24.09.2020, 15:03 1123

Aşk Olsun

Bir sitem değil bir selam ve duadır aşk olsun.

Niceliğin niteliğe henüz hükmetmediği dönemlerde, gönül ehlinin gönülden verdikleri bir selamdır aşk olsun...

Bilginin yalnız bilinmesi gereken bir nesne konumuna düşmediği ve bilgelik yurduna açılan bir kapı kabul edildiği devirlerde bilgece verilen bir selam ve dua...

Esasında İslam’ın selamı bizatihi duadır. Allah’ın selamı üzerine olsun. Seni Allah korusun…

Esen kal”mayı bilmezken insanlar “Allah’a ısmarladık”, yahut “Allah’a emanet ol” derdi ayrılan birine. “Güle güle” demezdi insanlar mesela acıyla ayrılan birine. Allah sabırlar versin derdi…

Günaydın olmadan önce “hayırlı sabahlar” denir ve hayrın Allah’tan olduğu bilinirdi.

Hasılı günler hayırlı, geceler hayırlı olur; hayır haktan dilenir, selamlar Hak hatırlanarak verilirdi.

Hakkın huzurunda olma bilinci olan ihsan azalınca, incelik de azaldı gönülde ve dilde…

Gönüller aşktan ve hüzünden azade olunca oldu bütün bunların hepsi…

Halbuki bir zamanlar bir Mevlevi meclisine bir misafir geldiğinde yalnızca hoş geldin denmez, derviş selamı verilir, derviş selamı alınırdı.

Aşk olsun…”

Aşkın cemâl olsun…”

Cemâlin nûr olsun…”

Nûrun alâ nûr olsun

“Ey bu dergâhın ve dünyanın misafiri olan dost! Kendinin ve eşyanın hakikatini anlamak istersen eğer, bilesin ki bu âlem bir aşkın tecellisidir ve senin bu kavramın için, için-dışın, ekmeğin-aşın, huyun-suyun hasılı her şeyinde aşk olsun.”

Bu duayı alan misafir altta kalır mı?

“Senin de ey bu handa hancı olan dost! Senin de aşkın güzel olsun ve yalnız yeryüzünde kalmasın. Bütün güzelliklerin kaynağı ve aslı Cemâl olan Allah senin aşkın olsun…”

Güzelliğe daha güzeli ile cevap vermek esas olduğunu bilen ev sahibi devam eder:

“Senin de cemalin yani yüzün nûr olsun. Işıkların parlattığı bir aydınlık değil, yerlerin ve göklerin nuru olan ve nurun kaynağı olan Allah’tan yansıyan aydınlık yüzünü yeryüzünde de mahşerde de nurlandırsın. Huzura yüzü kara olarak çıkanlardan eylemesin.” (Al-i İmran, 106)

Son noktayı misafir koyar selam ve duaya:

“Allah’ın bu nuru üstüne nûr olsun (Nûr,35). Onun nuru içimizi ve dışımızı, özümüzü, sözümü ve yüzümü aydınlatsın… O öyle olsun ve o kadar olsun ki başka bir şey olmasın.”

İşte böyle idi bir zamanlar dervişlerin deryalar kadar derin selamı…

Hatta yemek yiyene ve su içine de “Aşk olsun” denir, o da “Eyvallâh” diye mukabelede bulunurdu.

Yahut “temennâ” edilirdi selam olarak.

Bir dosta selam verilirken el kalbe konur önce “kalbimdesin” denmek istenirdi. Selam kalpten verilirdi. Sonra ağza gider el “ve bilesin ki dilimdesin” denirdi işaretle. Nihayet el başa konur ve “Başımın üstündedir yerin ve aklımda olduğunu bilmeni isterim her dem” denirdi bir derin tebessümle…

Hasılı hayatın merkezinde insan, insanın dilinde ve gönlünde sevgi ve aşk vardı bir zamanlar ve bunun içindir ki selam “aşk olsun” idi.

Çünkü bilgi bulduran, aşk oldurandır. Bunun içindir ki Fuzûli şöyle demiştir:

Aşk imiş he ne var âlemde

İlim bir kîl u kâl imiş ancak…

Aşk olsun” diyen dervişlerin bu selam ve duası aslında kâinatın tesbihi, zikri ve dilidir. Ancak onu herkes duyamaz. (İsra,44).

Mesela rengini, kokusunu, güzelliğini, yeşil yanaklarını, geceler boyu boynu bükük şekilde açmasını bekleyen bülbülü bir kenara bırakarak açan bir tomurcuğa kulak verirseniz eğer, şöyle dediğini duyarsınız: Aşk olsun...

Aşk, sessizliğin sesini dinleme dersidir saatlerce sessizce. Gökyüzü genişliğinde bir derslikte dinlenen bu dersin bütün kelimeleri kalple dinlenir, duyulur ve hissedilir. Bir uzak köyün yamacında, bir su kenarında büyümüş kocaman bir Kanada kavağının beyaz kabuklarını bıçakla kazıyarak sevdiğinin adını yazan gencin arkasına bakarak uzaklaşırken ağacın yanında bıraktığı kalbini dinleyebilirseniz eğer şöyle dediğini duyarsınız: Aşk olsun...

Birbirini sonsuza kadar yaşayasıya seven iki aşıktan biri öldüğünde diğeri de mezarının yanında bir mezar kazar gözleriyle kendine. Karşısında muhatap kalmadığı için veya muhabbet bittiği için değil, aksine muhabbetin tek kişiyle çekilemeyecek kadar artması nedeniyle... Geride kalan aşığın kalbini dinlerseniz eğer, şöyle dediğini duyarsınız: Ölüm yalnızlığın diğer adıdır. Aşkın bir adı da ölmemektir. Aşk olsun...

Bir televizyon dizisinin karşısına dizilmiş kırlangıçlar gibi sahte ve sanal aşk hikayelerini izleyen insanların gördükleri rüyadan uyanıp, yaşlı bir dedenin ve yanı başında mahcup bakışlarla onu izleyen ninenin yüzündeki yılların fedakarlıklarını anlatan derin ve anlamlı izleri okuyabilirlerse eğer şöyle yazdığını görürler sessiz ve utangaç kelime ve cümlelerle: Aşk olsun...

Bakmayın şimdilerde her köşe başında sevgiden söz etmelerine ve aşkı dillerinden düşürmemelerine insanların. Onlar sevgi ve aşklarını değil sevgi ve aşka açlıklarını ve muhtaçlıklarını feryat ediyorlar üstelik arlanmadan. Eksiklerini anlatıyorlar bir çığlık halinde. Aşka açlıklarını… Şayet sevebilselerdi gerçekten yahut aşktan yana yüreklerinde bir yer ve yangın olsaydı, dillerine düşmezdi aşk. Çünkü aşk mahremidir, aşık ve maşukun. Aşk dilleri lâl eder. Gözleri kör. Aşık kendinde kalmaz ki aşktan yana söz söylesin. Aşık maşukunu bakarak “ben” dediğinde aşk vardır. Mecnûn’a adını sorduklarına “Leyla” demesi bundandır. Aşk varsa aşık yoktur. Hasılı iki ve ikilik bir olduğunda, yüreğe kulağınızı dayarsanız eğer, şöyle attığını duyarsınız: Aşk olsun...

Aşk olsun” selamına “nurûn alâ nur” olsun denmesi bunlardandır işte.

Çünkü “Allah yerlerin ve göklerin nurudur.” (Nur, 35)

Bütün nurlar, Allah’tan insana bir lütuf ve yansımasıdır.

Işık eşyaya düşüp gözlere yansıdığı için görür gözlerimiz. Gören göz değil, gösteren ışıktır. Aynı göz karanlıkta kör olur eşyaya ışıksız kalınca.

Nur ise gönül gözünün görmesine vesiledir eşyanın hakikatini.

Işık, göze eşyayı; nur, gönle eşyanın hakikatini gösterir.

Allah’ın nuru her an eşyaya tecelli etmekte iken bu nurdan mahrum kalmanın nedeni gönlün nursuzluğudur. Nurun zıddı zulmet yani karanlıktır. Kalp karanlıkta kalınca nasıl görsün eşyanın hakikatini?

Gönle nurun düşmesi için nâr ile yanması gerekir. Hiç düşündünüz mü nâr ile nûr aynı kökten gelen kelimelerdir. Ateş yandığında aydınlık olur. Nârın ateşinde pişmemiş göz nursuz yani kusurludur. Göz, kapakları açılınca ışıkla eşyayı; gönül, hicabı açılınca nur ile eşyanın hakikatini görür. “Senden perdeni kaldırdık, bugün artık gözün keskindir.” (Kaf, 22) ayeti tahakkuk eder. İşte o zaman dilden şu sözler dökülür:

Senden bu cihan içre nîşân ister idim ben

Âhir bunu bildim ki cihân hep sen imişsin...

           

Selamın sesli harflerinin bile kalmadığı ve -mrb- diye yazıldığı bir devirde ne kadar da muhtacız selamın ve sözün zarafetine. Güzelliğe ve aşka...

Bir Mevlevîye “Nasılsınız?” denildiğinde “aşk u niyâz ederiz” diye cevap vermesine…

Ne diyelim, şimdi hevesler duyguların üzerini örttü. Duygu ki, dosta ve sevdiğine baktığında bile doyan kalbin dilidir.

Ne diyelim. Aşk olsun.

Zira aşk olmadan meşk olmaz…

Aşığa Bağdat sorulmaz…

Yeter ki aşk olsun… 

Yorumlar (2)
Hüseyin Doğanay 4 ay önce
Allah razı olsun hocam. Rabbim aşkınızı ve nurunuzu artırsın
İbrahim Baz 4 ay önce
Allah razı olsun Hüseyin hocam. Özledik sizleri. Dosyalar sederin selam ve muab erglerimizin iletin...
10
açık
Namaz Vakti 22 Ocak 2021
İmsak 06:47
Güneş 08:16
Öğle 13:21
İkindi 15:52
Akşam 18:15
Yatsı 19:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 19 41
2. Fenerbahçe 19 39
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Alanyaspor 19 31
6. Hatayspor 19 31
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 19 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Sivasspor 19 24
13. Rizespor 19 24
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Burnley 18 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 17 44
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 19 20
15. Eibar 19 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 19 16
20. Huesca 19 12