlu âyetler, hadîsler ve bunların kudsî tefsirleri dururken, şeytanın telkinlerine kulak asmak nice iştir!

CİNLERLE TEMAS

Cinlerle temasın tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Mazide bu tür kimselere "kâhin" veya "cinci" denirdi. Kâhinler ve cinciler, cinlerle irtibat kurar, onlardan haberler alır, öğrendiklerini diğer insanlara anlatırlardı.

Cinler, maziye dair haberler getirmekle kalmaz, bazen semaya çıkar, meleklerden istikbale ait bilgiler için kulak hırsızlığı yapar, münasebet kurduğu kâhin vasıtasıyla insanlara aktarırlardı.

Peygamber Efemdimizin risaleti döneminde bu yol kapatıldı. Böylece, vahiy hakikatına zarar gelmesi önlendi. Semâya çıkmak isteyen cinnî şeytanlara, vazifeli meleklerce "şihâplar" fırlatıldığı Kuranı Kerimde bildirilmektedir.

Şimdi ispirtizmacıların yaptığı da kâhinlerinkinden farklı değildir. Yalnız, ekser kâhinler irtibat kurdukları varlığın cin olduğunu bilirlerdi, ispirtizmacılar bunun da farkında değiller. Bu eksiklik, hâllerinin vehametini daha da artırmaktadır. Ruhlardan istifade ediyorum diye, şeytanın batıl safsatalarına dellâllık eden bu "çağdaş cinci"lerin hâli komik olduğu kadar hazindir de.

Cinnî şeytanlar, ispirtizmacıları kolaylıkla aldatabilirler.

Nasıl mı?

Yalan söyleyerek!

Şeytan, rüyalarda Peygamber Efendimizin suretine bürünemez, fakat ispirtizma celselerinde Onun adını kullanabilir. Peygamber olduğunu söyleyebilir. Bir masa etrafında halka olup "mesaj" bekleyen safdillere ne büyük zararlar verebileceğini tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek.

Bazen de kendini "yeni bir peygamber" olarak tanıtır. Hazreti Muhammed aleyhissalatüvesselâmın son peygamber olduğundan, hem insanların, hem de cinlerin Ona tâbi olması gerektiğinden, yeni bir peygamber gelmeyeceğinden gafil ispirtizma kurbanlarını dalalete sürükler.

Şu veya bu isimle gelen menfi cinin verdiği haberlerde maziye ait bazı doğrular bulunabilir, fakat istikbale dair, asla! Çünkü istikbal "gayb"dir. Gaybı ise, ancak Allah Tealâ ve Onun izniyle, mümtaz İslâm büyükleri bilebilir. Artık, eskiden olduğu gibi, semaya çıkıp "kulak hırsızlığı" yapmaları da mümkün değildir.

Şeytan, bir doğru mazi heberinin yanında dokuz yalanı da yutturur, maksadına ulaşır.

Ömer Sevinçgül

Yorumlar (1)
Musa görmez 5 ay önce
Allah razı olsun
11
az bulutlu
Namaz Vakti 20 Nisan 2021
İmsak 04:37
Güneş 06:11
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:56
Yatsı 21:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23
Günün Karikatürü Tümü