05.09.2020, 23:05 393

Kudüs Tarihi -2

Osmanlının Girişi (Kudüs'ün Fethi)

XVI. yüzyıla girildiğinde Osmanlı Devleti en güçlü dönemlerini yaşıyordu ve kendisine hedef olarak da batıyı seçmişti. Ancak II. Bayezid döneminde Safevi Şahı İsmail tarafından körüklenen Şii propagandası Anadolu’da fitne uyandırmıştı. Bu nedenle Yavuz Sultan Selim öncelikle Anadolu birliğini yeniden sağlamak amacıyla İran’daki Safevileri bertaraf etmeye karar verdi.

Çaldıran zaferiyle bertaraf edilen Safevilerden sonra Yavuz yüzünü güneye çevirdi çünkü Mısır, Filistin ve Suriye'ye hâkim olan Memluk’ler, Safevî Sultan şah İsmail ile iş birliği yapmışlardı. Bu iki devletin iş birliği, Osmanlı Devleti ve Anadolu birliği için büyük bir tehlike idi. Diğer yandan Memlukler, Yavuz’un Suriye’yi istila etmesinden de endişe ediyorlardı. Memluk’ler için Suriye, Mısırın anahtar durumundaydı.

Bu saydığımız sebeplerden dolayı, Memlûk Sultan Kansuh Gûrî, Ehl-i Sünnet ulemasının muhalefetine rağmen şah İsmail ile ittifak yapmaktan çekinmedi. Bu ittifak Yavuz’un planlarını değiştirmesine sebep oldu. İran üzerine yürüse, arkadan bir Memlûk tehlikesiyle karşılaşabilirdi. Zirâ Kansuh Gûrî, bu sırada güçlü bir orduyla Halep’e gelmiş, yanında bulunan şehzade Ahmed'in oğlu Kâsım Çelebi'yi Osmanlı tahtının yegâne varisi olarak ilan etmişti. Kansuh Gûrî'nin bu ittifakı Yavuz'un işine yaradı. Sünni ve Şafiî olan Suriye halkı Yavuz'un yanında yer aldı. Yavuz, Zembilli Ali Efendi başta olmak üzere ulemadan Mülhitlere yardım eden mülhittir ve üzerine gidilmesi caizdir mealinde fetvalar aldı. Osmanlı Memlûk ilişkilerinin bozulmasının en önemli sebeplerinden birisi de Dulkadiroğlularının izlediği dış politikaydı.

Osmanlının Girişi (Kudüs'ün Fethi)

Mumluklara yakın olan Dulkadiroğlu Alâeddin Bey, kendi beyliğinin devamını Osmanlı Devleti ile Memluk’ler arasındaki denge politikasına dayandırmıştı. Nihayet Çaldıran seferine katılmayı reddedişi bardağı taşıran son damla olmuştu. Bunun üzerine Yavuz, Dulkadiroğluları beyliğine son verdi. Alaüddevle’nin başını da Mısır’a gönderdi. Osmanlılar artık Suriye kapılarına dayanmışlardı. Nihayet Osmanlı ordusu Kuzey Suriye'ye girdiği sırada Kansuh Gûrî yanında Halife III. Mütevekkil Alâllah olduğu halde, Halep'ten hareketle Merc-i Dâbık'a gelmişti. 24 Ağustos 1516'da burada yapılan savaşta, Memlukler büyük bir bozguna uğradılar. Bu zafer sonrası Yavuz Sultan Selim, Halep'te büyük bir coşkuyla karşılandı. Burada başta Halife III. Mütevekkil ile üç mezhebin başkaldırını kabul eden Sultan, onlara iyi davrandı. Ulu Cami'de okunan hutbede hatip Osmanlı Sultanın Hadimûl Haremeyn unvanı ile vasıflandırdı.

Yavuz, Halep'ten sonra Şam üzerine yürüdü ve burayı da kolaylıkla zapt etti. Yavuz’un hedefi şimdi Mısır’dı. Ancak başta Kudüs olmak üzere Filistin’in önemli şehirleri hâlâ Mumluklu idarecilerin hâkimiyetindeydi. Mısır yolunu emniyete almak için öncelikle buraların ele geçirilmesi gerekiyordu. Bunun için de Yavuz, Vezir-i azam Sinan Paşa'yı görevlendirdi. Sinan Paşa kısa zamanda Safed, Nablus, Aclun, Gazze ve Kudüs'ü fethetti. Yavuz ise bu sırada Şam’dan Kudüs’e gelmişti. Kudüs'ün Osmanlıların eline geçtiği tarihi gün olarak kesin belli değildir. Ancak Tarihçiler 28 Aralık 1516 tarihinde ittifak etmişlerdir. Yavuz Sultan Selim, 31 Aralık 1516'da şehre gelmiştir. Şehrin Osmanlı yönetimine geçişi hakkında kaynaklarda farklı rivayetler yer almaktadır. Bu kaynaklar, şehrin kendi isteğiyle Osmanlı yönetimine geçtiğini yazmaktadır. Ancak, o sıradaki Kudüs Memlûklu valisi İli Bey, Memlûk ordusunda yer almaştı ki, Kudüs'ün kendiliğinden Osmanlı yönetimine geçmesi biraz kuşkuludur. Olayların gidişatından anlaşıldığına göre Kudüs'ün fetih tarihi Ekim 1516 (Ramazan-922) olmalıdır. Kışı Şam'da geçiren Yavuz, Aralık ayının sonlarına doğru buradan ayrılarak, 3 Aralık'ta devlet ileri gelenleriyle beraber Kudüs'e geldi.

Yavuz'un şehre gelişi sırasında Kudüs'ün tüm ruhanîleri padişahı şehrin dışında büyük bir tâzimle karşıladılar. Yavuz, ruhanîlere gerekli ilgiyi gösterdikten sonra, şehrin tam karşısında otağını kurdurttu. Bu sıralar ikindi vaktiydi. Padişah akşam namazını Mescid-i Aksa'da kılacağını söyledi. Bunun üzerine görevlilere haber gönderildi. Kur'an'ın sitayişle bahsettiği bu kutsal mabed 12.000 kandille aydınlatılır. Padişah bu kutsal kente namaz vaktinden önce girer. Önce Kubbetü's Sahra'da Rummân Davud (a.s.) ile Nahl-i Hamza (r.a.) ziyaret eder. Sonra Hacer-i Sahra'y tavaf eder. Daha sonra Kubbe-i Sahra'nın altına iner ve burada iki rekât hacet namaz kılar. Buradan akşam namazının edası için Mescid-i Aksa'ya geçer. Görevliler, padişahı kokulu mumlarla karşılarlar. Sultan burada akşam namazını edâ ettikten sonra, biraz dinlenir. Daha sonra burada iki rekât hacet namazı kılar, dualar eder. Yatsıyı da eda ettikten sonra otağna döner. Sultan, ertesi sabah binlerce koyun ve deve kurban ettirir. Kubbe-i Sahra'yı ziyaret eder ve Mescid-i Aksa'da iki rekât hâcet namaz kılar. Daha sonra şehri gezer, Kudüs halkına ihsanlarda bulunur. 1 Ocak 1517'de Kudüs Şehrinden ayrılır.

Osmanlı'nın Kudüs’teki Varlığı

Osmanlı Devleti Kudüs'e 400 yıl hâkim olmuştur. Osmanlı için Kudüs her zaman büyük önem taşımıştır. Yavuz Sultan Selim Mercidabık savaşında Memluk’leri yendikten sonra tüm Şam bölgesini Osmanlı topraklarına kattı ve daha sonra Kudüs Şehrine gelerek Mescid-i Aksa ve Mukaddesatı ziyaret etti. Osmanlının Kudüs Fethi Kudüs halkını çok sevindirdi Sultanın ziyaretinde onu büyük bir yemeğe davet ettiler. Yavuz Sultan Selim Han Kudüs halkına ekonomik reformlar ve düzenlemelere kadar birçok konuda söz verdi. Fakat düzenlemeleri sağlayamadan kısa süre sonra vefat etti. Osmanlının Kudüs Fethin den sonra ispanya kralı Hristiyanların Kudüs’ü ziyaret edebilmesi için Yavuz Sultan Selimden harç karşılığında izin aldı.

Kanuni Sultan Süleyman Kudüs Şehri için birçok hizmette bulundu, bunlardan bazıları; Kudüs Şehrinin surlarını yenilettirdi. Kudüs kalesinin restoresini yaptırdı. Birçok sayıda çeşme Kubbetü’s Sahra’nın yer döşemesi Mescid-i Aksanın Surlarını ve Kapılarını Restore edip yenilettirdi. Meryem validemizin kapısını açtırdı Silsile kubbesinin fayanslarını yeniletirdi. Bab-ı Zehebi kapısını kapattırdı. Kanuninin Eşi Hürrem Sultan Tekkesini inşa ettirdi. Bu tekkeden çok sayıda Fakirin yemek ve ihtiyaçları karşılanıyordu. Kanuni Sultan Süleyman Kudüs şehrinin istikrarı ve güveni için Kudüs-yafa şehri arasındaki yolun kontrolünü El-Ebigavş kabilesine verdi (Onlara Turistlerden gelen aidatlar karşılığında vermişti) Kanuni Döneminde de Hristiyan hacılardan harç alınıyordu.

Sultan Murat Döneminde Kudüs şehrinde istikrar biraz tehlikeye girdi. Bu sebepten dolayı Sultan Murat Kudüs El-Halil yolu üzerinde Şehrin güvenliği için kale inşa ettirdi. Bu kalenin içinde mescit ve kışla bulunmaktaydı. Kalenin içinde Dizdar ve 40 asker görev yapmaktaydı.

Kanuni’nin Kudüs'te kutsal mekânlarda temizliğe ve edebe uyulması hakkındaki Fermanı

Kudüs-i Şerîf beyine ve kadısına hüküm ki: Molla Siyami gelip haber verdi ki; Kudüs-i Şerif'te bulunan Mescid-i Aksa, Sahratullah-ı Müşerref (Kubbetü's-Sahra) ve Hz. İsa'nın Kabri gibi kutsal mekânlara ibadet ve ziyaret için gelen bazı kadınlar o mekânları kirletip, edebe aykırı davranıyorlarmış. Bu haber üzerine buyurdum ki; Emrim oraya vardıktan sonra bu gibi davranışlara kesinlikle izin vermeyin. Şayet bunun aksini duyarsam bilesiniz ki görevden alınmakla kalmazsınız. Sen ki kadısın bu emrimi sicile kaydet ki senden sonra gelen kadılar da bu emrime uysunlar.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Kudüs’e 40 milyon akçe, bugünkü bedelle yaklaşık 1 trilyon 500 milyar lira vakfederek burayı bayındır kılmıştır. Yaptırdığı eserlerden sadece çeşmelerin sayısı 18. Sebil el-Silsile... Elvaad Kanuni Çeşmesi... Babel Nezir Çeşmesi... Kudüs Köprüsü üzerinde Sebil bil-Kadissultan… Kudüs Kalesi ve kalenin girişinde Kanuni Namazgâhı... Kale içinde bulunan Lala Mustafa Paşa Camii bulunmaktadır. Caminin minaresinin 19. yüzyıldan bu yana Davut kulesi adıyla anılmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.av.)’in Miraca yükseldiği kutsal kayayı çevreleyen kutsal yapı. 7. yüzyılda Halife Abdulmelik tarafından yaptırılmış. Bugünkü görünümünü Kanuni döneminde almış. Kanuni bu kutsal mabedin dış yüzünü mermer ve çinilerle bezemiş. Mavi yeşil ve sarıyla karışık bu çiniler binaya bugünkü özelliğini veriyor. Yapıya ayrı bir güzellik kazandıran ve Kanuni tarafından yaptırılan mermer kaplamalar göz dolduruyor. Binanın üst kısmını saran bir kitabe görüyoruz. Kitabe kuşağı renkli sır tekniğiyle yapılmış. Kuşak Kanuni’nin ismini taşıyor. 1551 yılında yazılmış.

1327 yılında Memlukler tarafından yenilenmiş. Avlunun dört bir tarafına serpiştirilen çoğu Osmanlı eseri olan namazgâhlarsa her dönemin izlerini taşıyor. Avluda bir köşe daha var ki Osmanlı su medeniyetinin en güzel örneklerinden biri sayılmalı. 1525 yılından kalma bu şadırvan Kudüs valisi Kasım Paşa tarafından yaptırılmış. Suyu yine bir Osmanlı eseri olan sultan havuzundan sağlanıyor. Sultan havuzu, Kanuni’nin Kudüs’e kazandırdığı en önemli armağanlardan bir tanesidir. Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman Kudüs şehrini çevreleyen surları 1542 yılında inşa ettirdi.

Kudüs Şehri Sulta Murad döneminde Sayda ve Akka eyaletine bağlı bir sancak bölgesiydi. Napolyon Gazze, Yafa ve Ramla şehirlerini işgal ettikten sonra Kudüs halkına yazı yazarak emirlerine uymalarını istedi ama Kudüs halkı cevap olarak Akka eyaletine bağlı olduklarını ve akadan bir emir gelirse size uyarız dediler. Napolyon bunun üzerine Akka şehrine saldırdı fakat Ahmet paşa şehri surlarla çevirmişti ve Napolyon başarısız oldu. Kudüs 1820 yılında Şam eyaletine bağlandı. 1831 de mısır prensi İbrahim paşa Kudüs ve Şam bölgesini işgal etti ve o dönemde bölgede çok sayıda çatışma oldu çünkü Osmanlı 1841 tarihinde bölgeye tekrar hâkim oldu. Sultan Abdülmecid döneminde Osmanlı Kudüs’e tekrar hâkim oldu. Sultan Abdülmecid Sultan Abdülmecid Mescidi Aksanın restoresini yaptırmıştır ve 20000 altın harcamıştır. Bu dönemde Kudüs şehrinin nüfusu artmıştır ve 1858 de insanlar Kudüs surları dışına yerleşmeye başlamıştır. Sultan Abdülaziz döneminde 1867 tarihinde, Kudüs çok gelişmeye başladı ve birçok yol ve çarşı inşa edildi.(Kudüs-yafa ve Kudüs-Nablüs şehri arasındaki yol) Kudüs’ün yolları mermerlerle döşendi, bu döşemeler günümüze kadar bölgede mevcuttur. Sultan Abdülaziz mescidi aksanın süslemesi ve restoresine 30000 Osmanlı akçesi harcadı ve Umeri camisini inşa ettirdi. 1892’de Kudüs-Yafa şehri arasında tren yolu inşa edildi 1909 yılında El-Halil kapısının yanına büyük kale inşa edildi ve yanına çeşme yaptırıldı. Kudüs şehri Osmanlı Döneminde 400 yıl boyunca barış ve huzur içinde yönetildi. 1.Dünya Savaşı’ndan sonra ise Kudüs’ün yönetimi Osmanlı idaresinden çıkarak İngiliz mandasına geçti ve 1948 tarihinde İsrail Devleti Batı Kudüs’te kuruldu. 1967 tarihinde İsrail Kudüs’ün tamamı işgal etti.

Yorumlar (0)
22
az bulutlu
Namaz Vakti 28 Eylül 2020
İmsak 05:05
Güneş 06:25
Öğle 12:34
İkindi 15:56
Akşam 18:34
Yatsı 19:48
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Karagümrük 3 7
2. Alanyaspor 3 7
3. Galatasaray 3 7
4. Hatayspor 3 7
5. Erzurumspor 3 6
6. Göztepe 3 5
7. Fenerbahçe 3 5
8. Konyaspor 2 4
9. Antalyaspor 2 4
10. Trabzonspor 3 4
11. Beşiktaş 3 4
12. Sivasspor 3 4
13. Kasımpaşa 3 3
14. Kayserispor 3 3
15. Gaziantep FK 3 2
16. Ankaragücü 2 1
17. Gençlerbirliği 2 1
18. Çaykur Rizespor 3 1
19. Denizlispor 2 1
20. Malatyaspor 3 1
21. Başakşehir 3 0
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 3 7
2. Ankara Keçiörengücü 3 7
3. İstanbulspor 3 6
4. Samsunspor 3 5
5. Adanaspor 3 5
6. Altay 3 4
7. Akhisar Bld.Spor 3 4
8. Bandırmaspor 3 4
9. Giresunspor 3 4
10. Tuzlaspor 2 4
11. Balıkesirspor 3 3
12. Bursaspor 3 3
13. Altınordu 2 3
14. Ankaraspor 3 3
15. Ümraniye 3 3
16. Boluspor 2 1
17. Eskişehirspor 3 1
18. Menemen Belediyespor 2 1
Takımlar O P
1. Leicester City 3 9
2. Everton 3 9
3. Arsenal 2 6
4. Liverpool 2 6
5. Crystal Palace 3 6
6. Leeds United 3 6
7. Tottenham 3 4
8. Chelsea 3 4
9. Newcastle 3 4
10. West Ham 3 3
11. Aston Villa 1 3
12. Brighton 3 3
13. Man City 2 3
14. M. United 2 3
15. Southampton 3 3
16. Wolverhampton 3 3
17. West Bromwich 3 1
18. Burnley 2 0
19. Fulham 2 0
20. Sheffield United 3 0
Takımlar O P
1. Real Betis 3 6
2. Granada 3 6
3. Real Sociedad 3 5
4. Celta de Vigo 3 5
5. Valencia 3 4
6. Real Madrid 2 4
7. Getafe 2 4
8. Villarreal 3 4
9. Atletico Madrid 1 3
10. Barcelona 1 3
11. Sevilla 1 3
12. Levante 2 3
13. Osasuna 3 3
14. Athletic Bilbao 2 3
15. Cádiz 3 3
16. Huesca 3 2
17. Real Valladolid 3 2
18. Eibar 3 1
19. Deportivo Alaves 3 1
20. Elche 1 0