"Nefs" Üzerine Düşünceler

Nefs, bizim dünyevi yönümüzü temsil etmektedir. Bu anlamda nefs hem insanı tamamlamakta ve hem de insanın bu dünya üzerindeki yürüyüşünü sürdürmesine yardım etmektedir.

TASAVVUF 21.09.2020, 23:12 21.09.2020, 23:18 Ramazan Peri
291
"Nefs" Üzerine Düşünceler

Nefs bize verilmemiş olsaydı dünya hayatını sürdürecek gücümüz olmazdı. Hayatı devam ettirecek ve nesli sürdürecek kudretimiz olmazdı. Tamamen ruhun egemenliğinde olur, kaybettiğimiz o saadete ağlar ve onu elde etmek için didinirdik. Bu da imtihanı başarsız kılardı. Yani sınav ortamı olmazdı.

Nefs, modern psikoloji mantığıyla bakıldığında libido dediğimiz temel güdülerimizi ve bilinçaltımızı kapsar. Bu güdüler bir anlamda insanın maddi yönünü içine alır. Yeme, içme, cinsellik, şehvet, yaşama arzusu, makam, mevki, hırs, intikam vs… Ama aslında bu eksik bir tanımdır. Çünkü nefs başlıbaşına bir varlık olduğu gibi, kendine ait bir muhakeme ve düşünce biçimine sahiptir. Bu nedenle nefs, bizim dünyevi yönümüzü temsil eder. Dünya hayatının idamesi için gerekli olan bir unsurdur.

İnsan aslında nefs-ruh-akıl ve beden’den oluşan bir varlıktır. Nefsimiz bizim hayvani yönümüzü temsil eder. Bu açıdan bedenle ilişkilidir. Ruh bizim uhrevi yönümüzü temsil eder. Bu açılardan meleki yönümüzdür. Akılla ilişkilidir. İnsan iyi olduğu zaman meleklerden üstün olduğu gibi, kötü olduğu zaman da hayvanlardan daha aşağı olabilir. İnsan bu dört unsurdan mürekkep bir varlıktır.

Nefs, bizden bağımsız bir varlık mıdır, kendi aklı ve düşüncesi var mıdır? Bu hep tartışılmıştır. Ama rivayetler bize nefsin bağımsız bir varlık olduğunu, düşünebilme gücüne sahip olduğunu göstermiştir. Fakat nefsin iradesi yoktur. Biz bu nedenle nefisle baş etmek için irademizi güçlendirmek zorundayız. Bunlar da ibadet ve riyazatla olur. Nefs, biz miyiz? Bizimle birlikte öbür dünyaya yani ahirete gelir mi? Yoksa dünyevi arzu ve güdüleri temsil ettiğinden dünya mı kalır? Bunlar da tartışılmaktadır. İnşallah başka bir yazımızda da bu konuya değiniriz.

Bu nedenle bizden istenen nefsi öldürmek değil, nefsi ıslah etmektir. Çünkü imtihanda başarılı olan nefsini dizginleyen ve ıslah edenlerdir. Nefs, her ne kadar asi, dizginlenemeyen başına buyruk olsa da o, aynı zamanda eğitilebilmektedir. O, sağlam bir binicinin elindeki vahşi at gibidir. Binicinin tecrübeli ve kararlı eline teslim olmaktadır.

Nefs, iyi ile kötüyü birbirinden ayırt edebilme melekesine sahip değildir. Nefsi kötü yapan da aslında budur. Nefs, sadece ister. Bunun iyi veya kötü olduğunu düşünmeden ister. Tıpkı bir çocuğun her hoşuna giden şeyden istemesi gibi ister. Nefs her ne kadar iyi ile kötüyü birbirinden ayırt edemezse de o eğitimle yola gelmektedir. İşte bize düşen de nefsimizi bu şekilde eğitmek ve onu kendi amacımız doğrultusunda kullanmaktır.

Fakat nefis eğitim zordur. Çünkü nefs, içimizdeki baskın duyguları temsil eder. Bu duygular daha çok şiddet, şehvet ve arzu içerir. Bu duygulara karşı elimizde ruhun manevi gücü vardır. O güç ise içimizdeki narin, kırılgan ama derinden gelen kalıcı duygulardır. Bunlar sevgi, aşk, muhabbet’tir. Nefse karşı mücadelede başarılı olmamızın anahtarı da sağlam ve güçlü bir iradeye sahip olmaktır. Bu nedenle yolcu önce iradesini güçlendirmeye çalışır. Bunun yolu da ibadet ve ihlastan geçer.

Nefisle savaş bir iç yolculuktur. Bu iç yolculuk, kişinin kendisini daha yakından tanımasını sağlar. Fakat burada yine nefsin tuzakları ortaya çıkabilir. Birçok insan bu iç yolculuğu insanlardan uzaklaşma, hayattan el etek çekme olarak algılar. Nefis de bizi bu şekilde yanıltabilir. Halbuki bu iç yolculuk hayattan kopma ve dünyadan el etek çekmek yerine bilakis halk içinde hak ile birlikte olmaktır. Yani dünyanın tüm lezzetleri ile birlikte olup bunlardan etkilenmemektir. Belki de servet sahibi olup servetin kendisine sahip olmamasıdır. Uzlet ve dünyadan el etek çekmek geçici bir eğitimin aşamasıdır. Yani ölünceye kadar süren bir eğitim değil, sadece nefse neler yapmaya kadir olduğunu bildirme, nefse asıl patronun kim olduğunu gösterme yoludur. (mesela oruç tutmak istemeyen bir nefse peşpeşe birkaç gün oruç tutarak gücün kimde olduğu gösterilir. Nefs, gücü kabul ederse haftada iki gün pazarlığı yapılır ve nefs bundan sonra nazlanmaz. Çünkü bu iki günü kabul etmezse başına geleceği bilir. Bu nedenle bazı tarikatların ilk aşamalarında kesintisiz oruç tutulur. Nefs böylece terbiye edilir. Aynı şey diğer işler için de geçerlidir. Nefsi ikna etmek için yalvarmak yerine başına gelecekler gösterilerek ikna edilir.)

Nefs, böyle bir reste karşılık direncini kaldırır. Ama bu da aldatmamalıdır yolcuyu. Çünkü nefs hep pusudadır. Bir anlık gaflette harekete geçer. Tam nefsi yendim ve komutama aldım diye düşündüğünde o harekete geçebilir. Hatta bazen geçici geri çekilme yaparak yolcuyu böyle bir zafer rehavetliğine kapılmasını sağlar. Bu da onun mücadele taktiğidir. Yolcu sürekli uyanık olacaktır. Aslında nefs ile olan mücadele ölünceye kadar devam eder. Hiç kimse nefsimi yendim. Artık rahatım diye düşünmemelidir. Şunu bilmelidir ki bunu söyleten de nefsidir. Nefs ile olan mücadele her nefesimizde olmalıdır.

Yolcu şunu bilmelidir ki asıl patron kendisidir. Nefs ne derse desin sonunda asıl karar verecek olan ve bunun sorumluluğunu çekecek olan da kendisidir. Nefsine uyup başı belaya girdiğinde kendisini ilk terk edecek olan da nefsidir. Senin yüzünden bak başımıza ne geldi diye suçlayacaktır. Bu nedenle riyazat, uzlet ve taatla nefse asıl patronun kendisi olduğunu göstermelidir yolcu. İbadetler aynı zamanda bir irade eğitimi olduğu gibi, rahmani güçlerden (Ruh, Melek ve Allah’tan) yardım alınmasıdır. Ayrıca, ibadet, zikir ve tatlarla ruhun etrafındaki kirlerler temizlenerek onun daha çok yardım etmesi sağlanır.

Dünyayı kötüleme (zemmi dünya) kavramını da bu çerçevede düşünmek gerekir. Yani aslında yolcunun hayatında bir lokma bir hırka yoktur. Sadece burada asl olan aza kanaat etmektir. Bu kavramda mecazi bir kavramdır. Fakat insanlar zamanla bu mecazi kavramı gerçek olduğunu düşünmüş ve tasavvuf erbabını bu şekilde nitelemişlerdir. Burada verilmek istenen mesaj da dünyaya sahip olabilirsin ama dünya sana sahip olmamalıdır. Dünyayı kötülemek asıl değildir. Dünyayı kötü ve hakir görmek bir anlamda onun yaratıcısını da eksik görmektir. Burada ki dünyayı kötüleme, yani dünyanın aldatıcı yönüne meyletmemedir. Dünyanın kalbimize girmemesidir. Asıl olanın ahret olduğunu buraların gelip geçici olduğunu düşünmektir. Mal ve mülke sahip olacağız ama yeri geldiğinde Allah yolunda harcamasını bileceğiz. Evladımız olacak yeri geldiğinde cihada göndereceğiz. Yani sahip olan biziz. O bizim sahibimiz değil. Allah ile kul arasındaki en büyük ayıraç bizzat kişinin nefsidir. Nefsimizi yönetip, terbiye edip aradan çıkarırsak Allah’a ulaşma ve rızasını elde etme yolunda engeller kalmadığı gibi, kalbimiz Rabbin nazargahı haline de gelir. Kişinin bütün sevgileri sadece nefsinedir. (Evlat, vatan, eş, mal sevgisi tek bir kişi içindir. O kişi de bizzat kendi nefsidir. Kendi nefsini seven bir kalpte Allah sevgisi tezahür etmez. Çünkü Allah sevgide de şerik kabul etmez. Ayrıca, kendini seven bir kalb bütün sevgilere kapalı olan sahtekardır. –kalp, Arapça’da aynı zamanda sahte anlamına da gelir. Kalpazan kelimesi bu köktendir.- Kendi nefsini aradan çıkardığında ancak Allah sevgisi gerçekleşir.)

Yolcu bilir ki öbür dünyayı elde etmenin yolu bu dünyadan geçmektedir. Dünyayı kötülemek, dünyayı yaratının sanatkarlığına ve ilmine saygısızlıktır. Dünyayı kötülemek, ona kapılmamaktır. Yoksa dünyadan kaçmak değildir. Kaçış, yenilgidir. Zayıflığını kabul etmektir. Dünya içinde olacağız ama dünyaya kapılmayacağız.

İbrahim Halil ER

Yorumlar (0)
3
açık
Namaz Vakti 09 Mart 2021
İmsak 05:55
Güneş 07:19
Öğle 13:20
İkindi 16:34
Akşam 19:10
Yatsı 20:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 27 60
2. Galatasaray 28 58
3. Fenerbahçe 28 58
4. Trabzonspor 28 51
5. Alanyaspor 28 46
6. Hatayspor 28 46
7. Gaziantep FK 28 43
8. Karagümrük 28 41
9. Göztepe 28 39
10. Antalyaspor 28 36
11. Sivasspor 27 34
12. Konyaspor 27 32
13. Malatyaspor 28 31
14. Kayserispor 27 31
15. Kasımpaşa 28 30
16. Başakşehir 28 29
17. Rizespor 27 28
18. Ankaragücü 27 26
19. Erzurumspor 28 26
20. Denizlispor 27 24
21. Gençlerbirliği 27 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 25 53
2. Samsunspor 25 50
3. İstanbulspor 25 47
4. Adana Demirspor 25 45
5. Altınordu 25 45
6. Altay 25 44
7. Tuzlaspor 25 41
8. Ankara Keçiörengücü 25 40
9. Bursaspor 25 34
10. Ümraniye 25 34
11. Bandırmaspor 25 32
12. Boluspor 25 29
13. Adanaspor 25 27
14. Menemenspor 25 27
15. Balıkesirspor 25 26
16. Akhisar Bld.Spor 25 22
17. Ankaraspor 25 16
18. Eskişehirspor 25 7
Takımlar O P
1. Man City 28 65
2. M. United 28 54
3. Leicester City 28 53
4. Chelsea 28 50
5. West Ham 27 48
6. Everton 27 46
7. Tottenham 27 45
8. Liverpool 28 43
9. Aston Villa 26 40
10. Arsenal 27 38
11. Leeds United 27 35
12. Wolverhampton 28 35
13. Crystal Palace 28 34
14. Southampton 27 33
15. Burnley 28 30
16. Newcastle 27 27
17. Brighton 27 26
18. Fulham 28 26
19. West Bromwich 28 18
20. Sheffield United 28 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 25 59
2. Barcelona 26 56
3. Real Madrid 26 54
4. Sevilla 25 48
5. Real Sociedad 26 45
6. Real Betis 26 42
7. Villarreal 26 37
8. Athletic Bilbao 25 33
9. Celta de Vigo 26 33
10. Granada 26 33
11. Levante 26 32
12. Valencia 26 30
13. Osasuna 26 28
14. Cádiz 26 28
15. Getafe 26 27
16. Real Valladolid 26 25
17. Elche 25 24
18. Eibar 26 22
19. Deportivo Alaves 26 22
20. Huesca 26 20
Günün Karikatürü Tümü