Haberin Kapısı
2022-03-04 15:40:21

NEFİS MUHASEBESİ/1

İbrahim Cücük

04 Mart 2022, 15:40

Nefis muhasebesi yapmak deyince “ne idik?”, “ne olduk?” ve “ne olmalıyız?” sorularına cevap vermek; verilen cevapların da gereğini yerine getirmek akla gelir.

Bu sorulara muhatap olan kişi “ne idim?”, “ne oldum?” ve “ne olmam lazım? diyerek önce kendi içine yöneliyor sonra da soruların cevabının gereğini yerine getirmeye çabalıyorsa gerçekten muhasebe yapıyor demektir. Soruların muhatabı bir kurum veya bir cemaat ise elbette yukarıdaki gibi soruları sormak, kimler sorumlu ise beraberce muhasebe yapmak ve yükümlülükleri yerine getirmek gerekir.

Muhasebe için;

1) Başarıyı ve nimetleri Allah’a; hatalarımızı nefsimize nispet etmek

2) Kontrol edildiğimizi düşünerek kendimizi daima kontrol etmek

3) Ehil, âdil, doğru, ciddî ve verim alınan ekiple hareket etmek

4) Yanlışları bilip gidermeye ve noksanlıkları görüp tamamlamaya çalışmak

5) Nefse karşı orta yolu izlemek

6) Vaktin ve kendi insanımızın kıymetini bilmek

1) Başarıyı ve nimetleri Allah’a; hatalarımızı nefsimize nispet etmek

Mü’min, Allah Teâlâ’yı, Hz. Peygamber (s.a.s.)’i ve onun Allah’tan getirdiklerini tasdik eden kimsedir.

Hz. Peygamber’in getirdiği Kur'ân-ı Kerîm’de Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:

“Sana gelen her iyilik Allah’tandır; sana gelen her fenalık da kendi nefsindendir.”

(Nisâ sûresi 4/79.)

Mü’min kişi, tevhîd ehli yani rubûbiyeti ve ülûhiyeti “tek” olan Allah’a nispet eden kişidir.

İnsanı da insanın yaptığını da yaratan Allah’tır. İşte âyeti kerîme:

“Sizi de Allah yarattı ve sizin yapmakta olduklarınızı da (Allah yaratıyor).”

(Sâffât sûresi 37/96.)

İyilik de sıkıntı da nimet de bela da başarı da başarısızlık da imtihandır.

İyilikte imtihanı kazanmak, şükürledir. Kalbin şükrü, bütün nimetlerin Allah’ın olduğuna itikad etmek; dilin şükrü, bütün nimetlerin Allah’ın olduğunu “elhamdülillâh” diyerek itiraf etmek; bedenin şükrü de Allah’ın nimetleri ile Allah’a isyan etmeyip itaat etmektir.

Sıkıntıdaki imtihan, sabırladır.

“Sabır, kadere kızmaktan kalbi tutmak; dili, şikâyet etmekten tutmak; beden organlarını da Allah’a isyandan tutmaktır.”

(İbn-i Kayyım el-Cevzî, el-Vâbilü’s-Sayyıb mine’l-Kelimi’t-Tayyib, s. 5.)

Başarıda imtihan, başarıyı Allah’a nispet etmek; başarısızlıkta imtihan, başarısızlığı kendi nefsimize nispet etmektir.

Hz. Peygamber (s.a.s.) ne güzel buyurmuştur:

“Kendi ayıbı ile meşgul olması insanların ayıplarıyla meşgul olmasına engel olanlara ne mutlu!”

(Kenzu’l-Ummâl, H. no: 43444; Keşfu’l-Hafâ, II, 44; Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, IV, 281.)

Akıllı adam, başkalarının ayıbını görür, aynı ayıba düşmemek için kendi ayıbını da görür ki bir daha aynı ayıbı işlememek için!..

Ahmak kişi, başarıyı sadece kendisine nispet eden; başarısızlığı da kendisine değil başkasına nispet eden kişidir.

Başarıyı sadece kendisine nispet eden, başarısızlığı da kendisine değil başkasına nispet edenler, gurura kapılırlar, kusurlarını kabul etmediklerinden kusurları da yok etmeye yönelmezler ve neticede hep kusurlu kalırlar.

“Yükseldik zannederler, alçaldıkça tabana”

Necip Fazıl Kısakürek

Büyük adam bile hata etmeyen değil, az hata eden, hata kendisine söylenmeden kendi hatasını görebilen, en azından hatası kendisine söylenince kabul eden kişidir.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.