23.01.2024, 18:11

​Servetini "Millet"ine bağışlayan münevver

Bugün vefatının 100. seneidevriyesi münasebetiyle bir vefa gereği, “Bütün kitaplar sadece bir Kitabı daha iyi anlamak için okunur” şiarıyla yaşayıp ölümsüzlük âlemine göçen fikir dünyamızın önemli münevverlerinden olan Ali Emîrî Efendi’den bahsedeceğiz.

ÖMRÜ BOYUNCA KİTAPLARIN PEŞİNDEN KOŞTU

1858 senesinde Diyarbakır’da dünyaya gelen Ali Emîrî, daha gençlik yıllarında Doğu Edebiyatı’na ait bir çok kitabı okuyup ezberledi. Daha sonraki dönemlerde, bütün Tanzimat memurları gibi ömrünü imparatorluk coğrafyasını bir uçtan diğerine adımlamakla geçiren Ali Emîrî Efendi, katip ve defterdar olarak Diyarbakır, Selanik, Adana, Leskovik, Kırşehir, Trablusşam, Elazığ, Erzurum, Yanya, İşkodra, Halep ve Yemen’de otuz yıl kadar memuriyet görevinde bulundu.

Gittiği her yerde nâdide kitapları topladı. Kitaplar onun için bir koleksiyon malzemesi değil, okunarak geçmişi keşfetmenin birer aracıydı. Kitap sevdalısı Ali Emîrî Efendi’nin en büyük hayali, Doğu'nun ve Batı'nın bütün temel eserlerini kapsayan bir kütüphane oluşturmaktı. Bu sevda uğruna; Osmanlı coğrafyasının çeşitli bölgelerinde memuriyeti gereği, gittiği her yerde hiç ara vermeden okumaya ve kitap biriktirmeye devam etti. Hatta bir defasında, İşkodra ve Yanya vilayetleri maliye müfettişi iken, sırf Yemen'deki değerli eserleri toplayabilmek için, Yemen Defterdarlığı’na talip oldu ve kendisini Yemen'e tayin ettirdi. Onun otuz yıllık memuriyet döneminde buna benzer birçok örnek bulunmaktadır.

“BEN BU KİTAPLARI MİLLETİM İÇİN TOPLADIM”

Ali Emîrî Efendi, 1908'de çok sevdiği kitaplarıyla daha çok meşgul olabilmek için emekli olup İstanbul'a döndüğünde 40 küsur sandıktan oluşan; Osmanlı tarihleri, padişah divanları, şuarâ tezkireleri ve çoğu nâdir ve tek nüsha eserlerden oluşan zengin kütüphanesini beraberinde getirdi. Vakıflar, İstanbul'da uzun süre kütüphanesine yer arayan Ali Emîrî Efendi’ye 1701 yılında Darülhadis olarak yaptırılan Feyzullah Efendi Medresesi'ni tahsis etti. Ali Emîrî, “Ben bu kitapları milletim için topladım ve milletime vakfediyorum” diyerek 1916 yılında kütüphaneye “Millet Kütüphanesi” adını verdi. Mütevazı, ihlaslı bir zat olan Ali Emîrî Efendi yaptıklarıyla milletin gönlünde yer etti. Millet Kütüphanesi’ni kuran ve on altı bini aşkın nâdide eseri milletine bağışlayan Ali Emîrî Efendi; şair, tarihçi, biyografi yazarı ve yayıncılık gibi birçok özelliğe sahiptir.

Milletinin kültür mirasının korunmasında böylesine çok büyük hassasiyetler gösteren, her türlü maddî menfaatleri hiç düşünmeden elinin tersiyle iten Ali Emîrî Efendi, üç gün süren bir hastalıktan sonra, 23 Ocak 1924’te Fransız hastanesinde vefat etti. Ali Emîrî Efendi'nin cenaze merasimine son Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi’nin Yaviri Nizameddin Efendi de refakat etti. Ali Emîrî Efendi, vasiyeti üzerine Fatih Camii'ndeki hazireye defnedildi.

Ali Emîrî Efendi’yi vefatının 100. seneidevriyesinde bir kez daha rahmetle yâd ediyoruz.

***

FEYZULLAH EFENDİ MEDRESESİ’NDEN GERİYE MİLLET KÜTÜPHANESİ KALDI

Şehzadebaşı’ndan Edirnekapı’ya doğru ilerlerken Fatih Macar Kardeşler Caddesi’nin bitimi Fevzi Paşa Caddesi’nin başlangıcı Fatih Camii’nin alt tarafında tarihi bir yapı görürsünüz. Biraz gayret ederseniz tarihî yapının duvarına asılı “Millet Kütüphanesi” yazılı levhayı fark edebilirsiniz. Burası medrese, kütüphane, mescid, mektep, muallimhâne, çeşme ve meşrûtalardan mütevellit koskoca Feyziyye Dârülhadisi olarak anılan külliyeden arta kalan ufacık mekanda faaliyet gösteren “Millet Kütüphanesi”dir.

Gerçi dönemin İstanbul Şehremini Cemil (Topuzlu) Paşa’ya kalsaydı, bugün ne Millet Kütüphanesi’nden ne de buradaki tarihî yapıdan bahsedebilecektik. Çünkü Cemil Paşa, burada bulunan Feyzullah Efendi Medresesi’ni yıktırıp, arsasına bando takımı eğitim talimgâhı yaptırmak için kolları sıvamıştır. Bir tevafuk, Cemil Paşa’nın bu izahı mümkün olmayan hevesini kursağında bırakır. (1912)

Bu tevafuk; medresenin önünden geçen Fransız Başkonsolosu’nun eşi Madam Bombar’ın yıkım faaliyeti gösteren işçilere ne yaptıklarını sormasıdır. Olayın kendisine izah edilmesi üzerine, durumu beyine aktarır, bu menfur olayın önlenmesini talep eder. Başkonsolos, Sultan Mehmed Reşad’dan randevu alarak durumu bildirir. Sultanın yayınladığı ferman üzerine bugün önünden geçtiğimiz “Millet Kütüphanesi” günümüze kadar ulaşır.

***

MİLLET KÜTÜPHANESİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR

Millet Kütüphanesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde büyük bir hasar gördü. Meydana gelen bu hasar sonucu, kütüphanede bulunan 30 bini aşkın el yazması, kıymetli eski harfli matbu eser, padişah fermanları, tıp kitapları, minyatürlü tek nüsha eser kolilere doldurularak Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ne taşındı. Hasar gören binanın tekrar tarihî kimliğine kavuşması için 2000 yılında başlayan restorasyon çalışmalarının bitirilmesiyle kütüphane 24 Mayıs 2008 tarihinde kitapseverlerle yeniden buluştu.

Millet Kütüphanesi’nde Ali Emîrî Efendi ile başlayan İsmail Hakkı İlter, Halit Dener, Şemim Emsen, Nail Bayraktar, Celalettin Kişmir ve uzun bir süre Mehmet Serhan Tayşi ile süren kültürel değerlere sahip çıkma yarışı Melek Gençboyacı hanımefendiyle devam ediyor.

Kütüphanenin gözdesi Kâşgarlı Mahmûd'un Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü ile birlikte 8 bin elyazması eser, 30 bin tespit fişi ve 10 bine yakın bibliyografik künye dijital ortama aktarıldı. Feyzullah Efendi, Ali Emîrî Efendi ve Cumhuriyet öncesi gazete ve mecmua koleksiyonları olmak üzere 3 ana bölüm oluşturuldu. Kurulan 8 bilgisayardan oluşan okuma odasında, istendiğinde el yazması eser ve kitaplara dijital ortamda kolayca ulaşılabilme imkânı sağlandı. Ayrıca, Müze Bölümü olarak tasarlanan odada ise başta “Dîvânu Lugâti’t-Türk” olmak üzere bazı eserler ve sergi odasında da Ali Emîrî Efendi'nin kişisel eşyaları ve beratlara yer verildi.

Millet Yazma Eser Kütüphanesi; 2 bin 485 Türkçe, 3 bin 704 Arapça, 519 Farsça ve 28 diğer dillerde olmak üzere 6 bin 708 yazma eserle birlikte 30 bine yakın kitabıyla, araştırmacı ve ilgililerin uğrak mekânı olmayı sürdürüyor.

***

YEMEYİ İÇMEYİ UNUTTURAN ESER: DİVÂN-I LÜGÂTİ’T TÜRK

Millet Kütüphanesi’ni dolduran binlerce cilt eser Ali Emîrî Efendi'nin emeğinin, gayretinin, fedakârlığının, mahsulüdür. Ali Emîrî Efendi otuz yıl boyunca İslâm âleminin kültür merkezlerini dolaşıp, varını yoğunu harcayarak bu kütüphaneyi dolduran eserleri toplamış, bu uğurda bütün maaşını ve kazancını vermiştir. Hiç evlenmeyen Ali Emîrî Efendi, hayatını ilme, milletinin kültürünü yükseltmeye adamıştır. Onun kitap aşkına misal teşkil edecek en önemli olaylardan birisi de, dünyada tek nüsha olan Kâşgarlı Mahmûd'un Dîvânu Lugâti’t-Türk isimli eserini kaybolup gitmekten kurtarıp kültür dünyamıza kazandırışıdır.

İşte Ali Emîrî Efendi’nin kaybolup gitmekten kurtardığı Dîvânu Lugâti’t-Türk’ün hikâyesi: Yaşlıca bir kadın ihtiyacı olduğundan kendisine miras kalan bazı kitapları satmak ister ve kitapları sahaflar çarşısına getirir. Bu kitaplar arasındaki çok eski bir eser kimsenin dikkatini çekmez. Ali Emîrî Efendi, her zaman olduğu gibi sahaflarda kitapları karıştırırken bu eski kitap gözüne çarpar. Bu kitap, Osmanlı ulemasının asırlardır peşinde koştuğu "Dîvânu Lugâti’t-Türk"tür. Ali Emîrî Efendi, dünyada başka nüshası bulunmayan Dîvânu Lugâti’t-Türk olduğunu anlayınca, üzerindeki bütün parayı Sahaf Burhan’a verir ve kitap için istenen ücretin kalanını eve giderek getireceğini, kitabı kimseye satmamasını telkin eder. Emîrî, eve kadar gitmeye de tahammül edemez ve yolda rastladığı tanıdıklarından aldığı borç parayı getirip 33 lirayı Sahaf Burhan’a vererek eşsiz eseri alır. (1910)

"Kitabı aldım, eve geldim. Yemeyi, içmeyi unuttum..." diyen Ali Emîrî Efendi, Ziya Gökalp ve Fuad Köprülü’nün kitabı görme taleplerini geri çevirir ve sadece güvendiği Kilisli Rıfat Efendi’ye gösterir. Hırpalanmış ve sayfaları birbirine karışmış olan bu nadide kitabı, Kilisli Rıfat Efendi 2 ay gibi bir sürede tekrar tasnif ederek Ali Emîrî Efendi’ye teslim eder. Emîrî Efendi, emeğinin karşılığı olarak Kilisli Rıfat Efendi’ye bir ev hediye etmek istese de, o bunu kabul etmez. Kendisine verilecek en büyük mükafatın, bu değerli eserin yayınlanarak topluma kazandırılması olduğunu söyler. Kilisli Rıfat Efendi tarafından yayıma hazırlanan eser, 1917-1919 yıllarında üç cilt olarak yayımlanır.

HAMİŞ :

Dîvânu Lugâti’t-Türk isimli nâdide eser, Abbasi Halifesi Muhtedi Billah’a sunulmak üzere Bağdat’ta 1072-1074 yılları arasında Kâşgarlı Mahmûd tarafından iki yılda yazılmıştır. Dîvânu Lugâti’t-Türk, Araplara Türkçeyi öğretmek maksadı taşıyan, Türkçe’nin en eski sözlüğü, Türklerin o dönemdeki tarihi, edebiyatı, folkloru, coğrafyası, destanları ve efsaneleri hakkında ilk ve en temel konuları ihtiva eden ansiklopedik bir kaynaktır.

***

ALİ EMÎRÎ EFENDİ’NİN RUHU ŞÂD EDİLECEK

Vefatının 100. Yılında Ali Emîrî Efendi’yi Anma ve Yazılışının 950. Yılında Dîvânu Lugâti’t-Türk adı altında Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın organize edeceği anma programları düzenlenecek.

Programın ilki 23 Ocak Salı günü saat 10.00’da Ali Emîrî Efendi’nin Fatih Camii haziresindeki kabri başında gerçekleştirilecek. Kütüphanede saat 13.45’te düzenlenecek sergiden sonraki programda Millet Yazma Eserler Kütüphanesi Müdiresi Melek Gençboyacı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ferruh Özpilavcı, Fatih Belediye Başkanı M. Ergun Turan açılış konuşması yapacak. Konuşmaların arkasından gerçekleştirilecek “Vefatının 100. Yılında Ali Emîrî Efendi” konferansının ilk oturumunda UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz söz alacak. Melek Gençboyacı, Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan, Doç. Dr. Raşit Gündoğdu ve Prof. Dr. Sadık Yazar birer sunum gerçekleştirecek.

Oturumun ikinci günü ise, “Yazılışının 950. Yılında Dîvânu Lugâti’t-Türk” başlığı altında saat 14.00’da başlayacak programda Melek Gençboyacı, Prof. Dr. Mustafa Ş. Kaçalin, Prof. Dr. Mehmet Ölmez birer konuşma gerçekleştirecek.

Yorumlar (0)
15
açık
Namaz Vakti 18 Temmuz 2024
İmsak 03:48
Güneş 05:40
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:40
Yatsı 22:24
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 38 102
2. Fenerbahçe 38 99
3. Trabzonspor 38 67
4. Başakşehir 38 61
5. Kasımpasa 38 56
6. Beşiktaş 38 56
7. Sivasspor 38 54
8. Alanyaspor 38 52
9. Rizespor 38 50
10. Antalyaspor 38 49
11. Gaziantep FK 38 44
12. A.Demirspor 38 44
13. Samsunspor 38 43
14. Kayserispor 38 42
15. Hatayspor 38 41
16. Konyaspor 38 41
17. Ankaragücü 38 40
18. Karagümrük 38 40
19. Pendikspor 38 37
20. İstanbulspor 38 16
Takımlar O P
1. Eyüpspor 34 75
2. Göztepe 34 70
3. Sakaryaspor 34 60
4. Bodrumspor 34 57
5. Ahlatçı Çorum FK 34 56
6. Kocaelispor 34 55
7. Boluspor 34 53
8. Gençlerbirliği 34 51
9. Bandırmaspor 34 50
10. Erzurumspor 34 44
11. Ümraniye 34 43
12. Manisa FK 34 40
13. Keçiörengücü 34 40
14. Adanaspor 34 39
15. Şanlıurfaspor 34 38
16. Tuzlaspor 34 38
17. Altay 34 10
18. Giresunspor 34 7
Takımlar O P
1. M.City 38 91
2. Arsenal 38 89
3. Liverpool 38 82
4. Aston Villa 38 68
5. Tottenham 38 66
6. Chelsea 38 63
7. Newcastle 38 60
8. M. United 38 60
9. West Ham United 38 52
10. Crystal Palace 38 49
11. Brighton 38 48
12. Bournemouth 38 48
13. Fulham 38 47
14. Wolves 38 46
15. Everton 38 40
16. Brentford 38 39
17. Nottingham Forest 38 32
18. Luton Town 38 26
19. Burnley 38 24
20. Sheffield United 38 16
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 95
2. Barcelona 38 85
3. Girona 38 81
4. Atletico Madrid 38 76
5. Athletic Bilbao 38 68
6. Real Sociedad 38 60
7. Real Betis 38 57
8. Villarreal 38 53
9. Valencia 38 49
10. Deportivo Alaves 38 46
11. Osasuna 38 45
12. Getafe 38 43
13. Celta Vigo 38 41
14. Sevilla 38 41
15. Mallorca 38 40
16. Las Palmas 38 40
17. Rayo Vallecano 38 38
18. Cadiz 38 33
19. Almeria 38 21
20. Granada 38 21
Günün Karikatürü Tümü