11.06.2021, 12:14

Nefs Üzerine Düşünceler

Nefs, bizim dünyevi yönümüzü temsil etmektedir. Bu anlamda nefs hem insanı tamamlamakta ve hem de insanın bu dünya üzerindeki yürüyüşünü sürdürmesine yardım etmektedir. Nefs bize verilmemiş olsaydı dünya hayatını sürdürecek gücümüz olmazdı. Hayatı devam ettirecek ve nesli sürdürecek kudretimiz olmazdı. Tamamen ruhun egemenliğinde olur, kaybettiğimiz o saadete ağlar ve onu elde etmek için didinirdik. Bu da imtihanı başarsız kılardı. Yani sınav ortamı olmazdı.

Nefs, modern psikoloji mantığıyla bakıldığında libido dediğimiz temel güdülerimizi ve bilinçaltımızı kapsar. Bu güdüler bir anlamda insanın maddi yönünü içine alır. Yeme, içme, cinsellik, şehvet, yaşama arzusu, makam, mevki, hırs, intikam vs… Ama aslında bu eksik bir tanımdır. Çünkü nefs başlıbaşına bir varlık olduğu gibi, kendine ait bir muhakeme ve düşünce biçimine sahiptir. Bu nedenle nefs, bizim dünyevi yönümüzü temsil eder. Dünya hayatının idamesi için gerekli olan bir unsurdur.

İnsan aslında nefs-ruh-akıl ve beden’den oluşan bir varlıktır. Nefsimiz bizim hayvani yönümüzü temsil eder. Bu açıdan bedenle ilişkilidir. Ruh bizim uhrevi yönümüzü temsil eder. Bu açılardan meleki yönümüzdür. Akılla ilişkilidir. İnsan iyi olduğu zaman meleklerden üstün olduğu gibi, kötü olduğu zaman da hayvanlardan daha aşağı olabilir. İnsan bu dört unsurdan mürekkep bir varlıktır.

Nefs, bizden bağımsız bir varlık mıdır, kendi aklı ve düşüncesi var mıdır? Bu hep tartışılmıştır. Ama rivayetler bize nefsin bağımsız bir varlık olduğunu, düşünebilme gücüne sahip olduğunu göstermiştir. Fakat nefsin iradesi yoktur. Biz bu nedenle nefisle baş etmek için irademizi güçlendirmek zorundayız. Bunlar da ibadet ve riyazatla olur. Nefs, biz miyiz? Bizimle birlikte öbür dünyaya yani ahirete gelir mi? Yoksa dünyevi arzu ve güdüleri temsil ettiğinden dünya mı kalır? Bunlar da tartışılmaktadır. İnşallah başka bir yazımızda da bu konuya değiniriz.

Bu nedenle bizden istenen nefsi öldürmek değil, nefsi ıslah etmektir. Çünkü imtihanda başarılı olan nefsini dizginleyen ve ıslah edenlerdir. Nefs, her ne kadar asi, dizginlenemeyen başına buyruk olsa da o, aynı zamanda eğitilebilmektedir. O, sağlam bir binicinin elindeki vahşi at gibidir. Binicinin tecrübeli ve kararlı eline teslim olmaktadır.

Nefs, iyi ile kötüyü birbirinden ayırt edebilme melekesine sahip değildir. Nefsi kötü yapan da aslında budur. Nefs, sadece ister. Bunun iyi veya kötü olduğunu düşünmeden ister. Tıpkı bir çocuğun her hoşuna giden şeyden istemesi gibi ister. Nefs her ne kadar iyi ile kötüyü birbirinden ayırt edemezse de o eğitimle yola gelmektedir. İşte bize düşen de nefsimizi bu şekilde eğitmek ve onu kendi amacımız doğrultusunda kullanmaktır.

Fakat nefis eğitim zordur. Çünkü nefs, içimizdeki baskın duyguları temsil eder. Bu duygular daha çok şiddet, şehvet ve arzu içerir. Bu duygulara karşı elimizde ruhun manevi gücü vardır. O güç ise içimizdeki narin, kırılgan ama derinden gelen kalıcı duygulardır. Bunlar sevgi, aşk, muhabbet’tir. Nefse karşı mücadelede başarılı olmamızın anahtarı da sağlam ve güçlü bir iradeye sahip olmaktır. Bu nedenle yolcu önce iradesini güçlendirmeye çalışır. Bunun yolu da ibadet ve ihlastan geçer.

Nefisle savaş bir iç yolculuktur. Bu iç yolculuk, kişinin kendisini daha yakından tanımasını sağlar. Fakat burada yine nefsin tuzakları ortaya çıkabilir. Birçok insan bu iç yolculuğu insanlardan uzaklaşma, hayattan el etek çekme olarak algılar. Nefis de bizi bu şekilde yanıltabilir. Halbuki bu iç yolculuk hayattan kopma ve dünyadan el etek çekmek yerine bilakis halk içinde hak ile birlikte olmaktır. Yani dünyanın tüm lezzetleri ile birlikte olup bunlardan etkilenmemektir. Belki de servet sahibi olup servetin kendisine sahip olmamasıdır. Uzlet ve dünyadan el etek çekmek geçici bir eğitimin aşamasıdır. Yani ölünceye kadar süren bir eğitim değil, sadece nefse neler yapmaya kadir olduğunu bildirme, nefse asıl patronun kim olduğunu gösterme yoludur. (mesela oruç tutmak istemeyen bir nefse peşpeşe birkaç gün oruç tutarak gücün kimde olduğu gösterilir. Nefs, gücü kabul ederse haftada iki gün pazarlığı yapılır ve nefs bundan sonra nazlanmaz. Çünkü bu iki günü kabul etmezse başına geleceği bilir. Bu nedenle bazı tarikatların ilk aşamalarında kesintisiz oruç tutulur. Nefs böylece terbiye edilir. Aynı şey diğer işler için de geçerlidir. Nefsi ikna etmek için yalvarmak yerine başına gelecekler gösterilerek ikna edilir.)

Nefs, böyle bir reste karşılık direncini kaldırır. Ama bu da aldatmamalıdır yolcuyu. Çünkü nefs hep pusudadır. Bir anlık gaflette harekete geçer. Tam nefsi yendim ve komutama aldım diye düşündüğünde o harekete geçebilir. Hatta bazen geçici geri çekilme yaparak yolcuyu böyle bir zafer rehavetliğine kapılmasını sağlar. Bu da onun mücadele taktiğidir. Yolcu sürekli uyanık olacaktır. Aslında nefs ile olan mücadele ölünceye kadar devam eder. Hiç kimse nefsimi yendim. Artık rahatım diye düşünmemelidir. Şunu bilmelidir ki bunu söyleten de nefsidir. Nefs ile olan mücadele her nefesimizde olmalıdır.

Yolcu şunu bilmelidir ki asıl patron kendisidir. Nefs ne derse desin sonunda asıl karar verecek olan ve bunun sorumluluğunu çekecek olan da kendisidir. Nefsine uyup başı belaya girdiğinde kendisini ilk terk edecek olan da nefsidir. Senin yüzünden bak başımıza ne geldi diye suçlayacaktır. Bu nedenle riyazat, uzlet ve taatla nefse asıl patronun kendisi olduğunu göstermelidir yolcu. İbadetler aynı zamanda bir irade eğitimi olduğu gibi, rahmani güçlerden (Ruh, Melek ve Allah’tan) yardım alınmasıdır. Ayrıca, ibadet, zikir ve tatlarla ruhun etrafındaki kirlerler temizlenerek onun daha çok yardım etmesi sağlanır.

Dünyayı kötüleme (zemmi dünya) kavramını da bu çerçevede düşünmek gerekir. Yani aslında yolcunun hayatında bir lokma bir hırka yoktur. Sadece burada asl olan aza kanaat etmektir. Bu kavramda mecazi bir kavramdır. Fakat insanlar zamanla bu mecazi kavramı gerçek olduğunu düşünmüş ve tasavvuf erbabını bu şekilde nitelemişlerdir. Burada verilmek istenen mesaj da dünyaya sahip olabilirsin ama dünya sana sahip olmamalıdır. Dünyayı kötülemek asıl değildir. Dünyayı kötü ve hakir görmek bir anlamda onun yaratıcısını da eksik görmektir. Burada ki dünyayı kötüleme, yani dünyanın aldatıcı yönüne meyletmemedir. Dünyanın kalbimize girmemesidir. Asıl olanın ahret olduğunu buraların gelip geçici olduğunu düşünmektir. Mal ve mülke sahip olacağız ama yeri geldiğinde Allah yolunda harcamasını bileceğiz. Evladımız olacak yeri geldiğinde cihada göndereceğiz. Yani sahip olan biziz. O bizim sahibimiz değil. Allah ile kul arasındaki en büyük ayıraç bizzat kişinin nefsidir. Nefsimizi yönetip, terbiye edip aradan çıkarırsak Allah’a ulaşma ve rızasını elde etme yolunda engeller kalmadığı gibi, kalbimiz Rabbin nazargahı haline de gelir. Kişinin bütün sevgileri sadece nefsinedir. (Evlat, vatan, eş, mal sevgisi tek bir kişi içindir. O kişi de bizzat kendi nefsidir. Kendi nefsini seven bir kalpte Allah sevgisi tezahür etmez. Çünkü Allah sevgide de şerik kabul etmez. Ayrıca, kendini seven bir kalb bütün sevgilere kapalı olan sahtekardır. –kalp, Arapça’da aynı zamanda sahte anlamına da gelir. Kalpazan kelimesi bu köktendir.- Kendi nefsini aradan çıkardığında ancak Allah sevgisi gerçekleşir.)

Yolcu bilir ki öbür dünyayı elde etmenin yolu bu dünyadan geçmektedir. Dünyayı kötülemek, dünyayı yaratının sanatkarlığına ve ilmine saygısızlıktır. Dünyayı kötülemek, ona kapılmamaktır. Yoksa dünyadan kaçmak değildir. Kaçış, yenilgidir. Zayıflığını kabul etmektir. Dünya içinde olacağız ama dünyaya kapılmayacağız.

TASAVVUF ÇİLE MİDİR?

Tasavvufla ilgili hangi yazıyı veya yorumu okursam, tasavvuf çileli bir yoldur, çile hayatıdır şeklinde bilgilere rastlamaktayım. İşin ilginç yanı aynı sözü hem tasavvufu övmek ve hem de eleştirmek için kullanılmaktadır.

Öncelikle ben bu söze katılmıyorum. Tasavvuf yolu, Kur'an ve sünnet'e göre yaşam yoludur. Neden çile ve ızdırap olsun. Bilakis bu yol, her Müslüman'ın severek ve zorlanmadan gidebileceği bir yoldur. Çile denilen bir şey yoktur.

Çile denilince insanların zihninde Hind Budistlerin Nirvana'ya ulaşmak için nefislerine yaptıkları eziyetler gündeme gelmektedir. Halbuki İslam (tasavvuf) zorlama ve baskıyı kabul etmez. Nefis terbiyesi ilim-amel ve ihlas ile birlikte sürdürülür.

Çile kelimesinin insanların zihnine biraz da halvet'te maksimum kırk gün tefekküre ve ibadete yönelmeden dolayı oluştuğunu düşünüyorum. Çünkü kırk kelimesi farça'da çil (ya da çile) kelimesinin karşılığı olduğundan kırk gün kalmak anlamında kullanıldığından insanların öyle algıladığını düşünüyorum. Kaldı ki halvete sadece meşayihler ve tasavvufta belli bir aşamaya gelenler girerek.

Toparlayacak olursak, tasavvuf çileli bir yol değil zevkli bir yoldur. Namaz kılmak, Kur'an okumak ve Allah'ı anmak neden çileli, zor ve istenmeyen olsun ki. Zaten Müslümanın yapması gereken ameller değil midir?

Yorumlar (0)
17
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 03 Aralık 2021
İmsak 06:33
Güneş 08:04
Öğle 12:59
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 14 33
2. Man City 14 32
3. Liverpool 14 31
4. West Ham 14 24
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 14 21
9. Brighton 14 19
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Everton 14 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 14 15
17. Watford 14 13
18. Burnley 13 10
19. Norwich City 14 10
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 15 36
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
Günün Karikatürü Tümü