03.10.2020, 18:05 260

Hz. Hasan'ı Kim Zehirledi?

Son raşid halifemiz hz. Hasan zehirlenerek öldürüldü. Hz. Hasan'ı kimin zehirlediği konusu tarihte netlik kazanmamış ve konuyla ilgili spekülasyonlar, komplo teorileri baş göstermiştir.

Rivayete göre kardeşi Hz. Hüseyin, kendisini zehirleyen kişiyi söylemesi için ısrar edince, zehirleyen kişiyi öldüreceğinden dolayı ismini vermemiş, bazı rivayetlerde de isimden emin olmadığı şeklinde geçmektedir.

Hz. Hüseyin Hz. Hasan'a dedi ki:

- Ey Muhammed'in babası, sana bu zehiri içireni bana söyle?

- Niçin ey kardeşim?

- Onu öldüreceğim. Vallahi seni defnetmeden önce onu öldürece¬ğim. Ya ona güç yetiremem ya da yanma ulaşamayacağım bir yerde olur. Bunun dışında o neredeyse öldüreceğim.

- Ey kardeşim, bu dünya geçici ve fani birkaç geceden ibarettir. Bırak da onunla Allah'ın huzurunda hesaplaşayım." Böyle dedi ve kendisine zehir içiren kimsenin adını söylemedi.

Bu durumda emin olmadığından dolayı bir isim vermediği anlaşılmaktadır. Ayni zamanda karsi tarafin guclu oldugu ve kardesini tehlikeye atmak istememesiydi. Bu donemde hasiogullarini yenebilecek ve bu soylu ailenin saygınlığını umursamayacak tek kabile umeyyeogullaridir.

Rivayetlerin ağırlıklı noktası hz. Hasan'ı karısı Ca'de binti Eşas'ın zehirlediği şeklindedir.

Hatta dönemin şairlerinden Kesir Nemre şöyle bir şiir söylemiştir:

"Ey Ca'de! Hasan'a ağla, ağlamaktan usanma.

Ona gerçek bir ağlayışla ağla, ağlayışın sahte olmasın.

Evine onun gibisini koyamazsın artık, insanlar arasında ne pabuçlu, ne yalm ayaklı hiç kimseyi ona benzer göremezsin.

O adamı kasdediyorum ki, ailesi onu öyle bir zamana teslim ettiler ki, o zaman kuraktır.

O zamandan ürün isteniliyor ama ürün vermiyor.

Ateşi yakıldığı ve tutuşturulduğu zaman Hasan'm benzersiz asaleti o ateşin alevlerini yükseltir ki, o ateşi, ayakları zincire bağlı perişan halli bir kimse görmesin, ya da ehil olmaya lâyık olmayan kavmin bir ferdi görmesin.

Fakat buna rağmen, Ca'de'nin onu zehirlediğinin kesin olmadığı ve sadece bir söylenti olduğunu düşünürüz. Çünkü böyle bir kesinlik olsaydı kısas uygulanırdı.

Genelde tarihçiler dedektif gibi olayı araştırırlar ve bu olaydan en büyük menfaati sağlayacak olan kişi olarak Hz. Muaviye ve oğlu Yezid'i gördüklerinden doğrudan Hz. Hasan'ı zehirleyen olarak bu şahısları öne (bazı klasik tarih kitaplarımız) sürmüşlerdir. Tabi ki ilk tarih kitaplarımız (Vakıdi vb...) bu iddiayı ortaya atınca sonrakiler de tahkik etmeden kitaplarına bu bilgileri almış ve bir hakikat olarak günümüze kadar gelmiştir.

Vakidi konuyla ilgili rivayetinde kaynak vermeden şöyle demektedir. Bazı kimselerin şöyle dediklerini duymuşum:

"Muaviye, Hasan'a zehir içirmeleri için bazı hizmetçilerine ödül vaad etmiş."

Burda tutarsızlıklar önemli: Hz. Muaviye'nin böyle sinsi bir yöntemi benimsemesi onun konum ve kişiliğine uygun olmadığı gibi, böyle bir olayın ortaya çıkma olasılığı da bulunmaktadır. Bu durum, hilafet savaşlarını tekrar başlatabilir.

Vakidi de şöyle geçmektedir: Muhammed b. Sa'd, Ümmü Musa'nın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ca'de binti Eş'av b. Kays, Hasan'a zehir içirdi. Hasan da bu yüzden hastalandı. Kırk gün süreyle altına bir leğen konuluyor, o leğen çıkarıldıktan sonra bir başka leğen getirilip konuluyordu."

Muaviye'nin oğlu Yezid, Hasan'ın hanımı Ca'de binti Eş'as'a haber göndererek: "Hasan'ı zehirle, o öldükten sonra ben seninle evlenirim." demiş ve Ca'de de onun bu isteğini yerine getirmişti.

Hasan öldükten sonra Ca'de, Yezid'e haber göndererek kendisiyle evlenmesini istemiş, ancak Yezid şu karşılığı vermişti: "Vallahi biz seni Hasan'a layık görmemiştik, kendimize mi layık göreceğiz?"

Vakıdi'nin konuyla ilgili bu rivayetlerini nakleden el-Bidaye ven-Nihaye kitabının sahibi İbni Kesir, nakilden sonra bu iki rivayetin sahih olmadığı bilgisini verir. Hatta hızını alamayarak şöyle der: "Bence bu sahih bir rivayet değildir. Hele Yezid'in babası Muaviye'nin, böyle birşey yapması hiç mi hiç düşünülemez" (İbn Kesîr, El Bıdaye Ve'n-Nihaye, Çağrı Yayınları: 8/63-80.)

Her ne kadar İbn-i Kesir, sahih olmadığını belirtse de neden sahih olmadığını malesef belirmemiş, bunu daha çok böyle bir hareketi yakıştıramacağı şeklinde düşünmüştür. Zaten sözüne bence diyerek tamamen şahsi düşüncesi şeklinde belirtmiştir.

Fakat yine de bu yaklaşım önemlidir. Çünkü kaynaklardaki bu meşhur rivayetlerin sorgulanması ve güvenirliğinin tartışılmaya başlanması önemlidir. Her yazılan rivayetlerin sahih olmayacağını göstermesi açısından önemlidir.

Zaten Vakıdi'nin kaynak belirtmeden sadece bazı kimseler diye anlatması da böylece ciddi bir iddianın ne kadar zayıf temellere dayandığını göstermesi açısından önemlidir. Eğer gerçekten olay bu kadar net biliniyor olsaydı mahkeme süreci işlenir ve kısas olunurdu. Büyük olasılıkla eşlerin birbirini çekememesinden kaynaklanan dedikodu olabilir.

İbn Esir'de kaynak belirtmeden rivayete göre Ca'de binti Eşas zehirlemiştir der. (İbnü’l-Esir, El Kamil Fi’t-Tarih Tercümesi, Bahar Yayınları: 3/466-467.)

Yezid Ca'de ile suç ortaklığı yaptığına göre, bu suça karşılık para vermemesi ortağının konuşması tehlikesini doğururdu. Böyle bir riski göze alamaz onu da ortadan kaldırması gerekirdi ki böyle bir durum yaşanmamıştır.

İbn-i Sa'd da Tabakatul Kübra İsimli eserinde Ca'de'nin Hz. Hasan'ı zehirlediği rivayetini nakleder. Fakat dipnotta kitabın tahkikini yapan Muhammed b. Samil es-Sulemi bu isnadın zayıf olduğu bilgisi geçmektedir. (Şamile versiyonu c.1, s.338, md. numarası 297) (Bkz. Siyeri A'lamu Nubela 3/274; İbni Asakir, Tarihi Dımeşk 4/538 metin şamile versiyonundan)

Belki, Hz. Hasan'ın vefat etmesini kendi saltanatları açısından uygun gören umeyyeoğullarından bazı kişiler, Hz. Muaviye ve Yezid'den habersiz olarak böyle bir girişimde bulunmuş olabilir. Biz, Umeyyeoğullarının saltanatı ellerinde tutmak için örgütlü bir şekilde çalıştığını tarihte gördük. Umeyyeoğulları, Hz. Muaviye'nin Hz. Hasan ile yaptığı anlaşma gereği kendisinden sonra hilafeti ona devretme riskini ortadan kaldırmanın en sağlıklı yolunun Hz. Hasan'ın öldürülmesi olduğunu görmüşlerdir. Hz. Hasan, öldürülürse Hz. Muaviye'yi bağlayan bir güç artık olmayacak ve o da kendisinden sonra istediği kişiyi veliaht seçebilecektir. Onlar, saltanatların bekası için Yezid'i Hz. Muaviye'ye önermişlerdir.

SONUÇ OLARAK

Hz. Hasan, bir ekip tarafından sistemli bir şekilde zehirlenerek şehit edildi. Bu ekibin kim olduğu bilinmediği gibi hz. Hasan'ın bu olayın bir iç savaşa sürüklenmemesi için de isim vermemesi, katilleri gizlemiştir.

Genelde insanlar ve dedikodu mahallesi olaydan üç kişiyi sorumlu tutmuşlar, bunlar

Hz. Muaviye

Hz. Muaviye'nin oğlu Yezid

ve Hz. Hasan'ın eşi Ca'de

En sondan başlayalım. Hz. Hasan'ın eşinin akla gelmesi zehirlenme olayından kaynaklanmıştır. Bir erkeğe en yakın kişisi eşidir ve muhtemelen yemeklerine zehir konulmuştur düşüncesidir. Ama yemegi hizmetci de yapabilir. Nitekim vakidideki rivayet hizmetcilere odul vaadi verildigi seklinde olmasi da yemek secenegini zayiflatir.

Fakat eğer bu bir dedikodudan öte olup, ciddi karinelere dayanıyor olsaydı muhtemelen sorguya çekilirdi, böyle bir olayın yaşanmaması şüpheleri ortadan kaldırmaktadır.

Fakat Ca'de'nin Yezid ile işbirliği içerisinde olduğu ve onun vaadlerine kandığı rivayeti aklımıza gelebilecek olan bu tereddüdü gidermeye yönelik olmuştur. Çünkü Halife'nin oğlu ve daha sonra da halife'nin işin içine karıştığı bir cinayet ortağını kimse araştırmaz diye düşünmüşlerdir. Fakat olaylar böyle gelişmez. Medine'deki Haşimilerin baskısı Ca'de'yi yargılatırdı. Böyle bir olayın olmaması hem Ca'de'yi ve hem de Yezid'i olaydan kurtarmaktadır. Ayrica yezidin hz. Hasanin dul esiyle evlenmesi ya da odul vermesi supheleri uzerine cekerdi.

Zaten Yezid'in bu dönemde Hz. Hasan'ı öldürmesini gerektirecek bir durum yoktur. Çünkü kendisinin veliahtlığı gündemde olmadığı gibi kendisinin bile beklediği bir şey değildir ve o dönemde hilafet için gösterilecek en son aday odur. Yani daha olay o kivama gelmemiştir.

Geriye Hz. Muaviye kalmaktadır. Fakat kaynaklarda Muaviye'nin konuyla ilgili bir dahilinin olduğunu gösteren bilgi bulunmamaktadır. Sadece Vakıdi'nin kaynak belirtmeden naklettiği bir söylenti ile kimse suçlu ilan edilemez.

Benim Emevilerle ilgili yaptığım araştırmada bu ailenin son derece zengin, sinsi ve güçlü olduğu şeklindeydi. Ayrıca aralarında asabiyet bağı çok kuvvetliydi. Devletin tüm alanlarına nüfuz etmişti. Haşimoğullarının onlarla boy ölçüşeceği bir alt yapısı da yoktu. Bu aile iktidara gelmek ve ellerine geçen iktidar nimetini kaçırmamak için türlü kumpas ve komplolara girmekten çekinmemekteydi. Büyük olasılıkla aile daha hz. Muaviye hayatta iken onun vefatından sonra durumlarının ne olacağını tartışmış ve endişe etmişlerdi.

Çünkü Hz. Muaviye, Hz. Hasan'dan hilafeti bir antlaşma ile almıştı. Bu antlaşmaya göre Hz. Muaviye'den sonra halife hz. Hasan olacaktı. Emevi ailesi, hilafetin ellerinden çıkıp haşimoğullarına geçmesinin sonlarının gelmesi anlamına geldiğini biliyorlardı. Hz. Muaviye'den antlaşmaya uymamasını da isteyemezlerdi. Çünkü hz. Muaviye'nin bilinen en önemli özelliklerinden birisi de sözüne sadık olmasıydı. O halde onun elini rahatlatacak bir çözüm gerekliydi. Çözüm de hz. Hasan'ın ölümüydü. Hz. Hasan ölürse, Hz. Muaviye'nin kimseye karşı bir borcu kalmayacaktı. Böylece hilafetin kendi aileleri içinde kalması için ona baskı yapabilirlerdi.

Nitekim öyle de oldu. Hz. Muaviye'ye kendisinden sonra müslümanların tekrar iç savaşa sürüklenebileceği bilgisi ve endişesi çeşitli kişilerce empoze edildi. Böylece hz. Muaviye'nin kendisinden sonra müslümanların birbirine saldırmamasi için çözüm üretmesi istendi. Hz. Muaviye ise Umeyyeoğulları dışındaki bir adaya umeyyeoğullarının sıcak bakmayacağı ve tanımayacaklarını düşündüğünden aile içinde alternatif ararken, ona Yezid seçeneği sunuldu. Konumuz Yezid'in veliahtlığı meselesi olmadığından buraya fazla dalmıyoruz.

Umulur ki İslam tarihinin en karanlık sayfalarından birisini aydınlatmış olduk.

Tarih bazen aslında hiç de karmaşık değildir.

Yorumlar (0)
-3
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:48
Akşam 18:10
Yatsı 19:35
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12