Kalbin hastalıklarından Haset-Kin ve Nefret

İnsanlar iki türlü hastalığa yakalanırlar. Biri maddi hastalık, diğeri ise manevi hastalıktır. Bundan kurtulmak için öncelikle kâmil bir iman lazım. Haset, kalbin en kötü hastalıklarından biridir. Bir kimse bir başarı elde ettiğinde veya bir göreve terfi ettiğinde veya bir iş aldığında onu kıskanmak meşru değildir.

İSLAM VE KÜLTÜR 20.03.2021, 19:01 Ramazan Peri
159
Kalbin hastalıklarından Haset-Kin ve Nefret

İnsanlar iki türlü hastalığa yakalanırlar. Biri maddi hastalık, diğeri ise manevi hastalıktır. Maddi hastalık; soğuk algınlığı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi hastalıklardır. Manevi hastalık ise haset, kin, kibir, nefret, kendini beğenme gibi hastalıklardır. Bunlara kalbin hastalığı da denilmektedir. Bu yazımızda kalbî hastalıklardan haset, kin ve nefret üzerinde duracağız. Bunların ne olduğu, kişiyi neye sürüklediği ve bunlardan kurtulmak için ne yapmak gerektiğini kısaca anlatacağız.

Haset nedir?

Başkasının sahip olduğu maddî veya manevi imkânların kendisine intikal etmesi veya haset edilen kişinin bu imkânlardan mahrum kalması yönündeki istek ve niyettir.1

Bu tanıma göre iki türlü haset vardır. Birinde haset edilen kişideki maddi ve manevi imkânların kendisine geçmesini istemek, diğerinde ise ondan bu nimetlerin gitmesini istemektir. Bu iki tür haset de caiz değildir.

Maddi ve manevi nimet ve imkânları da şöyle örneklendirebiliriz: Zenginlik, ilim, mevki, makam, güzellik vb. gibi. Kur’ân, haset kavramı üstünde durmuş ve haset edenin şerrinden Allah’a sığınmak gerektiğini özellikle vurgulamıştır. “Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden, sabahın rabbine sığınırım.”2

Haset, kalbin en kötü hastalıklarından biridir. İnsan bir ağaçsa onun kurdu hasettir. Zira bu dert onu içten içe yer bitirir. Haset, esasında takdir-i ilâhîye karşı işlenen bir günahtır. Kişi her ne kadar başkasındaki bir nimeti haset ediyor gibi gözükse de aslında Allah’ın taksimine razı olmamış demektir.

Neden o? Neden onda var bende yok? Neden ona çok verildi, bana az verildi? Şeytan, kişiyi direkt Allah ile karşı karşıya getirmek istemediği zaman, onu insanlarla muhatap eder. Kişi bilmeden dolaylı yoldan Allah’a isyan etmiş olur ve onun takdirine karşı çıkmış olur. Haset öyle bir hastalık ki kişinin îmân sahibi olmasına bile haset eder. O neden mümin oldu? Nasıl olur da îmân eder?

Nitekim Bakara Sûresi’nde hasetle ilgili şöyle buyurulur:

“Ehl-i Kitap’tan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki haset duygusundan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. Yine de siz, Allah hükmünü ortaya koyuncaya kadar affedin ve hoşgörün. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.”3

Ehl-i Kitap, kendilerinden önce Evs ve Hazreç kabilelerinin îmân etmelerini gururlarına yedirememişlerdi. Îmânda öncü olmaları nedeniyle onlara haset etmiş ve onlara kin beslemişlerdi. Bu nedenle de hasedin tanımında geçtiği üzere, ikinci haset türünü işlemişlerdi. Yani kendileri îmân etmek yerine, onları îmândan mahrum kılmak istediler. İşte haset budur. Ben îmân etmediysem sen de etmemelisin, demektir. Ben zengin olmadıysam sen de olmamalısın, demektir. Ben güzel değilsem sen de olmamalıydın, demektir.

Haset, elinde imkânı olmayanın, elinde imkân olanı çekememesi demektir. Elinde nimet olmayanın ya da elindeki nimeti beğenmeyenin, başkasının nimetini çekememesi veya başkasının nimetinin sadece kendisinde olmasını istemesi demektir. Yani bir nevi takdir-i ilahîye karşı hoşnutsuzluk ve memnuniyetsizliktir.

Hâlbuki Allah-u Teâlâ dilediği kulunu zengin kılar, dilediğini nimetlere boğar, dilediğine kendi lütfundan bol ihsanlar verir. Ama bazı kimseler buna karşı çıkmakta ve bunu içlerinde bir hastalık olarak tutmaktadır. Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeylerden insanlara haset mi ediyorlar?”4

Haset, hayırlı sonuçlar getirmez. Hangi konuda olursa olsun haset eden kişi sadece kendisine zarar verir. Haset, ateşin odunları yiyip bitirdiği gibi insanların yaptığı iyilikleri ve sevapları alır götürür. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Haset etmekten sakının. Zira ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer bitirir.”5

Dikkat! Haset, içeride tutulan bir hastalık olmasına rağmen sevapları alıp götürüyor. Yani eyleme geçmese de sevapları alıp götürüyor. Kişi oturduğu yerden sevaplarını kaybediyor!

Haset tedavi edilmez ve önü alınmazsa kin ve nefrete dönüşmektedir. Zira kişi, haset ettiği kişiye zamanla kin beslemektedir. Kin beslediği kişiden nefret etmekte ve ona karşı diğer fiili eylemlere geçmektedir.

Örneğin; bir kimsenin güzelliğine haset eden bir kadın, bunu içinde tuta tuta ona karşı kinleniyor ve durduk yere ondan nefret etmeye başlıyor. Nefret ettiği kişinin ise iyiliklerini görmemeye başlıyor ve ona karşı insafsız oluyor. Hasetle eline bir şey geçmeyen ve kin tutmakla da başarılı olamayan kişi, haset ettiği kişiye bu sefer iftira atabiliyor.

Zengin kişi için: ‘Bu adam bu servete çalarak ulaştı.’ diyebilmekte; güzel bir kadın için: ‘Bu kadın pis işler yapıyor.’ diyebilmekte veya ‘Bunun ilmi var; ama kibirlidir.’ deyip onu küçük düşürmeye çalışabilmektedir. Yani haset, olduğu yerde durmuyor. Önü alınamayan haset önce kine, sonra nefrete, sonra iftiraya ve hatta sonra öldürmeye kadar götürebilmektedir. Nitekim Hz. Âdem’in (as) oğullarından Kâbil, kendi kardeşinin kurbanının kabul edilmesini kıskanmış ve bu kıskançlığı kine dönüşmüş ve bu haset, eylem olarak da onu öldürmeye götürmüştü.(6)

Bir kimsenin size haset ettiğini, o kişinin eylemlerinden anlayabilirsiniz. Konuşmalarından, davranışlarından, size karşı tavırlarından bunu anlayabilirsiniz. Ama içinde tutsa bunu bilemezsiniz. Fakat siz birine haset ediyorsanız, nefsinizi en iyi bilen sizsiniz. Onu eyleme geçirseniz de geçirmeseniz de, her durumda haset hoş görülen bir şey değildir.

Türkçede haset kelimesi yerine kıskançlık kelimesi de kullanılmaktadır. Kıskançlık kelimesi Türk Dil Kurumu sitesinde şöyle tanımlanmıştır: “Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum.”(7)

Kıskançlık, haset kelimesini tam olarak karşılayamamaktadır. Zira kıskanmanın meşrû ve doğru olduğu alanlar da vardır. Ama hasedin doğru olduğu bir alan yoktur. Örneğin: “Bir kimse eşini kıskanır. Eşini başka biriyle oturup görüşmekten, ona ilgi göstermesinden ya da başkasının ona ilgi göstermesi nedeniyle onu kıskanır.” Buna haset denilmez. Bu, meşru ve doğru bir kıskançlıktır.

Ama bir kimse bir başarı elde ettiğinde veya bir göreve terfi ettiğinde veya bir iş aldığında onu kıskanmak meşru değildir. Buradaki kıskanma, haset anlamındadır. Yani kıskançlıkta kimi zaman elindekine sahip çıkma ve onu koruma duygusu varken, hasette ise başkasının elindekine sahip olma ve onu elde etme duygusu vardır.

İnsanlar genellikle yakın çevresindeki kişileri kıskanırlar. İlim adamı, tanımadığı ilim adamlarından ziyade kendi bölgesindeki veya tanıdığı bir ilim adamını kıskanır. Kişi; çevresindeki, yakınındaki ve tanıdığı zengin kişiyi kıskanır. Güzellikte kardeşini, akrabasını, komşusunu, sınıf arkadaşını, ders arkadaşını kıskanır.

Öyleyse şunu da diyebiliriz: Haset, yakın çevrenin birbirleriyle olan ilişkilerini bozan bir hastalıktır. Kardeşi kardeşe düşürür. Nitekim Yusuf Peygamber’in (as) kardeşleri, babalarının sevgisi sadece kendilerinde kalsın diye küçük kardeşleri Yusuf’u (as) öldürme veya uzaklaştırma yoluna gitmişlerdi. (8) Kâbil, kendi kardeşi Hâbil’i öldürmüştü. Mekkeliler: ‘Neden Muhammed’e (s.a.v.) vahiy indi de falana inmedi?’ diyerek haset etme yoluna gitmişlerdi.(9)

Medine’deki Yahudiler, son peygamberin (s.a.v.) Araplar arasından çıkmasını çekememişlerdi. Ayrıca kendilerinden önce Müslüman olan şehirdeki kabileleri çekememişlerdi. Krallıklarda kardeşler arasındaki haset, onları karşı karşıya getirmiş ve onların iktidar hırsları yüzünden yüz binlerce insan birbirine kılıç çekmişti.

Haset nefsî bir hastalıktır. Bundan kurtulmak için öncelikle kâmil bir iman lazım. Allah’ın takdir ve taksimine rıza göstermek lâzım. Allah’ın verdiği bazı nimetlerin imtihan olduğunu bilmek lâzım. Allah’ın takdirine ve taksimine rıza gösteren, haset gibi bir hastalığa müptelâ olmaz. Hasetçinin şerrinden korunmak için de Felak ve Nas sûrelerini okumak gerekir.

Rabbimiz, bizi her türlü kalbî ve bedenî hastalıktan korusun!

Murat Padak

-------------------------

1) TDV İslam Ansiklopedisi, “Hased” Maddesi.

2) Felak 5.

3) Bakara 109.

4) Nisa 54

5) Ebu Davud 4903.

6)Maide 27-31.

7) TDK, “Kıskançlık” maddesi.

8) Yusuf 9

9) Zuhruf 31.

Yorumlar (0)
11
az bulutlu
Namaz Vakti 20 Nisan 2021
İmsak 04:37
Güneş 06:11
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:56
Yatsı 21:23
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23
Günün Karikatürü Tümü