28.09.2020, 13:37 1193

Edep Yâ Hû

Edep, insanın ölçüsüdür.

İnsanın kadrini ve kıymetini takdir eden değer…

Pratikte ise edep, doğruyu güzel yapmaktır.

Dini ya da dünyalık hiçbir ayrım yapmaksızın bütün işlerin doğrusunu, doğrunun da güzelini yapmak...

İnsan, iç ve dışa ait değer ölçülerine riayeti oranında edepli yani ölçülü hale gelir.

İslam’ın insanı terbiye ve te’dip etmesinden maksat, edepli ve kâmil bir insan yetiştirmektir. Çünkü beşer, edebi oranında insan olur. İşte sûfilerin tasavvufu baştan sona edep olarak tanımlamalarının nedeni budur.

Malum hikâyedir hani, insanın yeryüzüne ilk adımı anlatılırken kulağına küpe olması ve ibret alması için sıklıkla değinilen “edepsiz bir İblis tavrı” vardır. İtiraz ve isyanının suçunu Allah’a yükleyerek haddini aşan ve Allah’a hitaben şöyle diyen bir tavır: “Senin beni azdırman nedeniyle…” (Araf,7/16). İşte bu edepsiz tavır ki onun lanetlenmesine ve huzurdan kovulmasına neden olmuştur. Hâlbuki huzura edeple varılır… Hatta ibadetle bile değil, illâ edeple…

Bu nedenle bir insan edepsizlik yaptığında ona “Edep Yâ Hû” denilerek edebe davet edilir. Eller göğe kaldırılıp gönül Allah’a açılınca Allah’tan edep dilenir “Edep Yâ Hû” dedikçe. Dergâhın kapısına yazıldığında “Edep Yâ Hû”, gelenlere şöyle der: “Ey misafir! Bilesin ki bu dergâh bir edep mektebidir. Burada ne dinlersen ve okursan sana öğreteceği “illâ edep”tir.”  

Her yol bir menzile götürür ve yolun izzeti, menziline göredir. Gönül ehlinin menzil-i maksudu ise edeptir. “O da güzel, bu da güzel ama edep bir başka güzel” der gönül ehli. Bir şairin dilinden döküldüğü şekliyle: “Gönül ehlinin arasında dolaştım ve onlara sizin yanınızda en makbul olan husus nedir, siz en çok neye değer verirsiniz?” diye sordum. Hep birlikte bana dediler ki: “Bizim gönlümüz deniz gibidir. Toprak gibidir bizim gönlümüz. Kötüye ve kötülüğe bile hemen kötü demeyiz. Az bekleriz… Bütün güzellikler bizim katımızda makbuldür. Lakin bilesin ki bütün gönül ehlinin gönlünde edebin yeri ayrıdır, edeplinin yeri en yücededir. İllâ edep, illâ edep…”

Ehl-i diller arasında aradım kıldım talep

Her hüner makbul işmiş; illâ edep, illâ edep

İnsanlığın bir ve beraber yaşayabilmesi için muhtaç olduğu ilaçtır edep. İslam’ın öğrettiği ince insanlık. Zira edep, haddini yani kendi sınırı bilmektir ki kendi sınırını bilen diğerinin sınırını tanımış olur. Gel gör ki, insanlığa hükmeden Batı medeniyeti edep fukarasıdır. Hatta hiçbir batı dilinde edep kelimesinin tam karşılığı bile yoktur. Esasında kendisi yani varlığı olmayanın ismi de olmaz. Edeple yakın anlamda kullanılan etik ve moral kelimeleri de edebin derinliğini taşıyamaz. Etik edebin ancak yüzünü anlatabilir belki. Yani âdâb-ı muâşeret denilen insanın dışa dönük davranışlarını ifade edebilir. Edep, etikten daha derin ve içkindir.

Adâb-ı muâşeret, sosyal ilişkilerde görülür. Halbuki edepte manevi/ilahi bir ilişki ve imani bir boyut vardır. Her an Hakk’ın huzurunda bulunma bilincini taşır. İç duruştur. Derviş duruşu dediğimiz şey, aslında bu edebin asaletini taşımaktır. Yalnız yaratanı mihenk bilmek, onun rızasını dilemek... Ama gel gör ki bu da kolay değil, pişmek lazım. Yandıkça yaşamak…

Peki nasıl yaşar yandıkça insan?

Hamdım, yandım, piştim” dedikçe kendine gelmeye başlar insan. Ve edep, insanın kendine gelmesidir. Kendinde olması. Ne ilginçtir ki kendimiz derken kullandığımız “kend” yani “kent” kelimesi köy demektir. Hatta Kürtçedeki Gund kelimesi de aynı kelimedir. İnsanın kendine gelmesi yani köyüne dönmesi, esasında aslına dönmesidir. Gurbetten sılaya dönüş… Dağınıklığın toparlanması… Edebe eriş… Elest alemindeki verilen söze, “belâ”ya…

Her işin kendi kuralı, o işin edebidir. Bir işte edep yoksa, kendisinde hayır olmadığı gibi huzur da vermez. Hele insan edepsiz ise işte en zor olanı budur. Hani dillere pelesenk olmuş bir beyit vardır ki edepsizin halini tasvir eden:

“Ne kendi eyledi rahat ne âlem buldu huzur

Yıkılıp gitti cihandan, dayansın ehli kubur”

 …

Bir alanda gösterilen hassasiyet adab-ı muâşeret, her alanda görülen hassasiyet ise edeptir. Edep bir haldir ki her makamda aynı görülür. İnsanın edebi; konuşmasında, seçtiği kelimelerinde, tebessümünde, yürümesinde, oturmasında, sevgisinde, övgüsünde, yergisinde hasılı her duruş ve davranışında görülür. Ancak ne acıdır ki çağın çarpık ağlarına takılarak bencillik bineğine süvarilik yapan bazıları “beni böyle sev” veya “ben böyleyim ve artık değişmem” diyerek aslında kendini değiştirme ve dönüştürmenin önüne nefsini bir kibir kulesi olarak dikmektedir. Ne kadar da acı... Halbuki değişmeyecek, içindeki insanı çıkararak dönüşecek... Kendine gelecek eğer bir anlayabilse… Edepli olmaya…

Edep, asla sessiz ve silik bir şahsiyet sahibi olmak değil, zalimin yüzüne zulmünü söylerken de haddi aşmamaktır. Tevazuu acziyet haline getirmemek olduğu gibi, cesareti ve vakarı kibre ve gösterişe dönüştürmemektir. Madden zayıf iken gösterilen cesareti asalet bilmek, güçlüyken adil davranmayı değerli bulmaktır. Hasılı edep, insanın ölçüyü her haline hâkim kılmasıdır. İnsanın ürettiği güzel ve ölçülü bütün eserlerin ilmine bu nedenle edebiyat denmez mi?

Edepli olmak, zamanın ve mekânın gereğini fark ederek ve dikkate alarak davranmaktır. Bunun zıddı edepsizliktir. İçinde bulunduğu mekânı dikkate almayanlara “bu yaptığın yersiz” yani mekâna uygun değil deriz. İnsan, an ve mekânı dikkate almazsa edepten ayrılır ve ayıp eder. Edepsiz, gaybı unuttuğu için ayıp edendir.  Bu nedenle, dergâha gelen dervişlere ihsan ahlakı öğretilir önce. Allah’ın her dem huzurunda olmanın iç duruşu yani edep. Mürşit yalnız bir vesiledir. Bir mürebbi. Bir rehber ve hatta yol arkadaşı. Yanında yürüdükçe edep öğrenilen, kişiye edep elbisesi giydiren bir usta. Çünkü edepten âli elbise yoktur.   

Edebtir kişinin dâim libası

Edebsiz insan üryana benzer

Edep, insanın kalbinin kıyafetidir.

Ve kişinin edebi, kalbinin aynasıdır.

Kişinin edebinden kalbi görülür…

İşte dervişlik dedikleri kalbin kalınlığını inceltmek ve karanlığını aydınlatmak, Hakk’ın isimlerini zikrederek nurlandırmaktır. Çünkü Allah nurdur ve bütün nurların kaynağı O’dur. İnsanın gözü ve gönlü ancak onun nurundan nasibi kadar aydınlanır. Kalbi nurlandıkça kul mümin olur, edeplenir…

Edep bir tâc imiş nûr-i Hüdâ’dan

Giy ol tâcı emin ol her belâdan

Şimdilerde, bilgi-perest birtakım insanların âlim ve âriflerin huzurunda edebe riayeti hor görmesi ve kimilerinin şirk sayması, edep açısından ne büyük bir nâhoşluktur. Bilmezler mi ki insan öğrenen bir varlıktır, bilen olmaktan önce. Ve gözünün gördüğünden öğrenir önce. Nebilerin gönderilmesi de bu nedenle değil midir? İnsan örnek alsın görerek diye… Lakin böylelerini bile gönül ehli hor görmemiştir “hoş gör” ilkesi gereği. Zira onların yolu, edep yoludur: “Edepsize edeple davranmak edeptendir: Bî­ edeb râ edeb kerden, edeb est.”

Sevdiğinin köyüne yaklaşırken bile onun hatırını hatırlamak ve onun rızasını alacak edebe bürünmek ne büyük bir incelik ve yüceliktir. Urfâ’lı Nâbî’nin Medine’ye yaklaşırken edebî gereği edepsizliğe tahammül edememesi gibi. Edeple vardığı için lütufla karşılanmıştır malum olduğu üzere yazdığı şiiri Mescid-i Nebevî’nin minaresinde okunarak…

Sakın terk-i edebden kûy-ı Mahbûb-i Hudâ’dır bu
Nazargâh-i ilâhidir, Makam-ı Mustafâ’dır bu.

Edebi terk etmekten sakın. Zira burası Allah’ın Habibi’nin semtidir. Allah’ın nazargâhı yani Makamı Mustafa’dır.

Nebi’ye gösterilen edep, Allah’a edeptir.

Hasıl-ı kelam odur ki, din ve Kur’an edeptir. Hz. Mevlânâ’nın dediği gibi:

Çesm boşka vü bibin cümle kelâmullâh râ

Âyet âyet hemegî ma’ânî-i Kur’ân edebest

Aç da bir bak gözünü! Allah kelâmı olan Kur’ân’a iyice bak! Ayet ayet bütün Kur’ân’ın manası baştan sona edeptir.

Ey Derviş!

Şimdi daha fazla bilgi öğrenme zamanı değil, daha edepli olmanın vaktidir. Bilmez misin insanla hayvanı tefrik eden bilgisi değil, edebidir. Hz. Mevlânâ’nın dediği gibi “Eğer insan edebi terk ederse, o kişi insan değildir. Âdemoğlu ile hayvan arasındaki fark edeptir.

“Âdemîzâde eğer bi edebest, âdem nîst

Fark der cism-i benî-Âdem ü hayvan edebest.”

Şair sözüdür diye sakın kulak arkasına atma bunu. Kulağına küpe yap!

Şair, gönlüyle konuşandır. Gönlüyle gören…

Hem bilesin ki ne gönlün ne aşkın ne de edebin batı dillerinde karşılığı vardır.

Güneş doğudan yükselecek…

Allah’ın belirlediği ölçü ve edeple.

Edep YÂ HÛ…

Yorumlar (5)
Ali Kemal Nacaroğlu 4 ay önce
Okudum
Güzel buldum
Kutlarım
Ferhat 4 ay önce
Çok beğendim.. tebrik ederim hocam
İdris Ay 4 ay önce
Kaleminize sağlık. Çok güzel anlatmışsınız hocam.
Mehmet Düzgün 4 ay önce
Hocam kaleminize sağlık çok istifade ettik
Mehmet nurullah 3 ay önce
Kişi dilinin altında gizlidir.. Çok güzel bir yazı tebrikler
hafif yağmur
Namaz Vakti 27 Ocak 2021
İmsak 06:44
Güneş 08:12
Öğle 13:22
İkindi 15:57
Akşam 18:21
Yatsı 19:44
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. Man City 19 41
2. M. United 19 40
3. Leicester City 19 38
4. West Ham 20 35
5. Liverpool 19 34
6. Tottenham 18 33
7. Everton 17 32
8. Arsenal 20 30
9. Aston Villa 17 29
10. Chelsea 19 29
11. Southampton 19 29
12. Leeds United 19 26
13. Crystal Palace 20 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 20 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 20 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13