Haberin Kapısı
2021-02-25 15:59:09

İlme Ulaşmanın Yolları

İbrahim Cücük

25 Şubat 2021, 15:59

İlim elde etmede hedefe ulaştırıcı en kestirme ve sâlim yol, onu tam ve eksiksiz bir şekilde elde eden gerçek ehlinden almaktır.

İlmin gerçek ehli olan; bildiği ile amel eden, sözü işine uygun, üstad elinde yetişmiş, ilmi aldığı kimseye iktida edip uyum gösteren ve edebiyle edeplenen kimsedir. Sahâbe’nin Hz. Peygamber’e, Tâbiînin de Ashâb’a olan iktidası ve edebi ile edeplenmeleri gibi.

“İlim, adamların göğüslerinde idi. Sonra kitaplara intikal etti; fakat onların anahtarları hep erbabının ellerinde kaldı.”

(Şâtıbî, el-Muvâfakât, (trc. Mehmed Erdoğan) I, 81-85, İstanbul 1990, İz Yay.)

İlim tahsilinin iki yolu vardır:

a) Müşâfehe yolu: Üstaddan bizzat şifâhî olarak ilim almaktır.

b) Mütâlaa yolu: Yazılan kitapları mütâlaa etmektir.

Mütâlaa yolunda şart olan, o ilmin maksatlarını ve ıstılahlarını daha önceden öğrenmiş olmak ve o kitabın mütâlaası için gerekli olan alt yapıya sahip olmaktır. İlimde de ilk kaynaklar seçilmelidir. (Şâtıbî, a.g.e., I, 86-87.)

İlmi, âlimlerden almak gerektiğine delil şu hadîs-i şerîftir:

“Şüphesiz Allah, ilmi insan (hafıza)larından çekip alıvermez. Fakat ilmi, ulemâyı öldürmek suretiyle alır. Neticede ortada hiçbir âlim bırakmaz. İnsanlar bir kısım câhilleri kendilerine baş/lider edinirler. Onlara (birtakım meseleler) sorulur, onlar da ilimsiz/bilmedikleri halde fetva verirler. Bu suretle hem kendileri sapıklığa düşerler, hem de (insanları) saptırırlar.”

(Buhârî, İlim, 35; Müslim, İlim, 13; Tirmizî, İlim, 5; İbn Mâce, Mukaddime, 8.)

Akîdeyi ve İslam Fıkıh Usûlünü âlim denetiminde kavradıktan sonra artık her kitap okunabilir.

İlim açısından en alt seviyedeki bir âlim; dinin temelleri olan İslâm Akîdesini iyice bilip hazmeden, İslâm Fıkhını ve Fıkıh Usûlünü öğrenen, İslâm Fıkhının kaynağı olan Kur’ân’ı tefsiriyle ve Hadisleri şerhiyle kavrayan, zamanın halini bilen, Hz. Peygamber’i Kur’ân’ın canlı örneği olarak çok iyi tanıyan ve dünyaya meyletmeyen kimsedir. Bu âlim de avamdandır, ama ulemanın avamındandır. Çünkü havas olan ancak müctehidlerdir.

Hem avamın dereceleri hem de havassın dereceleri vardır. Havassın zirvesinde Hz. Peygamber (s.a.s.) vardır.

Gerçek manada havas ancak peygamberlerdir. Peygamber olmayan herkes peygambere nispetle avamdan sayılırlar. Peygamberin dışındaki kimseleri taksime tabi tuttuğumuz zaman müctehidleri havas, müctehid olmayanları da avam saymaktayız.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.