Tavaf Alanı Metaf'ta Neler Var

“Kâbe’nin etrafından üç yüz peygamberin kabri vardır. Bunların yetmiş tanesi Haceru’l Esved ile Rukni Yemâni arasındadır. Kavimleri helak olan peygam­berlerden Hz. Nuh, Hz. Hûd, Hz. Salih ve Hz. Şuayb’ın kabirleride Zemzem ile Hicr arasındadır.”

İSLAM VE KÜLTÜR 06.02.2021, 20:42 28.03.2021, 22:21 Ramazan Peri
Tavaf Alanı Metaf'ta Neler Var

Mültezem

Haceru’l-Esved ile Kâbe kapısının arasında bulu­nan kısma Mültezem denir. Mültezem, sıkı sıkıya yapışılan yer demektir. Peygamberimiz: “Rükn ve kapı arası Mültezem’dir. İhtiyaç sahibi, sıkıntı veya gam sahibi her kim, onun önünde Allah’a dua ederse kabul edilir.” buyurmuştur. (Kütüb-i Sitte. c.4, Had. No. 1351 )

Mültezem Neresi

İbn-i Abbas’ın rivayetine göre: Peygamberimi­zin, göğsünü, sağ yanağını, kollarını ve avuç içle­rini tam açarak Mültezem’e yapıştırdığı bildirilmektedir. (Kütüb-i Sitte. c.4, Had. No. 1345)

Sahabeden Abdurrahman b. Safvan anlatıyor: Mekke’nin fethedildiği gün Rasûlullahı, ashabı ile birlikte Kâbe’den çıkarken gördüm. Beytullah’ı kapısından Hatim’e kadar istilâm ettiler ve Beytullah’ın üzerine yanaklarım koy­dular. (Kütüb-i Sitte. c.4, Had. No. 1338)

Kâbe’nin duvarına yapışmak ve sarılmaktaki maksadımız, Kâbe’nin Rabbi- ne yaklaşmak ve cehennemden korunmak içindir. Kâbe’nin kapısının eşiğine sarılmakta bir sakınca yoktur. Mültezeme yapışmak, yapılan bir hata sebe­biyle, kendisine karşı hata yapılan kişiden özür dilemek amacıyla ısrarla af dilemek, eteğine sarılıp “Sen beni affetmeden ayrılmam” diyen kişi gibi, Al­lah’tan af dilemektir.

Makam-ı İbrahim

Makam-ı İbrahim

Kâbe kapısının karşısında, Kâbe’ye yaklaşık 15 metre uzaklıkta, içerisinde Hz. İbrahim’in ayak izlerinin bulundu­ğu makamdır. Sarı prinçten ve camdan yapılmış bir muhafaza ile korunmak­tadır. Bu, Allah’ın apaçık delillerinden kabul edilmektedir.

Hz. İbrahim, Kâbe’yi inşa ederken, duvarlar yükseldikçe daha rahat çalı­şabilmek için Hz. İsmail’in getirdiği büyükçe bir taşı, iskele olarak kullan­dı. Kâbe’nin dört bir tarafına çekile çekile iskele vazifesi gören bu taş, Hz.

İbrahim’in ayaklarından, kıyamete kadar muhafaza etmek üzere nasibini aldı. Hz. İbrahim bir gün onun üzerin­de çalışırken, topuklarına kadar o taşa gömülüverdiğini hissetti.

Kendisi için ateşi gül bahçesine çeviren Hz. Allah, şimdi de taşı ayaklarının altında hamur gibi yapmış, insanlık durdukça varolacak bir imza atmıştı. Bu taş, Hz. İbrahim (a.s.) devrinden beri Kâbe duvarına bitişik denilecek kadar yakın bir yerde kalmıştır. Daha sonra Hz. Ömer (r.a.) tarafından, tavaf edenle­rin rahatça tavaf edebilmesi düşüncesiyle aynı cihet ve aynı doğrultuda olmak üzere Kâbe’den on metre kadar uzağa taşınmıştır.

Hz. İbrahim’in ayaklarına gelen kısmı gümüşle kaplanmıştır. Kâbe’yi ta­vaf edenlerin, tavaf bittikten sonra sünnet olarak kılacakları iki rekât namazı, mümkünse bu taşın gerisine çekilerek ve Kâbe’ye yönelerek kılmaları müek- ked sünnettir.

Allah (c.c.), Kur’an-ı Kerim’inde bu makama özel bir yer ayırmış, bu taşın alelade bir taş olmadığını bildirmiştir.”Kâbe’de apaçık deliller, İbrahim’in makamı vardır.” (Al-i İmran, 97) “İbrahim’in Makamından namaz yeri edinin.” (Bakara, 125 )

Peygamber Efendimizde “Haceru’l Esved ve Makam (Makam-ı İbra­him) cennet yakutlarından iki yakuttur. Allah (c.c.), Onların nurunu ört­müştür. Eğer örtülmemiş olsalardı, doğu ile batı arasını aydınlatırlardı.” (Kütüb-i Sitte c.4, s.374) buyurmuşlardır.

Peygamber Efendimiz yaptığı tavafın ardından Makam-ı İbrahim’e gitmiş, Makam’ı, Beytullah ile arasına alarak iki rekât namaz kılmıştır. Namazdan sonra yüksek bir ses ile “İbrahim’in makamından namaz yeri edinin” ayetini okumuştur.

Hicr İsmail

Hicr İsmail

Kâbe’nin kuzeybatı duvarının kar­şısında, zeminden bir metre kadar yüksek, 1,5 metre kalınlığında yarım daire şeklinde bir duvardır. Bu duva­ra Hatim denir. Bu duvarla Beytul­lah arasındaki boşluğa “Hicr” denir.

Hicr-i İsmail, Hicr-i Kâbe veya Hatî- ra da denmektedir. Burası, Hz. İbra­him’in inşa etmiş olduğu Kâbe’nin içerisine dâhildi.

Hz. Âişe (r.a) anlatıyor: “Ben kâbe’ye girip içinde namaz kılmayı çok arzu ediyordum. Rasûlullah ellerimden tutup beni Hicr’e soktu ve: “Beytullah’a girmek istiyorsan burada namaz kıl. Zîra burası ondan bir parçadır. Se­nin kavmin Kâbe’yi (tamir maksadıyla) yeniden inşa ederken, inşaatı kısa tutup onu Beytullah’tan hâriç bıraktılar” dedi. Ben: “Ey Allah’ın Rasûlu, inşaatı Hz. İbrahim’in temellerine oturtmayacak mısın?” dedim. “Kavmin küfre yakın olmasa mutlak yapardım!” buyurdu. (Kütüb-i Sitte c.4 Had. No:1411)

Miraç gecesi Cebrail (a.s.) bir kısım meleklerle gelip Peygamberimizin göğ­sünü yarmış, içini zemzem ile yıkayıp sonra hikmet ve iman nûru ile doldur­muşlardır. Bu hadise Peygamberimiz hicrde uyurken gerçekleşmiştir. Yine Hz. Hâcer ve Hz. İsmail’in kabri hicr’dedir. (Tecrid-i Sarih Tercemesi c.6, s.17)

Mizâb-ı Rahmet (Altınoluk)

Mizâb-ı Rahmet (Altınoluk)


Kâbe’nin kuzeybatı duvarının üstünde ve bu duvarın ortasına gelecek şekilde yerleş­tirilen su oluğudur. Kâbe damında biriken yağmur suları, bu duvara bakan Hicr’e ak­maktadır. Altınoluğun ucunda, suyun aşağı doğru hafifçe akmasını sağlamak için yapıl­mış bir çıkıntı mevcuttur.

Hz. İbrahim (a.s.) Kâbe’yi inşa ettiğinde üstünü örtmemişti. Peygamber Efendimiz otuz beş yaşında iken Kureyş tarafından ya­pılan inşasında üstü tavan ile örtüldü ve Hicr’e bakan kuzey duvarının üstüne bir oluk yerleştirildi. Kâbe damına konulan ilk oluk budur.

Mizâb-ı Rahmet (Altınoluk)

Kâbe’nin oluğu ilk defa Emevî halifesi tarafından 705 yılında altınla kap­latıldı. Altınoluk diye anılması bundan sonradır. Son olarak 1856 yılında Os­manlı Padişahı Sultan Abdülmecid yeni bir altınoluk yaptırdı. Şimdi mevcut olan altınoluk bu oluktur.

Kıblenin Kudüs’ten Kâbe yönüne doğru değiştirildiğinde Medine’de Mescid-i Nebevi’nin kıblesi tam altınoluğun bulunduğu yere isabet etmişti. Rasûlullah Mekke’ye geldiğinde ise Makam-ı İbrahimin bulunduğu taraftan Kâbe’ye yönelmeyi tercih etmiştir. Peygamberimiz tavaf sırasında oluğun al­tına geldiğinde “Allahım! Senden ölüm anında rahatlık, hesap anında da af dilerim” diye dua etmiştir.

Bizler de Türkiye’den kıbleye yöneldiğimizde Altınoluğun bulunduğu nok­taya doğru yönelmiş oluyoruz.

Rükni Yemâni

Rükni Yemâni

Tavafta Haceru’l-Esved’den önceki köşedir.

“Rasûllullah tavafın her şavtında Rükn-i Yemânî ve Haceru’l-Esved’i istilâm etmeyi terketmezdi.” (Kütüb-i Sitte c.4, Hadis No:1343)

“Rükn-i Yemânî 70 bin Meleğe emanet edilmiştir. Kim (onun ya­nında) “Allahım! Senden af, dünya ve ahirette afiyet diliyorum. Rabbi- miz! Bize dünyada iyiyi, ahirette de iyiyi ver ve bizi cehennem azabından koru!” diye dua ederse o melekler “âmin” derler” (Kütüb-i Sitte c.17, s.389.)

İbni Ömer (r.a.) diyor ki: Rasûlü Ekrem buyurdu ki: “Rükn-i Yemani ve Rükn-i Evsedin mesh edilmeleri günahları döker de döker.”

Hz. Aişe (r.a.) diyor ki: Rasûlullah şöyle buyurdu: “Ne zaman ki Rükn-i Yemânî’ye uğrasam muhakkak Cibrili orada ayakta bulurdum”

“Ne zaman Rükn-i Yemânî’ye gelsem muhakkak Cebrail’i orada ayak­ta görüyordum, istilâm edenler için istiğfar ediyor.” (Hac ve Sırları s.44)

“Haceru’l, Esved ile Rükn-i Yemânî’yi meshetmek günahlara kefaret­tir.” (Kütüb-i Sitte c.4 s.384.)

Metaf (Tavaf Alanı)


Metaf (Tavaf Alanı)

Tavafın yapıldığı yere metaf de­nir. Tavaf yapacak kişi Kâbe’yi sol tarafına alıp Haceru’l-Esved’den başlayarak yedi defa dolanır. Hace- ru’l-Esved’e her gelişinde “Bismillâhi Allah’ü Ekber” diyerek selamlar. Hz.

İbrahim’den sonraki peygamberler ve ümmetleri de Mekke’ye gelip hacc et­mişlerdir. Ümmetleri helâk olan peygamberler, Mekke’ye gelirler, ömürleri­nin sonuna kadar, orada Allah’a ibadet ve tâatla meşgul olurlardı.

Hacca gelip, vefat eden peygamberlerden doksan dokuzunun, Makam-ı İb­rahim ile Zemzem arasındaki yerde gömülü bulunduğu rivayet edilir. Hasan-ı Basrî’den rivayet edildiğine göre:

“Kâbe’nin etrafından üç yüz peygamberin kabri vardır. Bunların yetmiş tanesi Haceru’l Esved ile Rukni Yemâni arasındadır. Kavimleri helak olan peygam­berlerden Hz. Nuh, Hz. Hûd, Hz. Salih ve Hz. Şuayb’ın kabirleride Zemzem ile Hicr arasındadır.” (Hac ve Sırları s.128)

Zemzem Kuyusu

Zemzem Kuyusu

Zemzem, Allahu Teâla’nın Hz. Hâcer ve Hz. İsmail’e ihsan ettiği sudur. İsma­il (a.s.) dan sonra Beytullah hizmetleri onun nesline kaldı. Zamanla bu hizmetler Cürhümilere geçti. Bunlar gelen hacıların mallarını gasp ediyor, parasız ziyaretçi­lere zemzemden bir yudum su bile içir­miyorlardı. Zemzem kuyusunun suyu bu sırada çekilmişti.

Diğer kabileler bu azgınlara karşı savaş açtılar. Cürhümilerin reisi Mekke’yi terk edeceği gece, Beytullah’ta bulunan altından yapılmış iki geyik heykelini ve diğer kıymetli hediyeleri, suyu çekilmiş olan Zemzem kuyusuna atmış, kuyu­yu toprakla doldurup üzerini kapatmış, kuyunun yerini belirsiz hale getirmişti. (Tecrid-i Sarih Tercemesi c.6, s.24)

Peygamber Efendimizin dedesi Abdülmuttalip, bir gün Kâbe’nin yanında uyuyordu. Bir rüya gördü. Rüyasında bir kişi kendisine “Ey Abdülmuttalib! Kalk, Tayyibe’yi kaz!” dedi, kayboldu. Ertesi gün, “Kalk, Berre’yi kaz!” dedi. Üçüncü gün de aynı kişi, “Kalk, Mednûne’yi kaz!” emrini verdi.

Zemzem Kuyusu

Rüyanın arkası kesilmiyordu. Dördüncü gün ise, yine o kişi, “Ey Abdül­muttalib! Kalk, zemzem kuyusunu kaz!” deyince; Abdülmuttalib; “Zemzem nedir? Kuyu nerededir?" diye sordu. O zât da, “Zemzem bir sudur ki, hiç ek­silmez ve dibine erişilmez. Dünyanın dört bucağından gelen hacılara kifâyet eder. Cebrâilin (a.s.) kanadıyla vurduğu yerden çıkmıştır."

Allahu Teâla’nın İsmâil Aleyhisselâm için yarattığı sudur. Susuzları kandı­rır, açları doyurur, hastalara şifa olur. Yerini bildireyim. Kurban kestikleri za­man artıklarını bir yere dökerler. Sen orada iken kırmızı gagalı bir karga gelir. Gagasıyla yeri eşer. Karganın eştiği yerde bir de karınca yuvası görürsün. İşte orası Zemzem’in yeridir.”

Abdulmuttalib, sabahleyin yanına oğlu Hâris’i alarak Kâbe’ye gitti ve he­yecanla beklemeye başladı. Bir ara rüyada söylenildiği şekilde kırmızı gagalı karga gelip oradaki çukura kondu ve gagası ile yere vurmaya başladı. Altın­dan karınca yuvası çıktı. Abdulmuttalib ile oğlu Hâris, derhal orayı kazmaya başladılar. Bir müddet kazdıktan sonra kuyunun ağzı göründü. Abdûlmuttalib bunu görünce: “Allahû ekber, Allahû ekber!” diyerek tekbir getirmeye başla­dı.

Başından beri, kuyunun kazılmasını dikkatle takip eden Kureyşliler ona dö­nerek: “Ey Abdulmuttalib!, Bu babamız İsmail’in kuyusudur. Onda bizim de hakkımızı vardır. Bizi de bu işe ortak etmelisin!” dediler. Abdulmuttalib karşı çıktı: “Hayır! Bu iş, sadece bana ihsan edilmiş bir vazifedir” diye cevap verdi. Kureyşliler: “Sen yalnızsın, tek oğlundan başka kimsen de yok. Bu şekilde bize karşı koyman mümkün değil” dediler. İşte böylece Allah c.c. Abdulmut- talip vesilesiyle mübarek zemzem suyunu insanlığa tekrar bahşetmiştir.

Zemzem suyu yeryüzündeki suların en kıymetlisidir. Zemzem Cennet sula­rından efdaldir. Miraç gecesi Cebrail (a.s.) Kâbe’nin, Hatîm denilen yerinde uyumakta olan Peygamberimizin yanına geldi. Efendimizin göğsünü yardı. Kalbini çıkarıp onu Zemzem’le yıkadı. Şayet Zemzem’den daha fazîletli su olsaydı; Cebrail (a.s.) Peygamberimizin kalbini onunla yıkardı.

Allah Rasûlü (s.a.s.) hediye vermek istediği kişiye zemzem ikram eder, iç­mek ve ikram etmek için Medine’ye de zemzem götürürlerdi. Hatta bu hu­susta acele ederlerdi. Hz. Aişe (r.a.) diyor ki: Rasûlullâh (s.a.s.) Mekke’den Medine’ye gelirken beraberinde zemzem suyu da taşıyıp, Medine’de ashabına hediye ederdi. Mekke’den gelenlerden de hediye olarak zemzem isterdi. Bina­enaleyh böyle yapmak sünnet olmuştur. Rasûlullah (s.a.s.) Süheyl İbnu Amr’a bir mektup yazarak: “Bu mektubum sana geceleyin gelirse sabahı bekleme, gündüz gelirse akşamı bekleme, bana derhal zemzem suyu gönder.” (Kü- tüb-i Sitte, c.5, s.104) diyerek zemzem istedi.

“Rasûlullah (s.a.s.) Hudeybiye antlaşması sırasında bir kureyşliye, Hu- deybiyeye zemzem suyu getirmesini söyledi. Adam getirdi. Rasûlullah (a.s.) onu Medine’ye götürdü.” (Kütüb-i Sitte, Had. No. 1569)

Efendimiz, Zemzem hakkında; “Münafıklarla bizim aramızdaki fark, onların zemzemi kana kana içmemeleridir.” (Kütüb-i Sitte, Had. No. 6909)

“Zemzem suyu ne maksatla içilirse, o maksatla faydalıdır.” (Kütüb-i Sitte, Had. No. 6910)

“Yeryüzündeki suların en hayırlısı zemzemdir. Onda açlara gıda, has­talara da şifa vardır.” (Et-Tergib Vet-Terhib, c.2. s.209.)

“Allah, İsmail’in annesi Hâcer’e rahmet etsin. O, zemzemi kendi haline bıraksaydı da suyu avuçlamasaydı, muhakkak zemzem akar ve bir ırmak olurdu.” (Müsned, Ahmed bin HANBEL c.1, s.25.)

“Rasûlullah Zemzem’i ayakta içmiştir.” (Tecrid-i Sarih Tercemesi Had. No: 806)

Zemzem Kuyusu

Zemzem duası:

“Allahümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin ve sakam. Birahmetike yâ erhamerrâhimîn!... “

“Allahım! Senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü dert için şifa isti­yorum.”

Bünyamin ALBAYRAK

Yorumlar (0)
15
açık
Namaz Vakti 18 Nisan 2024
İmsak 04:40
Güneş 06:13
Öğle 13:08
İkindi 16:53
Akşam 19:54
Yatsı 21:20
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 32 87
2. Fenerbahçe 32 85
3. Trabzonspor 32 52
4. Beşiktaş 32 48
5. Rizespor 32 48
6. Başakşehir 32 46
7. Kasımpasa 32 46
8. Sivasspor 32 44
9. Antalyaspor 32 42
10. Alanyaspor 32 42
11. A.Demirspor 32 40
12. Samsunspor 32 38
13. Ankaragücü 32 37
14. Kayserispor 32 37
15. Konyaspor 32 36
16. Hatayspor 32 33
17. Gaziantep FK 32 31
18. Karagümrük 32 30
19. Pendikspor 32 30
20. İstanbulspor 32 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 30 68
2. Göztepe 30 60
3. Kocaelispor 30 52
4. Ahlatçı Çorum FK 30 52
5. Sakaryaspor 30 51
6. Bodrumspor 30 49
7. Boluspor 30 46
8. Bandırmaspor 30 46
9. Gençlerbirliği 30 44
10. Erzurumspor 30 41
11. Keçiörengücü 30 36
12. Şanlıurfaspor 30 34
13. Ümraniye 30 34
14. Manisa FK 30 33
15. Tuzlaspor 30 32
16. Adanaspor 30 32
17. Altay 30 15
18. Giresunspor 30 7
Takımlar O P
1. M.City 32 73
2. Arsenal 32 71
3. Liverpool 32 71
4. Aston Villa 33 63
5. Tottenham 32 60
6. Newcastle 32 50
7. M. United 32 50
8. West Ham United 33 48
9. Chelsea 31 47
10. Brighton 32 44
11. Wolves 32 43
12. Fulham 33 42
13. Bournemouth 32 42
14. Crystal Palace 32 33
15. Brentford 33 32
16. Everton 32 27
17. Nottingham Forest 33 26
18. Luton Town 33 25
19. Burnley 33 20
20. Sheffield United 32 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 31 78
2. Barcelona 31 70
3. Girona 31 65
4. Atletico Madrid 31 61
5. Athletic Bilbao 31 57
6. Real Sociedad 31 50
7. Valencia 31 47
8. Real Betis 31 45
9. Villarreal 31 39
10. Getafe 31 39
11. Osasuna 31 39
12. Las Palmas 31 37
13. Sevilla 31 34
14. Deportivo Alaves 31 32
15. Mallorca 31 31
16. Rayo Vallecano 31 31
17. Celta Vigo 31 28
18. Cadiz 31 25
19. Granada 31 17
20. Almeria 31 14
Günün Karikatürü Tümü